Ünlü Amerikalı iktisatçı Paul Krugman'ın İstanbul'da yaptığı konuşma Türkiye ekonomisinin bilinen temalarının dışına çıkma fırsatını verdi. Zaten Türkiye ekonomisi de bizim beklentilerimiz doğrultusunda seyrini sürdürüyor.
Krugman'ın dinleyicileri şaşırtan karamsarlığından yola çıktık. Amerikan siyasetinde giderek derinleşen muhafazakar-ilerici kutuplaşmasına dikkat çektik. Son üç yılda ortaya çıkan büyük bütçe açığım değerlendirdik.
Gevşek maliye politikası ille bir sorun değildir. Borsalardaki balon sönünce 2001'de ABD ekonomisi bir resesyona girmişti. Gevşek maliye ve para politikaları resesyon ve işsizlikle mücadele etmenin olağan yöntemleri kabul edilebilir.
Örneğin Japonya'da bütçe açığı ABD'nin iki katı ve faizler sıfır civarında dolaşıyor. Ama kimse Japonya'da gevşek maliye ve para politikasının sorunları ağırlaştığını düşünmüyor.
Yarım trilyon dolar
Krugman'ı karamsarlığı iten olgu, ABD'de dış açığın ulaştığı boyuttur. Ağustos sonu itibarıyla oniki aylık dış ticaret açığı 540 milyar dolar, cari işlemler dengesi açığı ise 530 milyar dolardır. ABD artık trilyon dolarla konuşuyor. Milli geliri 10 trilyon dolan aştı. Federal hükümetin bütçesi 2 trilyon dolar düzeyinde bağlanıyor. Dolayısı ile ABD dış açık verince yarım trilyon dolar veriyor.
Ancak, yarım trilyon dolar sadece mutlak büyüklük olarak devasa değildir. Milli gelire bölününce yüzde 5 gibi yüksek bir oran bulunmaktadır. Yani dış açık hem mutlak hem de nisbi anlamda büyüktür.
Gözümüzde daha iyi canlandırmak için Türkiye sayılarını hatırlayalım. 2003 yılı milli geliri 250 milyar dolar tahmin ediliyor. Yüzde 5'i 12.5 milyar dolar eder. Bunun yarısı kadar cari işlemler açığının bile Türkiye'de tehlike işareti sayılmaktadır. Bu durum son yıla özgü değil. ABD ekonomisi yıllardır on yıldır giderek büyüyen dış açıklar veriyor. Örneğin son beş yılın dış açık toplamı 2 trilyon doları aşıyor. Böyle giderse önümüzdeki beş yılda buna 3 trilyon dolar daha eklenecek.
Bütçe ve dış açık
Bir hususu belirtelim. Genelde dış açıkla bütçe açığı arasında bir nedensellik olduğu düşünülür. Bu doğru değildir. Dış açık ülke içinde tasarruf-yatırım dengesini yansıtır. Bütçe fazlası ile dış açık, bütçe açığı ile dış fazla mümkündür.
Örneğin 2000 yılında ABD bütçesi 200 milyar dolar fazla verirken dış dengede 420 milyar dolar açık vardı. Keza, 2003'de Japonya'da milli gelirin yüzde 8'ine yakın bütçe açığına karşılık dış dengede 120 milyar dolar fazla görülüyor.
Gene de, büyük bütçe ve cari işlemler dengesi açıklarının aynı anda mevcudiyeti iktisat politikası açısından ilginçtir. Bugün yerim kalmadı. Amerikan iktisat politikasının dünya ekonomisine etkilerini bir sonraki yazıya bırakıyorum.
ABD'de dış açık
Ünlü Amerikalı iktisatçı Paul
Haberin Devamı

