Açıklanan 2004 verilerini değerlendirmeye devam ediyoruz. Maalesef biraz geriye düştük. Kamuoyunun yoğun ilgisini göz önünde tutarak dış dengenin ayrıntılarına zaman harcadık. Biz daha 2004 bütçesini göremeden Ocak 2005 bütçe sonuçları çıktı. Bütçenin iki ilkesi vardır. Bir: Devlet bütçede olmayan harcamayı yapamaz. İki: Devlet bütçeye kaydetmeden gelir elde edemez. Hukukun üstünlüğü yoksa ikisi de ihlal edilir. 1990'lı yıllar Türkiye'si iyi örnektir.
Türkiye'de son beş yılın en büyük dönüşümü bütçede gerçekleşmiştir. Devletin bütçe-dışı gelir ve harcamalarının bütçeye alındı. Bütçenin hazırlanmasında gerçekçilik arttı. Hükümetler bütçenin harcama kısıtlamalarına uydu. Bu üçlü maliye politikasında hakiki bir devrimdir. Ekonomideki toparlanmanın nihai ve esas nedeni odur. Enflasyon ve faizdeki düşüş, kur istikran, YTLnin cazibesi, gelir ve istihdamdaki hızlı artış, vs. tüm olumlu göstergeler bütçe disiplini sayesindedir.
Konsolide bütçe verileri
Neden konsolide bütçe deniyor? Bütçenin önemli bölümü merkezi idarenin gelir-harcamasını kapsıyor. Üniversiteler, özerk kurumlar, vs. gibi merkezi idare dışında kalanlar katma bütçelerle yönetiliyor. Toplamına konsolide bütçe deniyor.
Gazetedeki köşemde bulunan tabloda 2003 ve 2004 yıllan için temel bütçe büyüklükleri karşılaştırılıyor. İlk iki sütunda fiili sayılar var. Ancak bir uyan gerekiyor. Maliye Bakanlığı 2004 yılında tanım değişiklikleri yaptı. Diğer gelirler ve faiz-dışı harcamalardan bazı kalemleri çıkardı.
Buraya kadarı olağan ama sonrası karışık. Çünkü Maliye Bakanlığı tanım değişikliğini 2003 yılı verilerine uygulamadı. Dolayısı ile 2003'le 2004 elma-armut misali karşılaştırılamaz hale geldi.
Hesaplarını bizimle paylaşan Dışbank Ekonomik Araştırmalar Yöneticisi Haluk Bürümcekci'ye teşekkür ediyorum. İşimizi zorlaştırdığı ve bütçe serilerinde kesintiye yol açtığı için Maliye Bakanlığını kınıyorum. Sonraki iki sütun enflasyonun etkisini arındırıyoruz.
Basit bir yöntem kullanıyoruz. Fiili değerleri Aralık 2004 fiyatları ile ifade ediyoruz. Onları karşılaştırarak hesaplanan yıllık reel değişim de son sütunda yer alıyor.
Maliye politikasında ilkler
Türkiye yıllar boyunca bütçe ödeneklerinin yıl içinde yetersiz kalması ile ek bütçe çıkartmıştır. 2004'de harcamalar ödenek sınırlan içinde kalmıştır. Gelirlerde bir olumsuz sürpriz yaşanmamıştır.
2003'de 40 milyar YTL olan bütçe açığı 2004'te 30 milyar YTLye gerilemiştir. Herhalde benim neslimde ilk kez bütçe açığında nominal düşüş yaşanmaktadır. Tek başına ekonomideki düzelmeyi açıklayabilecek çapta bir gelişmedir.
Nominal faiz dışı fazla 19 milyar YTL'den 26 milyar YTL'ye çıkarken (reel artış yüzde 26) nominal faiz harcaması 59 milyar YTL'den 56 milyar YTL'ye düşmüştür (reel düşüş yüzde 13). Doğrusu ya nominal faiz harcamasının en son ne zaman gerilediğini hatırlamıyorum. Faiz-dışı harcama reel artışı yüzde 3'te kalmış. 2004'te milli gelirin yüzde 8-9 büyümesi bekleniyor. Buradan 2004'te devletin küçülmesi yolunda bir adım atıldığını anlıyoruz. Gelecek açısından çok olumlu buluyoruz.
2004'te konsolide bütçe
Açıklanan 2004 verilerini değe
Haberin Devamı

