Yayınlanan 2005 göstergelerini değerlendirmeyi sürdürüyoruz. Geçen yazıda bütçe disiplini açısından 2005'te tarihi bir başarıya imza atıldığını saptadık. Ekonomik istikrar açısından çok büyük bir adım olduğunu özellikle vurguladık.
Sıra dış dünya ile ilişkilere geldi. Dış ticaret verileri zamanında yayınlandı. Bu hafta ödemeler bilançosunun açıklanmasını bekliyoruz. Her yıl olduğu gibi ayrıntılarına bakacağız.
Türkiye'de dış açık sorununun kamu maliyesinin zafiyetlerinden kaynaklandığı görüşü yaygındır. Geçmişte hakikaten böyle olmuştur. Dış açığın tehlikeli düzeylere tırmandığı dönemler popülist maliye politikaları ile örtüşmüştür.
2005'te dış açığın hızla büyümesi bu açıdan çok ilginçtir. Bu durumu sorumsuz maliye politikasına atfetmek olanaksızdır. Teşhis ve tedavi için maliye politikası dışına, özellikle para politikasına bakmak gerekmektedir.
Rekor dış ticaret açığı
2005 verilerini kısaca hatırlatalım. Mal ihracatı yüzde 16 artışla 73 milyar dolara, mal ithalatı yüzde 116 milyar dolara yükseldi. Dolay ısı ile dış ticaret açığı da yüzde 25 artışla yeni bir rekor kırdı. 43 milyar dolara ulaştı.
AB üyeliği perspektifini ve onuncu yılını dolduran Gümrük Birliğini de düşünerek dış ticaret verilerini euro cinsinden de izliyoruz. Böylece euro/dolar paritesin-deki değişimin yol açtığı hareketleri düzeltebiliyoruz.
Son iki yıl ortalama euro/dolar paritesi yatay seyretti: 2004'te 1.24 iken 2005'te 1.25 oldu. Bu durumda euro cinsinden artış hızları ihracat ve ithalat için bir puan düşüyor. Dış ticaret açığı için aynı kalıyor.
Dış ticaretin kısa dönem eğilimlerini önceden hissedebilmek amacı ile kullandığımız bir yöntemi daha önce açıklamıştık. Son çeyrekte mevsimlik etki düzeltilmiş aylık ortalamayı buluyoruz. Yıllık değeri hesaplıyoruz.
Bu gösterge Nisan 2005'ten itibaren dış ticaret açığının 43 milyar dolar ve üstünde seyredeceğine işaret ediyordu. Son aylarda 45 milyar dolar civarında istikrar kazandığını da söyleyelim.
AB ve AB-dışı ile ticaret
2005'te AB ve AB-dışı arasındaki eğilimlerde önemli bir farklılaşma görülüyor. Euro cinsinden AB'ye ihracat yüzde 10 ithalat ise yüzde 7 artıyor. Yani AB ile dış ticaret açığının toplamdaki payı geriliyor.
Buna karşılık AB-dışına ihracat (yine euro cinsinden) yüzde 20 ithalat ise yüzde 28 artıyor. Dolayısı ile AB dışı ile dış ticaret açığının toplamdaki payı yükseliyor. İki neden görüyoruz.
Biri petrol fiyatlarındaki yükseliştir. İthalatı doğrudan, ihracatı ise petrol ihraç eden ülkelerde talebin canlı seyretmesi yolu ile artırıyor. Uygulanan iktisat politikasından bağımsız bir gelişmedir.
Diğeri, Türkiye'nin başta Çin olmak üzere Asya ülkeleri karşısında rekabet gücü kaybı ise doğrudan uygulanan politikaların bir sonucudur.
2005'te dış ticaret
Yayınlanan 2005 göstergelerini
Haberin Devamı

