Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

AB yanlış yaptı

Niyetim pazar günü başladığım

Haberin Devamı

Niyetim pazar günü başladığım büyüme analizini sürdürmekti. Ama elim gitmiyor. Çünkü aniden ufukta kara bulutlar belirdi. Borsa düştü, döviz ve faiz yükseldi. Türkiye bitmez tükenmez mali çalkantılarından birine daha giriyor.

Aslında TCK konusunda yazmak istemiyordum. Okuyucularım dikkat etmiştir. Son günlerde ekonomi dışına çok ender çıkıyorum. Siyasi-toplumsal olaylara çok istisnai koşullarda taraf oluyorum.

Maalesef olay büyüdü. Nasıl büyüdü, neden büyüdü, kim büyüttü sorularına cevap aranıyor. Ben de yazılan çizilen ve söylenenleri dikkatle izlemeye, anlam çıkartmaya çalışıyorum.

Reform zordur
Geçmişte Türkiye reform yapmakta çok zorlandı. Gerisinde bürokrasinin her değişimi hakimiyetine karşı tehdit olarak algılaması yatıyordu. Seçimle gelen iktidarlar bunu biliyordu. Ufak yamalarla eski yapıyı idare etmek işlerine geldi.

Son dönemde çok yol alındı. İki etken öne çıkıyor. Biri AB üyeliğidir. Kamu yönetiminin her alanında reform gerekiyor. Diğeri AKP'nin bürokrasi ile göbek bağınını olmamasıdır. İmtiyazların üstüne yürüyebiliyorlar. Gene de reform kolay olmuyor.

Yeni ceza yasası fevkalâde önemli bir değişimdi. Maalesef hiç beklenmedik bir yerde takıldı. Hükümetin evlilik dışı ilişkilerin bazı koşullarda ceza yasası kapsamına alınması teklifi yasama sürecini kilitledi.

Cinsellik ve kadın-erkek ilişkileri hakkındaki yasal düzenlemelere modern toplumlar çok
duyarlıdır. Eşcinsel evliliği ve kürtajın ABD'de büyük bir kutuplaşma nedeni olduğu unutulmamalıdır.

Özel yaşam nerede biter? Kamu özel ilişkilere ne zaman müdahale edebilir? Özel ilişkinin hangi tarafı hangi koşulda kamu tarafından korunmalıdır? Bugünkü dünyamızda bu soruların kolay cevapları olmadığını söyleyebiliriz.

AB kötü niyetli
Türkiye'de tartışmanın muhatapları muhafazakârlar ve muhafazakâr olmayanlardır. Ben ikinci kesimde yer alıyorum. Dolayısı ile hükümetin teklifini benimsemiyorum. Evlilik dışı ilişkilerin ceza yasasında yer almasına karşı çıkıyorum.

Buraya kadar tamam. Sonrası karışık. Çünkü aniden AB bu tartışmaya muhatap oluyor. Neden? Evlilik kurumunun düzenlenmesi Kopenhag kriterleri arasında yer alıyor mu? Hayır. Zaten hiçbir siyasi metinde yer alamaz.

Ne oluyor? AB'deki Türkiye karşıtları bu olayı fırsat biliyor. Türkiye'nin üyeliğini engellemek için açtığı kampanyaya malzeme yapıyor. Türklerin ne kadar ilkel olduklarının nihai kanıtı olarak pazarlıyor. AB yetkililerine de yansıyan bu tavır bana dokundu.

AB'nin Türkiye hakkında kötü niyetli olduğunu az çok biliyordum.

Bu kadar kötü niyetli olduğuna doğrusu inanmıyordum. İnanmak istemiyordum. Çuvaldız ve iğne misali, AB'nin terbiyesiz tepkisini, karşı duracak yerde içeride hükümeti yıpratmak için kullanmaya çalışanlara da teessüflerimi ifade ediyorum.

DİĞER YENİ YAZILAR