Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

2005 son çeyrekte istihdam

Kasım sonunda üçüncü dönem mil

Haberin Devamı

Kasım sonunda üçüncü dönem milli gelir verilerini fırsat bilip uzun bir yazı dizisi yayınladım. Farklı açılardan "büyümenin kalitesini" sorguladım. 2003'ten bugüne uygulanan yanlış para politikasının ekonomiyi nasıl köşeye sıkıştırdığını anlattım.

Ana temalardan biri istihdam ve işsizlik üzerine idi. Özetle, iç pazarda oluşan talep balonunun çektiği büyüme yeterince istihdam yaratmaz dedim. Mevcut politikaların istihdam dostu olmadığını söyledim.

Dolayısı ile TÜİK'in Kasım 2005 İş gücü Anketi sonuçlan iki açıdan önem kazandı. Bir: Son çeyrek itibariyle istihdam ve işsizlik çıktı. İki: 2005 yıllık verileri de oluştu. Yani hem çeyrek hem de yıl bazında karşılaştırmalar mümkün oldu.

Neyse, istihdam düşmemiş
Üçüncü çeyrek, yani temmuz-eylül arası üç ayın verileri ile başlayalım. 2004'ten 2005'e yaz aylarında toplam istihdamda 36 bin kişilik bir düşüş gerçekleşmişti. Buna karşılık işsiz sayısı da 9 bin kişi gerilemişti.

Halbuki aynı dönemde çalışabilir yaştaki nüfus 994 bin kişi artmıştı. Bu ilginç durumun gerisinde, iş gücüne katılım oranının yüzde 50,6'dan yüzde 48,4'e gerilemesi yatıyordu.

Dolayısı ile önce mutlak istihdam düzeyinde artış olup olmadığına baktım. 2004'ün son çeyreğinde istihdam 21.87 milyon kişi iken 2005'te 21.93 milyon kişiye yükselmiş. Yani istihdam 58 bin kişi artmış.

Ya işsizlik? 2004'ün son çeyreğinde 2.43 milyon işsiz varken 2005'te bu sayı 2.61 milyon olmuş. İşsiz sayısı da 183 bin kişi artmış. İşsiz sayısındaki artışın istihdamdaki artışın üç katından fazla olduğuna dikkatinizi çekerim.

Aynı dönemde çalışabilir yaştaki nüfusa 957 bin kişi katılmış. Dolayısı ile hem istihdam hem de işsizler artmasına rağmen geçen yıl yüzde 48,4 olan iş gücüne katılım oranı yüzde 48'e gerilemiş.

Ama artmış da denemez
Durumu daha iyi kavramak için basit bir yöntem kullanalım. Çeyrekler yerine yarı yılları karşılaştıralım. 2004'ün ikinci yansında istihdam edilen ortalama kişi sayısı 22.37 milyon, 2005'te ise 22.47 milyondur.

Evet, doğru okudunuz. Temmuz-aralık dönemi için son bir yılda ekonominin yaratabildiği yeni istihdam sadece 11 bin kişidir. Bekleneceği gibi aynı dönemde işsiz sayısı 87 bin, nüfus 1.06 milyon, çalışabilir yaştaki nüfus 980 bin kişi yükselmiştir. Ve iş gücüne katılım oranı yüzde 49,5'dan yüzde 47,7'ye inmiştir.

Bu sonuçlar nüfusu durağan ve iş gücüne katilim oranı yüksek bir ekonomi için yeterli kabul edilebilir. Başanlı bile bulunabilir. Örnek olarak aklıma hemen Polonya, Macaristan gibi yeni AB üyesi ülkeler geliyor.

Ancak Türkiye için durum çok farklıdır. Bir: Çalışma yaşındaki nüfusa her yıl 1 milyon kişi ekleniyor. İki: Katilim oranı dünyanın en düşüklerinden biridir. Dolayısı ile mevcut istihdam eğilimleri Türkiye için yetersizdir. Hatta orta dönemde siyasi ve toplumsal açıdan çok tehlikelidir. Ekonomiyi bugünlere getiren yanlış para politikasını savunan kesimlerin istihdam ve işsizlik konularını fazla dert ettiklerini sanmıyorum. Ben çok önemsiyorum. Ayrıntılı analizi sürdüreceğim.

DİĞER YENİ YAZILAR