Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

2005'te dış finansman

2005 ödemeler dengesini ikiye

Haberin Devamı

2005 ödemeler dengesini ikiye bölerek inceliyoruz. Geçen yazıda dış dünya ile gelir-gider ilişkilerini özetleyen cari işlemler hesabına baktık. Geçmiş dönemlerle karşılaştırmada GSMH'ya oranları kullandık. 2003 sonrasında uygulanan yanlış para politikasının ekonomiye verdiği büyük hasarın görünülürlüğü hergün artıyor. Dış ticaret ve cari işlemler açıklarının kırdığı tarihi rekorlar hatalı politikanın en olumsuz sonuçlan arasındadır.

Yazıyı okurken bir eksiğimi fark ettim. 2005 milli gelir verileri daha yayınlanmadı. Kendi tahminimi kullandım. Ama açıklamadım. 2005 için GSMH'yı 365.7 milyar dolar aldım. Cari açık/GSMH oranını yüzde 6.2 hesapladım.

Örneğin sevgili dostum Mahfi Eğilmez aynı gün Radikal'de çıkan yazısında GSMH'yı 358 milyar dolar kabul etmiş. Dolayısı ile cari açık/GSMH oranını yüzde 6.4 buluyor. Karışıklık için özür dilerim.

Yapısal değişim
Bugün dış dünya ile finansal işlemleri yansıtan sermaye hesabına bakıyoruz. Aşağıdaki tabloda 2005'i iki geçmiş dönemle karşılaştırıyoruz. Birinci sütunda 1996-2000 arası beş yıllık toplam veriler var. Kriz yılı 2001'i dışarıda bıraktık. İkinci sütunda 2002-04 arası üç yıllık toplam veriler, son sütunda ise 2005 verileri gösteriliyor.

Cari işlemler ve sermaye hesapları arasındaki zıtlık derhal gözüküyor. Cari işlemlerde bozulma yaşandığı ilk sıradan belli. Sermaye hesabında ise etkileyici iyileşme görülüyor.

Sıra ile gidelim. Net hata noksan kalemi bir önceki döneme kıyasla geriliyor. İyi haberdir. Doğrudan yabancı sermaye ve hisse senedi yatırımları tek kelime ile patlıyor. Geçmişte ancak on yılda gelen doğrudan yabancı sermayenin şimdi bir yılda girdiği anlaşılıyor. Benzer artış hisse senedi yatanında izleniyor. Dolayısı ile Türkiye'nin borçlanma dışında bulduğu dış finansmanda büyük bir artış yaşanıyor. 1996-2000 arasında 1 milyar dolar, 2002-2004 arasında 14 milyar iken, 2005'te 16 milyar dolara ulaşıyor. Borçlanma ihtiyacı da aynı ölçüde azalıyor.

Kamu dış borç ödüyor
Diğer önemli gelişme yabancıların TL tahvil alımlarında yaşanıyor. 2005'te 6 milyar dolar, 2002-2004'te 9 milyar dolar, kriz sonrasında toplam 15 milyar doların bu yoldan geldiği anlaşılıyor. Bu kalemde kur riskini yabancı taşıyor.

Dolayısı ile kamu kesimi 2005'te 5 milyar dolar dış borç ödüyor. Kriz sonrasını bir bütün olarak alırsak (2002-2005 toplamı) net dış borç almadığı görülüyor. İki gözlem yapabiliriz. Bir: Hazine dış açığın finansmanında taraf değil. İki: Kendi kur riskini hızla düşürüyor.

Tablo, risklerin nerede yoğunlaştığına da işaret ediyor. Biri yabancı payının kritik düzeylerin de üstüne çıktığı İMKB'dir. Diğeri de özel kesimdir. Bankadışı özel kesimin sadece 2005'te 14 milyar dolar olmak üzere kriz sonrasında 25 milyar dolar dış yükümlülük üstlendiğine dikkatinizi çekerim.

DİĞER YENİ YAZILAR