Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

2005'te bütçe gerçekleşmesi

Yavaş yavaş 2005'in makroekono

Haberin Devamı

Yavaş yavaş 2005'in makroekonomik göstergeleri kesinleşiyor. Enflasyon Ocak başında geldi. Onu konsolide bütçe borç stoğu izledi. Geçen hafta bütçe gerçekleşmesi ve dış ticaret açıklandı.

Bu hafta ödemeler dengesi, ardından son çeyrek istihdamı yayınlanacak. Dış ticareti değerlendirmek için ödemeler dengesini bekleyeceğiz. Önceliği bütçeye vereceğiz.

Bütçeye özel bir önem atfettiğimiz biliniyor. Çünkü devlet ekonomideki en büyük oyuncudur.

Milli gelirin takriben üçte birini denetler. Gelir ve giderlerinin hem mutlak büyüklüğü, hem kalitesi, hem de ikisi arasında oluşabilecek fark, ekonomi için hayatidir.

Bütün göstergeler olumludur
Sonucu baştan söyleyelim. 2005 yılı bütçe gerçekleşmesi kelimenin tam anlamı ile başarılıdır.

Olay sadece geçen yıla kıyasla bütçe dengesinde yaşanan iyileşmeden ibaret değildir.

Bütçe açığı benim neslimin bile hatırlamadığı bir düzeye gerilemiştir.

Aşağıdaki tablo ana bütçe kalemleri için 2005-2004 karşılaştırması yapıyor. İlk iki sütunda cari değerler veriliyor.

Sonraki iki sütunda bunlar TÜFE aracılığı ile Aralık 2005 fiyatları ile ifade ediliyor. Son sütun reel değişimi yüzde olarak hesaplıyor.

2005'de bütçe gelirleri yüzde 13.2, vergi gelirleri yüzde 9.6, diğer gelirler yüzde 29.3 artmış. Diğer gelirler içinde TMSF'den ve özelleştirmeden gelen gelirler de yer alıyor. İlk bakışta bu durum bütçedeki başarıyı gölgeliyor.

Hemen harcamalara geçiyoruz. Faiz dışı harcamaların yüzde 9.2 ile vergi gelirlerinden 0.4 puan daha yavaş arttığının memnuniyetle izliyoruz. Bu çok önemlidir. Biraz açalım.

Birincisi, bütçede vergi geliri-faiz dışı harcama dengesinin olumlu yönde seyrettiğine işaret ediyor. İkincisi, vergi dışı gelirlerin esas itibariyle faiz ödemeye yani borç düşürmeye gittiği anlaşılıyor.

Devam edelim. Faiz harcamaları yüzde 25.4 azalınca, toplam harcama da yüzde 4.8 düşüyor.

Dolayısı ile faiz dışı fazla yüzde 25.8 artarak 36 milyar YTllye tırmanırken bütçe açığı yüzde 70.1 küçülerek 10 milyar YTllye geriliyor.

Maastricht Kriteri'ne uyan bütçe
Avrupa Para Birliği üyeliğinin koşullarına Maastricht Kriterleri deniyor. Bunlardan biri, bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 3'ün altında olmasıdır. Şu anda euro bölgesi ülkelerinin çoğu bu koşula uymakta zorlanıyor. Yani bütçe açıkları milli gelirin yüzde 3'ünden daha yüksek seyrediyor.

Türkiye'de ise 2005'te bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 2 hesaplanıyor. Yukarıda belirttiğim gibi, benim neslimin bile hatırlamakta zorlandığı bir düzeydir. Biz daha çok yüzde 10 ve üstü oranlara alışığız. Tarihi bir gelişmedir.

Kamu kesiminin gerçek dengesine ulaşmak için enflasyonun ve kamunun bütçe dışı gelir ve harcamalarının etkilerini ayıklamak gerekiyor. Bugün yerim kalmadı. Mutlaka döneceğim.

DİĞER YENİ YAZILAR