Yılın son yazısında yılbaşında verdiğim tahminleri gerçekleşme ile karşılaştırıyorum. Sapmalara bakıyorum. Son üç yılı (2002, 2003 ve 2004) çok iyimser bitirmiştim. Bir önceki yıl sonu yazısından bir alıntı yapıyorum.
"2004 Türkiye ekonomisi için olağanüstü bir başarı yılıdır. Sanırım Türkiye'nin son yirmi, otuz hatta belki kırk yılın en iyi performanslarından birini tutturduğunu kolayca söyleyebiliriz."
Birazdan görülecek; 2005 yılını tahmin ederken bu olumlu havanın gazına gelmişim. Yanılmışım. Maalesef bu yıl aynı heyecanı ve coşkuyu taşımıyorum. Tedirginliğim 1 Ocak'ta yayınlanacak 2006 tahminlerine yansıyacak.
Büyüme ve enflasyon
Milli gelirle başlayalım. Yılbaşında verdiğim büyüme tahminleri, GSYİH ve GSMH için sırası ile yüzde 6,8 ve yüzde 7,7 idi. Büyüme 2002-2004 ortalamasının biraz altında inerek uzun dönem büyüme hızına oturuyordu. Büyümenin motoru ihracat ve özel yatırım oluyordu.
Yıl içinde en ciddi revizyonu büyüme tahminlerinde yaptığım biliniyor. Ayrıntılara girmiyorum. Şu anda GSYİH ve GSMH'de büyümeyi yüzde 6 bekliyorum. 2002-2004 döneminde hep tersi olmuştu. Ekonomi beklediğimden daha hızlı büyümüştü.
Tahminlerin iyimserliği büyümenin kalitesine bakınca daha belirgin hale geliyor. İhracat ve özel yatırımın katkısı çok daha az, özel tüketimin ve kamu yatırımının katkısı çok daha yüksek çıkıyor. Hem büyüme yavaşlıyor, hem de kalitesi düşüyor.
Gelelim enflasyona. Kriz sonrasında sadece hükümetin enflasyon hedefi olan TÜFE'yi tahmin ediyorum. 2005'te yıl sonu hedefi yüzde 8'di. Ben yüzde 6,9 öngördüm. Hatta ocak ortasında daha da aşağıya, yüzde 5'e çektim.
Yıl içinde büyüme tahminini düşürdükçe enflasyon tahminini yükseltmek zorunda kaldım. Sonuçta 2005'te TÜFE artışı yüzde 7,7 oluyor. Çok parlak bir sonuç sayılamaz. 2004'te rekor büyüme ile enflasyon yarı yarıya (yüzde 18,4'den yüzde 9,3) düşmüştü.
Dış denge ve kur
En büyük sapma dış dengede görülüyor. İhracat ve ithalatı 78 ve 110 milyar dolar tahmin ettim. Gerçekleşmeyi 74 ve 118 milyar dolar hesaplıyorum. Düşük ihracat yüksek ithalat dış ticaret açığında 12 milyar dolar olumsuz sapma yaratıyor.
Bu durumda 11.5 milyar dolar öngördüğüm cari işlemler açığı da yılı 24 milyar dolar civarında bitiriyor. Sadece net hata noksan kalemi tahminimden (3.2 milyar dolar) daha yüksek fazla veriyor (5 milyar dolar).
Kurda bir düzeltme söz konusu olmayacağını, ortalama kurun çok az yukarı gideceğini öngördüm. Öyle olmadı. Yıllık ortalamada TL nominal yüzde 5,6 değer kazandı. Kurun aşağıda hareketi diğer olumsuzlukların da temel nedenidir.
Sonuç: 2005'in Türkiye ekonomisi için iyi geçtiğini söyleyemiyorum. Gelinen noktayı toplumun büyük fedakârlığına ve ödediği büyük bedele kıyasla başarısız buluyorum. 2005'te benim de tahmincilikten ikmale kaldığım çok açıktır.
2005'in ardından
Yılın son yazısında yılbaşında
Haberin Devamı

