Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

Bir perspektif... 2003: Kritik yıl

Ekonomik değişkenlerin analizi

Haberin Devamı

Ekonomik değişkenlerin analizinde zaman birimi önem taşır. Bir uçta saatlik, günlük, haftalık gibi çok kısa dönem vardır. Onu aylık, üç aylık, bazen yıllık gibi kısa dönem izler.

Orta dönem en az bir, daha çok birkaç yıllık zaman dilimine, uzun dönem 10 yıla, çok uzun dönem 10 yıllara tekabül eder.

Bundan sonraki iki yazıda 2003'ün kısa-orta dönem ayrıntılarına gireceğiz. Ancak, önce uzun süreli bir perspektiften bakacağız. Bu yaklaşım kısa dönemi değerlendirirken işimizi kolaylaştıracaktır.

Peşinen söyleyelim. Bitmekte olan 2003 yılı, Türkiye'nin ekonomik ve siyasi yakın tarihinde kritik bir yıl olmuştur. "Yakın tarih" ifadesi ile ne kastediyoruz? En azından 30, hatta 50 yıl diyebiliriz.

Demokrasi sınavı
Siyasetle başlayalım. Aslında olaylar inanılmaz şekilde hızlı gelişti. Seçimden AKP güçlü bir meclis çoğunluğu ile çıktı. Kamuoyunun ilk tepkisi pragmatik ve kısa dönemli idi. Bölünmüş meclisler ve koalisyon hükümetleri döneminin sona ermesi olumlu karşılandı.

Halbuki yeni hükümetin uzun dönem açısından ilginç bir anlamı vardı. Türkiye'yi tüm tarihi boyunca geren temel fay hatlarından birinden yumuşak şekilde kurtulma işaretini taşıyordu.

AKP Hükümeti'nin temsil ettiği büyük dönüşümün ve içerdiği tarihi fırsatın seçkinler tarafından ne ölçüde kavrandığına emin değilim. Kısa dönemli hesap ve önyargıların büyük resmin görülmesini engellediğini düşünüyorum.

Vurgulanması gereken şudur.

4 Kasım'da seçmen tarihimizin belki en önemli iktidar değişimini gerçekleştirdi. Laik-merkez, siyasetin Cumhuriyet dönemi boyunca siyaset dışı tuttuğu dindar-çevre siyasetini meşru zeminde iktidara getirdi.

Daha da önemlisi, İslamcılık ve çevre kökenli yeni iktidarın Türkiye'nin yüzyıllık Batı ile bütünleşme ve demokratikleşme projesini benimsediğinin ortaya çıkmasıdır. Aynı anda merkez içinde projeye muhalefetin sertleşmesi de ilginçtir.

2003'de gerçekleştirilen demokratik reformları, AB ile yakınlaşmayı, Kıbrıs sorununa çözüm arayışını, hatta ünlü 1 Mart tezkeresini hatırlayalım. Türkiye'de siyasetin kökten değiştiğini ve dönüştüğünü kabul etmek zorundayız.

Popülizmden çıkış
Anlatılan siyasi sürecin ekonomiye en önemli yansıması nedir? iktisat politikalarında popülizm dozunun gözle görülür şekilde düşmesidir. Toplumun büyük çoğunluğu yaşamlarında ilk kez popülist olmayan iktisat politikalarına şahit olmaktadır.

Sonuç ortadadır. AKP Hükümeti'nin popülizmden uzak durması ekonomik aktörler nezdinde prim yaptı. Irak savaşının yarattığı belirsizliklere rağmen güven tesis edildi. Sermaye kaçağı tersine döndü. Enflasyon, faiz, büyüme, dış açık, vs. temel göstergeler ciddi şekilde iyileşti.

Bir an için anlattıklarımızın tersini düşünelim. Siyasi kutuplaşmanın, tarihin akışına zıt vizyonların ve popülist arayışların damgasını vurduğu 12 ay tahayyül edelim.

2003'ün neden kritik bir yıl olduğunu çok daha iyi anlarız.

DİĞER YENİ YAZILAR