Geçmişin ve bugünün analizi aslında kolaydır. Eldeki sayılar kullanılır.
Tek sorunlu alan tahminlerdeki yanılgılardır. O da tefsire açıktır. Nedeni dış koşullardaki değişime atfedilir. "Doğru bilmiştim ama koşullar değişti" demeye getirilir.
Yarının tahmini ise tanım icabı zor ve risklidir. Eşyanın doğası gereği, gelecekle ilgili somut bilgimiz yoktur. Sadece olasılıklar, eğilimler ve senaryolar vardır. Bunları tutarlı ve makul bir bütünselliğe dönüştürmek çok meşakkatlidir.
Bazen geleceği öngörmek nispeten daha kolay olur. Nesnel ve yapısal unsurların damga vurduğu dönemler böyledir. 2002-2004 arası iyi örnektir. Profesyonel iktisatçı için hem tahmini kolaydı. Hem de tahminler genellikle tuttu.
Başka zamanlarda öznel ve konjonktürel etkenler öne çıkar. Gerçekçi tahmin yapmak iyice olanaksız hale gelir. Ekonomi 2005 yılında böyle bir sürece girdi. Dolayısıyla 2006 yılını tahmin etmek çok zorlaştı.
Bu balon nasıl sönecek?
Ekonominin dünü ve bugünü hakkındaki teşhisimiz biliniyor. Hatırlatalım:
Uygulanan yanlış para politikası TLyi aşırı değerli hale getirerek iç talep balonunu şişirdi. Yani ekonomiyi orta-uzun dönemde sürdürülemez bir mecraya taşıdı.
Şimdi olaya tahminci gözü ile bakalım. Genel düzeyde sorun basittir: Her balon patlar. Varlık fiyatlarında ya da harcamalarda oluşan yapay şişme eninde sonunda tersine döner. Varlık fiyatları ve harcamalar geriler. Ancak bu noktada iki hayati soru gündeme gelir.
Bir düzeltmenin mutlaka olacağını bilmek, hangi zaman dilimi içinde gerçekleşeceğini bilmek demek değildir. Daha açık soralım:
Balon ne zaman patlayacak? Altı ay sonra mı? Bir yıl sonra mı? Üç yıl sonra mı? On yıl sonra mı?
Bir düzeltmenin mutlaka olacağını bilmek hangi göstergelerde (ve hangi sıra ile) düzeltme olacağını bilmek demek değildir. Daha açık soralım:
Kıvılcımı döviz piyasasından gelen bir mali çalkantı mümkündür. Sakin bir mali ortamda yavaş yavaş derinleşen bir resesyon da olabilir. Hangisi gerçekleşecek?
Yumuşak iniş-sert iniş
İktisat literatüründe bir balonun sönmesi, uçağın yere inmesi simgesi ile tasnif edilir. Mali sistemde ve reel ekonomide daha az hasara yol açan düzeltmeye yumuşak iniş (soft landing) denir. Aksi halde, sert iniş (hard landing) söz konusu olur.
Bazı genel kuralları vazedebiliriz. Balonun süresi uzadıkça sert iniş ihtimali, kısaldıkça yumuşak iniş ihtimali yükselir. Balonun süresi, kaynak dağılımında yarattığı çarpıklığı belirler. Fatura ona göre çıkar.
Dolayısıyla balonun süresi ile düzeltmenin döviz piyasası tarafından tetiklenmesi ve mali çalkantı yaratması ihtimalinin arttığını da söyleyebiliriz.
Bir hususa değinelim. Yazın ve sonbaharda resesyon öngörmüştüm. Karamsarlıkla suçlandım. Halbuki resesyon yumuşak iniştir. İyimser senaryodur. Kötü senaryo, uzayan bir varlık fiyatı ve iç talep balonudur. Sert inişi kaçınılmaz kılar.
2006'yı tahmin ederken bu çerçeveyi kullanıyoruz.
2006 tahminleri (1)
Geçmişin ve bugünün analizi as
Haberin Devamı

