İktisatla ahlak arasındaki ilişkiyi araştırıyoruz. Toplumsal yaşamın kurucu unsuruna kural dedik. Bireyin çıkarı ile örtüşmeyen davranışı kabullenmesi diye tanımladık. Şekil şartına bağlanan (formel) kurala kanun, kurallar kümesine kurum dedik.
Fırsat buldukça bu konulan yazıyorum. Örneğin Özel Hakikat ve Kamusal Yalan" başlıklı yazımda (29/5/2003) önemli bir kurumsal iktisatçıyı, Güney Kaliforniya Üniversitesi (USC) öğretim üyesi Timur Kuran'ı tanıttım. Kitabını önerdim: Yalanla Yaşamak -Tercih Çarpıtmasının Toplumsal Sonuçları (çev. A. Tümertekin, Yapı Kredi Yay. İstanbul 2001).
Sorunu şu şekilde vazedelim. Bazı toplumlarda özel alanda ve kamu alanında farklı ahlaki değerlerin geçerli olduğunu gözlüyoruz. Örneğin özel alanda ayıplanan davranış kamu alanında normal karşılanıyor. Bu ilginç durumun nedenleri ve sonuçlan nelerdir?
Devletin malı deniz
Böylece en sevdiğim temalardan birine geldim. Türkiye'de kanunların uygulanmasında yaşanan zorluklar idari yetersizlikten kaynaklanmaz. Çok önemli zihniyet ve ahlak boyutu taşır.
Yolda bulduğu paranın sahibini araştıran, yazılı belgesi olmasa bile borcuna son kuruşuna kadar sadık, kursağına haram para girmemiş bir vatandaş düşünelim. Güçlü ahlaki değerlere sahip olduğunu söyleyebiliriz.
Devam edelim. Sizce bu vatandaş faturasız mal alır satar mı? Gelir vergisi ödememek için gelirini saklar mı? Ruhsatsız inşaat yapar mı? Bekleme kuyruklarına yandan sızar mı? Vergi denetçisine rüşvet verir mi?
Bu sorulara cevap olarak güvenle "hayır yapmaz" diyemezsiniz. Çünkü özel alandaki güçlü ahlaki değerlerin kamu alanını kapsamadığını bilirsiniz. Türkiye'de sıradan vatandaşın kamudan haksız menfaat elde etmesi toplum vicdanını rahatsız etmez. Tersine, beceri kabul edilir. Takdir edilir.
Herkes hırsız ama...
Yeniköy'den İstinye'ye gelen yol tek şeride düşünce tıkanıyor. İki şeritli kısımda sağdan sızarak öne geçme olanağı çıkıyor. Genellikle iki şeridin tam ortasında durup sızmacılan sinirlendiriyorum. Bazen bırakıyorum. Sızanları izliyorum.
Kadın-erkek, zcngin-fakir, genç-yaşlı, okumuş-cahil vs. herkes yapıyor. Her cinsten, her yaştan, her eğitim düzeyinden ve gelir grubundan vatandaş sağdan sızmaya kalkışıyor. Ahlaken bunun bir sorun olduğunu düşünmüyor.
İktisat literatüründe buna "bedavacılık deniyor. Sızan, darboğazı çabuk geçiyor. Bedelini, kurala uyduğu için zamanı çalınan diğerleri ödüyor. Aslında herkes hırsız ama kendini ahlaklı görüyor. Çünkü kamudan çalmak ahlaksızlık sayılmıyor.
Türkiye'nin ahlaki değerleri neden böyle? Cevap aramayı sürdüreceğiz.
Ahlaki değerler ve kamusal alan
İktisatla ahlak arasındaki ili
Haberin Devamı

