Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

2004'ün riskleri

Tahminler genellikle olumlu bi

Haberin Devamı

Tahminler genellikle olumlu bir tablo çiziyor. Enflasyon ve büyümede hedeflenenden daha iyi sonuç alınıyor. Dövizde hareketlilik oluşmuyor. Faiz düşüşü sürüyor. Dış denge sorun çıkarmıyor.

Bu noktada akla haklı bir soru geliyor. 2004 yılında Türkiye ekonomisi için hiç risk yok mu? Elbette var. Tarihi tarih, hayatı hayat yapan ani ve beklenmedik olaylardır. Deprem, savaş, darbe, ihtilal, terör, dünya krizi, vs. geliyorum demez ama gelir.

Ekonomik riskler
Dış risklerle başlayalım. Dünya ekonomisi şu anda canlanmaktadır. Yıl içinde pekâlâ konjonktür değişebilir. Özellikle AB'nin yeniden resesyona girmesi ihracatı doğrudan etkiler. Dış talep azalınca büyüme hızı da düşer.

Dolaylı etkisi aynı derecede önemlidir. Dış olumsuzluğun içeride algılanması güvensizlik şeklini alır. Güvensizlik ortamı faizde ve kurda hareketlilik yaratır. Her ikisi de iç talebi daraltarak büyüme hızının tekrar düşmesine neden olur.

Irak'ta olumsuz gelişmelerin etkileri benzer şekilde tezahür eder. Sıkıntı yerel kalırsa Irak'a ihracat azalır. Daha büyük sıkıntılar turizmi vurabilir. Güvensizlik artar. Neticede büyüme hızı düşer.

Bu tür dış riskler bir mali çalkantı ya da krize yol açar mı? Dış şokların kriz yaratabilmesi ekonominin kırılganlık düzeyine bağlıdır. Son üç yılda kırılganlığın önemli ölçüde azaldığı çok açıktır. Yani dış şoklar mali çalkantıya neden olmaz.

Ekonomik açıdan iç risk hükümetin 2003'te uyguladığı akılcı iktisat politikalarını terketmesidir. Popülizme dönüş bütçe disiplinini bozar. IMF ile gerginlik çıkar. Güven ortamı yerini güvensizliğe bırakır. Faiz, kur, iç talep vs. tüm göstergeler bozulur.

Sıfır ihtimaldir. Çünkü hükümetin intihar etmesidir. Bütün göstergeler düzelirken hükümetin böyle bir maceraya atılması için hiçbir neden yoktur. Bir yıllık performansı hükümetin iktisat politikası tahditlerini anladığını göstermektedir.

Askeri darbe
The Economist dergisinin kardeş kuruluşu Economist Intelligence Unit Türkiye için 2004'de ekonomik kriz öngörmüştü. Büyük siyasi bunalım ve ardından yeni bir askeri darbe varsayılıyor. Darbe ekonomik kriz getiriyor. Ekonomi küçülüyor, enflasyon patlıyor, vs.

Piyasa analistleri de karamsar beklentileri aynı senaryo üzerine inşa ediyorlar. Çeşitli versiyonları olabiliyor. Kıbrıs'ta çözümsüzlük, AB'ile müzakere tarihi sorunları, AKP'nin laiklikle çelişen icraatı vs. darbeye giden kutuplaşma ve kavga sürecini tetikliyor.

Bugünün Türkiye ve dünya konjonktüründe, yeni bir askeri diktatörlük döneminin siyasi, toplumsal ve ekonomik maliyetlerini tahayyül etmek bile zordur.

Türkiye'nin varlığını bile riske atabileceği söylenebilir.

2004'te askeri darbe ihtimali nedir? Geçmişe bakınca yüksek duruyor. Bugüne ve geleceğe bakınca düşük duruyor.

Bence Türkiye demokratikleşme ve sivilleşme sürecinde çok yol aldı. Bu noktadan sonra bir yol kazası beklemiyorum.

DİĞER YENİ YAZILAR