Perşembe günü Merkez Bankası gecelik faizde 1 puan indirime gitti. Borçlanma faizi yüzde 10.5’a, fonlama faizi yüzde 13’e geriledi. Tek haneli faiz yolunda kritik bir adım daha atıldı. Ekim başında bu oranların, aynı sıra ile, yüzde 16.75 ve 19.75 olduğunu hatırlatalım.
Yıl sonunda gecelik faizlerde acilen 5 puan indirim gerektiğini söylediğimde eleştirilmiştim. Reel ekonomiden gelen kötü haber bombardımanı beni haklı çıkardı. Merkez Bankası da üç ayda o noktaya geldi.
Maalesef Türkiye çok uzun bir süre gereksiz şekilde yüksek nominal ve reel faizlerle yaşadı. Yüksek faizden şikayet edenler bile buna alıştı. Şimdi de insanlar düşük faiz ortamına tepki gösteriyor.
Ezberlerin bozulması kulağa hoş gelir. Ama yılların oluşturduğu alışkanlıklardan kurtulmak hiç de kolay değildir. Özellikle tasarrufçuyu uyarmak istiyorum. Düşen TL getirisini telafi etmek için sakın maceralara atılmayın. Sonra çok pişman olursunuz.
“Helikopter Ben”
Geçen hafta ABD Merkez Bankası para musluklarını iyice açtığını açıkladı. Havada trilyon dolarlar uçuşmaya başladı. “Zenginin parası züğürdün çenesini yorar” denir. Biz de artık milyar doları bıraktık. Trilyon doların altı idare etmiyor.
2008 ortasına kadar Fed’in bilanço büyüklüğü 600-700 milyar dolar civarında seyrediyordu. “Tüm krizlerin ağababası” sırasında 2 trilyon doları geçti. Son açıklamadan sonra 4 trilyon doları görebileceği söyleniyor.
Fed Başkanı Ben Bernanke’nin uzmanlığı parasal iktisattır. Büyük Buhran dönemini ayrıntılı şekilde inceleyen bir kitabı vardır. Bekleneceği gibi, kriz sonrasında satışları yükseldi. Yani 1930’larda yaşanan ekonomik felaketi yakından tanıyor.
Bernanke’nin ‘Büyük Buhran’dan çıkarttığı temel bir ders var. Mali kesimin hasar gördüğü, talep ve harcamaların hızla daraldığı dönemlerde eldeki tüm olanakları kullanarak para arzını arttırmak gerektiğini savunuyor.
Derdini anlatmak için bir benzetme kullanıyor. “Dolarları helikopterlere doldurup yerleşim yerlerinin üstünde aşağı atabiliriz” diyor. Keynes de maliye politikası için kuyular açıp kapatmayı önermişti. O nedenle kendisine “Helikopter Ben” deniyor.
Sanal para
Cuma günü İzmit’te kriz ve Türkiye ekonomisi üstüne konuştum. Bir izleyici, “Hocam, bu basılan dolarların hiç bir karşılığı yok gibi duruyor; dolar sanal para mı oldu?” diye sordu. Ben de “Sadece dolar olsa gene iyi, hepsi sanal para!” dedim.
Bugünkü hali ile para denilen olayı kavramak gerçekten çok zordur. Modern ekonomi için kelimenin tam anlamı ile “Aşil’in topuğu” paradır. Neticede kağıt, mürekkep ve matbaa makinesi ile kolayca basılan, satın alma gücü ile maliyeti arasında hiç bir ilişki olmayan garip bir nesnedir.
Az basarsın, faizler yükselir, talep düşer, reel ekonomi darbe yer. Çok basarsın, fiyatlar yükselir, kaynak dağılımı bozulur, reel ekonomi darbe yer. Tam kıvamında bastığını zannedersin, sonradan büyük hatalar yaptığın ortaya çıkar.
ABD’ye bakalım. Bir yandan 2000’lerin gevşek para politikaları bugünkü krizin ana nedeni kabul ediliyor. Öte yandan krizden çıkmak için daha da gevşek para politikaları uygulanıyor. Gel de çık bu işin içinden...
Bas parayı kurtul...
Haberin Devamı

