Son dönemde yazılarım kısa vadeli konjonktürün mahpusu olmuş. Ekonomide artan tedirginlik kaçınılmaz olarak bizim köşeyi de etkiliyor. Günlük konular öne geçiyor. Bir süre sonra kendimizi tekrar etmeye başlıyoruz.
Elimde okuyucularıma söz etmek istediğim çok sayıda kitap birikti. Türkiye'de birbiri ardından ilginç kitaplar yayınlanıyor. Kitap piyasasındaki bu canlılık beni mutlu ediyor. Fikir dünyasındaki hareketliliğin ekonomik gelişmeye olumlu etki yaptığına inanırım.
Hedefteki ABD
Osman Ulagay'ı okuyucularımın iyi tanıdığına eminim. 1960'ların ortasında İktisat Fakültesi'nde beraber asistanlık yaptık. Bir süre iş hayatına geçti. 1980 sonrasında çok okunan ve etkin bir yazar oldu. Hepsi birbirinden ilginç kitaplar yayınladı.
Ulagay'ın son kitabı "Hedefteki Amerika: 11 Eylül Şoku" (Timaş yay. İstanbul 2002). Bush yönetiminin Irak'a askeri müdahale kararlılığı konuyu iyice güncelleştirdi. ABD'nin doğru analiz edilmesi büyük önem kazandı.
ABD 21'inci yüzyılın küresel devidir. İnsanlık tarihinde hiçbir toplumun ve devletin sahip olmadığı ölçüde ekonomik, siyasi ve askeri güce sahip. Doğallıkla, bu gücün nasıl kullanılacağı herkesi ilgilendiriyor.
İçeriden ya da dışarıdan ABD'ye yönelik analizleri bekleyen iki simetrik tuzak var. Bir yanda bu muhteşem güce ve onu üreten toplumsal yapılara hayran olmamak elde değil. Aynı anda ondan çekinmemek, ona kızmamak, onu kıskanmamak da mümkün değil.
Ulagay bu tuzakların farkında olduğunu giriş yazısında açıklıyor. Hiç sağduyusunu kaybetmiyor. Amerikan düşmanlığı tuzağına düşmeyi reddediyor. Ama nesnel analizler sonucu ABD'nin elindeki gücü kullanma yollarına çok ciddi eleştiriler getiriyor.
Irak savaşı öncesinde ABD hakkında ciddi analiz arayan okuyucularıma tavsiye ediyorum.
Nobel'li eleştiri
Joseph Stiglitz'e daha önce çok değindik. Dünya Bankası'nda baş ekonomistlik görevi yaptı. 2001 yazında Türkiye'ye gelmişti. Dünya Bankası'ndan ayrıldıktan sonra IMF politikalarına sert eleştirileri ile ün kazandı. Sonra da teorik çalışmaları ile Nobel İktisat Ödülü'nü aldı.
Stiglitz'in "Küreselleşme: Büyük Hayal Kırıklığı" (çev. Arzu Taşçoğlu ve Deniz Vural; Plan B yay. İstanbul 2002) kitabı tüm dünyada çok ses getirdi. Nobel ödülüne layık görülecek düzeyde bir iktisatçının üstelik içeriden IMF'i eleştirmesinin ilgi uyandırması kaçınılmazdı.
İktisatçı Stiglitz'i çok takdir ettiğimi belirtmeliyim. Aynı şeyi siyasi militan Stiglitz için söyleyemiyorum. İki hususu vurgulamalıyım. Bir: eleştirdiği politikalara alternatif olarak neyi önerdiği anlaşılmıyor. Dolayısı ile eleştiriler ve kitabı boşlukta kalıyor.
İstanbul'daki konuşmasında Deniz Gökçe alternatif politika önerilerini sormuştu. Bütçe disiplini önemlidir, para politikasına dikkat etmek gerekir gibi programa paralel genel ifadelerle soruyu geçiştirdiğini çok iyi hatırlıyorum.
İki: eleştiriyi çok şahsileştiriyor. Kişisel kavgalara dönüştürüyor. İlginç olan, hasım aldığı iktisatçılar kendisi gibi Demokrat Parti kökenli ve Başkan Clinton tarafından atanmış kişiler. Amacın Amerikan solu içinde hesaplaşma olduğunu hissediyoruz.
Kitabı ekonomi ile ilgilenen herkese, ama özellikle IMF karşıtlarına tavsiye ediyorum.
ABD'ye eleştiriler
Son dönemde yazılarım kısa vad
Haberin Devamı

