Modern toplumun en belirgin özelliklerinden biri ekonomik faaliyetlerin bir merkezi otorite tarafından yönlendirilmemesidir. Sovyetler Birliği ve diğer komünist ülkeler bunu denedi. Başarısız oldular.
Bireylerin ekonomik faaliyetlerini birbirine bağlayan sürece piyasa diyoruz. Piyasa mal ve hizmetlerin üretim ve tüketimi ile ilgili kararların eşgüdümünü gerçekleştiriyor.
Piyasa nasıl işliyor? Arz ve talep koşullarındaki değişim mal ya da hizmetin fiyatını etkiliyor. Fiyat ise üreticinin gelirini ve tüketicinin refahını belirliyor. Böylece koşullardaki değişim üretim ve tüketim kararlarına yansıyor.
Piyasa-arz-talep üçlüsünün teorisinde bir sorun yok. Ancak her zaman olduğu gibi teoriden gerçek hayata geçiş kolay olmuyor. Bu eşgüdüm sırasında bazılarının bazen büyük maliyetler ödeyebildiği ortaya çıkıyor.
Fındıktan al haberi
Piyasa mekanizmasının etkin işleyişi ile siyasi ve toplumsal ihtiyaçlar arasındaki gerginliğin en belirgin olduğu sektör tarımdır. Tarımı diğer ekonomik faaliyetlerden ayırt eden pek çok nesnel özellik vardır.
Doğaya bağımlılık bunların başında gelir. Tarımda üretim miktarını önceden bilmek olanaksızdır. Sel, don, kuraklık, sıcak, nem vs. iklim koşulları sonucu belirler. Yıldan yıla üretim miktarında ve dolayısı ile fiyatlarda büyük oynamalar yaşanır.
Bu durum tarımsal üretimde iktisada giriş kitaplarında okutulan bir açmaza yol açar. Üreticinin geliri ile ürettiği miktar arasında ters ilişki oluşur. Talep aynı iken üretim artışı geliri azaltır. Üretim düşüşü geliri yükseltir.
Şimdi bir tarım ürünü düşünelim. Dünya ekonomisinde büyüme talebini artırıyor. Yükselen fiyat o ürünün ekim alanını genişletiyor. Ama üst üste birkaç yıl mahsul kötü oluyor. Derken ürünün bol olduğu bir yıl geliyor. Fiyatlar çöküyor.
Piyasa mekanizması açısından fındığın hikâyesi böyledir. Arzdaki arızi kısılmalar uzun dönemli arz fazlasını gizlemiştir. Üretici yüksek fiyatın kalıcı olduğunu zannederek aldanmıştır. Gerçekle tanışmak üzücü olmuştur.
Gayrimenkul balonu
İnşaat ve gayrimenkul bir diğer sorunlu sektördür. Geri planda konut ve iş yeri üretiminin çok uzun sürede gerçekleşmesi yatar. Bir fikrin tüm izinleri tamam, kullanılabilir binalara dönüşmesi için yıllar gerekir.
Çevrimi istediğimiz yerden başlatabiliriz. Arz talepten yüksek ve gayrimenkul fiyatları düşük olsun. Yeni inşaat projesi azdır. Şimdi talepte ani bir artış olsun. Gayrimenkul fiyatları gökyüzüne tırmanır. Yüksek fiyat önce yeni proje sayısını patlatır.
Ama arz hâlâ yetersizdir. İnşaatlardaki artışa rağmen gayrimenkul fiyatları yükselişini sürdürür. Sonra piyasada yeni binalar belirir. Fiyatlar düşüşe geçer. Ama başlayan inşaatları durdurmak olanaksızdır. Arz artmaya devam eder. Fiyat iyice çöker. Uzun süre gayrimenkul piyasası ölü kalır.
Halen bu çevrimin neresinde olduğumuzu kestirmeyi size bırakıyorum.
Arz-talep cilveleri
Modern toplumun en belirgin özelliklerinden biri ekonomik faaliyetlerin bir merkezi otorite tarafından yönlendirilmemesidir
Haberin Devamı

