Mevcut konjonktüre teşhis koyarak başladık. Uygulanan yanlış para politikası TL'yi aşırı değerli hale getirerek iç talepte bir balon oluşmasına neden oldu.
Ekonomiyi orta-uzun dönemde sürdürülemez bir mecraya soktu.
Bir balonun iki çok temel özelliği vardır. Bir: Her balon mutlaka söner/patlar.
İki: Balonun ne zaman ve nasıl söneceği/patlayacağı önceden kestirilemez. 2006'da tahmincinin işini zorlaştıran bu ikinci unsurdur.
Yöntemle ilgili bir hususu da belirtmek istiyorum. Tahmin sürecinde birden fazla senaryo oluşur. Her biri için farklı gerçekleşme olasılıkları belirlenir.
İçlerindeki en muhtemel senaryoyu tahmin olarak açıklama yolunu seçiyoruz.
Ekonomi yavaşlar
Aşırı değerli TL ekonomik konjonktürü tümü ile iç talebe bağımlı kılıyor.
Bu kur düzeyinde ihracat ve dış talep kökenli bir büyüme ihtimalinin adeta sıfır olduğu çok açıktır. Bu da konjonktür analizini esas itibariyle iç talebin analizine dönüştürüyor.
İyimser senaryo, yumuşak iniştir. Yani iç talep balonunun kendiliğinden yavaş yavaş sönmesidir. Bu senaryonun güzelliği düzeltmenin mali piyasalarda büyük hasar yapacak türden bir kur ve faiz çalkantısına dönüşmemesidir.
Tüketim harcamaları yılın ilk çeyreğinde yüksek temposunu sürdürür.
İlkbahardan itibaren özellikle tüketicinin artan borç servisi harcama kısıntılarını zorunlu hale getirir. Tüketimin talebe ve büyümeye katkısı hızla azalır.
Halen yüksek seyreden yatırım harcamaları iç piyasaya yönelik hizmet sektöründe ve gayrimenkulde yoğunlaşıyor. Her ikisinde kapasite ve arz fazlaları yaz başında görülürlük kazanır. Yatırım harcamalarının da talebe ve büyümeye katkısı azalır.
İyimser senaryo yaz başından itibaren iç talebin önce durulmasını, ikinci yarıda ise yumuşak bir düşüşe geçmesini öngörüyor. Yıllık büyüme hızının GSYİH ve GSMH'de yüzde 3,6 olacağını tahmin ediyorum.
Enflasyon yükselir
Enflasyonun seyrini bizzat balonun kendisi ve sönüş biçimi belirliyor. Daha önce de yazdık. İç talep kökenli büyüme enflasyonisttir. Bu olgu 2005'te belirginlik kazandı. İç talepteki artış hizmet ve gayrimenkul fiyatlarında enflasyonist eğilimi güçlendirdi.
Büyüme analizini enflasyon cephesine uygulayalım. Yılın ilk yarısında canlı iç talebin etkisi ile aylık TÜFE artışları yüzde 5 enflasyon hedefi ile tutarlı düzeyin üstüne çıkar. Baz etkisi ile yıllık enflasyon yükselir.
İkinci yarıda talepteki duraklama ile fiyatlardırma tavırları değişir. Ancak hizmet/kira fiyatlarının talep hareketlerine gecikmeli tepki verdiği biliniyor.
Ekonomideki durgunluğun fiili enflasyona yansıması zaman alır. Yumuşak iniş halinde yıllık enflasyon ancak yıl sonuna doğru düşüşe geçebilir.
Yıl sonu TÜFE artışını yüzde 6,9 tahmin ediyorum. 2001'den bu yana ilk kez enflasyon hedefin üstünde gerçekleşecektir. Üstelik enflasyonun yeniden başkaldırması ekonomik durgunlukla beraber gelecektir. Stagflasyon sözcüğü tekrar gündemdedir.
2006 tahminleri (2)
Mevcut konjonktüre teşhis koya
Haberin Devamı

