Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

Bir hikâye anlatıyorum

Milli gelir verilerini büyüteç

Haberin Devamı

Milli gelir verilerini büyüteç altına alınca ilginç bulgulara ulaştık. Örneğin Türkiye'nin iç kaynaklarının tüketimine ve yatırımlarına yettiği ortaya çıktı. Bu durum bizi ekonominin neden rekor düzeyde dış açık verdiğini araştırmaya itti.

Analiz derinleştikçe garipleşti. Türkiye'de firmaların ürettikleri malları satacak yerde stoklarda biriktirdiği anlaşıldı. Üç yılda stok artışının 51 milyar dolara ya da yıllık mal üretiminin yüzde 45'ine ulaştığı görüldü.

Bu bilmeceyi burada bırakmayacağımı sanırım tahmin ettiniz. Bir hikâye yazdım. Sıradan olaylar anlatıyorum. İlişkisiz gibi duran olayları bir araya getirip anlam kazandırmaktan keyif aldığımı itiraf ederim.

Bir halı satılıyor
Alman turist Hans Berger Türkiye'ye tatile geliyor. Yıyiyor, içiyor, denize giriyor. Bir ara alışverişe çıkıyor. Bir halı dükkânından uzun pazarlıklar sonucu 2 bin euroya halı alıyor. Nakit ödüyor. Halıyı bavulunda Almanya'ya götürüp salonuna seriyor.

Halıcı 2 bin euroyu döviz büfesinde bozdurup eşini ameliyat eden operatöre ödüyor. Operatör o sıralarda gazetelerde sürekli ekonomik felâket senaryoları okuyor. Halıcının parası ile döviz büfesinden 2 bin euro aldırıyor. Kasasına koyuyor.

Bu noktada tespiti yapabiliriz. Halı Türkiye'de üretildi ama şimdi Almanya'da, Hans Berger'in evinde. Karşılığında alınan 2 bin euro Türkiye'de operatör doktorun kasasında. Böyle olayların binlercesi her gün Türkiye'de yaşanıyor.

Şimdi işin muhasebe boyutuna bakalım. DİE halının üretildiğini görüyor. Milli gelir 2 bin euro artıyor. Ancak, halının satıldığını göremiyor. Neden? Çünkü halı ne içeride satıldı ne de resmen ihraç edildi. Çaresizlikten halıyı stoklara yazıyor.

Dış denge hesaplarını tutan Merkez Bankası ise turistin ödediği 2 bin euroyu görmüyor. Dolayısı ile 2 bin euroyu döviz gelirlerine yazamıyor. Ceteris paribus cari işlemler dengesinde 2 bin euro açık çıkıyor.

Kayıt durumuna bakalım. Almanya'daki halı Türkiye'de stoklarda gözüküyor. Türkiye'deki 2 bin euro ise gözükmediği için o kadar dış kaynak kullanılmış oluyor. Bilmem anlatabiliyor muyum?

Net hata noksan
Derken doktora biraz güven geliyor. Paranın yansını (1.000 euro) bankadaki döviz hesabına yatırıyor. Banka ihracatçı, turizmci, nakliyeci, turistik eşya satıcısı vs. döviz kazanan bir firmadan gelmeyen 1.000 euroyu Merkez Bankası'na bildiriyor.

1.000 euro bankaya tasarruf mevduatı olarak yatıyor. Cari işlemler hesabına gelir yazılamaz. Yurtdışından değil içeriden yatıyor. Sermaye hesabına döviz girişi yazılamaz. Ama döviz girmiştir. Neticede net hata noksan kalemi 1.000 euro fazla verir.

Duruma son kez bakalım. Hans'ın evindeki 2 bin euroluk halı hâlâ Türkiye'de stoklarda kayıtlı. Türkiye'deki 2 bin euro hâlâ cari işlemler dengesinde kayıtlı değil. Net hata noksan kaleminde ise ne yapacağımızı bilmediğimiz 1.000 euro fazla var.

Ne diyebilirim? Buyrun, bir tane de buradan yakın...

DİĞER YENİ YAZILAR