Şubat krizinden 2003 yazına kadar süren iki buçuk yıllık dönemi hatırlayalım. Bütün dikkatler kamu borcuna çevrilmişti. Her gün borç konsolidasyonu, moratorium, hiperenflasyon vs. kâbus senaryoları yazılıyordu. Vatandaşa döviz alması, kendisini gelecek felâketten koruması tavsiye ediliyordu.
Ben farklı düşünüyordum. Kimileri iyimserliğimle alay etti. Başkaları hükümetin ya da IMF'nin adamı olmakla suçladı. Aldırmadım. Faiz dışı fazla hedefi tutar, borç rahatlıkla çevrilir dedim. Okuyuculanmı döviz almak yerine TLde kalmaya ikna etmek için uğraştım.
Bizim meslekte doğruyu yanlıştan ayırt etmenin hakemliğini zaman yapar. Nitekim son bir buçuk yıldır kamu borcu yavaş yavaş gündemin tepesinden en altlarda bir yerlere geriledi.
Konsolide bütçe borç stoku
Hazine geçtiğimiz hafta başında konsolide bütçe borç stoku için 2004 sonu verilerini yayınladı. Bunlar Hazine'nin doğrudan brüt menkul yükümlülükleridir. Dolaylı menkul yükümlülükleri (KİT'ler vs.) ve doğrudan/dolaylı menkul varlıkları hariçtir.
Doğallıkla onların eklenmesi ile elde edilen net borç stoku daha önemli bir veridir. Ancak halen eylül sonu için açıklandı. Yıl sonu için yayınlanınca onu ayrıca inceleyeceğiz.
Gazetedeki köşemde yayımlanan tablo para birimi olarak YTL'yi kullanıyor. Sadece son iki sırada bilgi için dolar cinsinden toplam borç ve dolar kuru veriliyor. İlk dört sütunda 2001'den 2004'e konsolide bütçe borç stoku milyar YTL olarak, sonraki üç sütunda ise tüketici enflasyonu ile hesaplanan reel değişim oranları gösteriliyor.
Borcu önce para birimine göre ikiye ayırıyoruz: TL borcu ve döviz borcu. Nominal verilerde TL borçta hızlı artış, buna karşılık döviz borcunda istikrar var. Dolayısı ile döviz borcu reel olarak azalıyor.
Sonra döviz borcunu tekrar ikiye bölüyoruz: İç döviz borcu ve dış döviz borcu. En hızlı düşüş dövizle iç borçta gerçekleşiyor. Yani dövizle iç borç azalırken TL borcu artıyor.
Reel artış düşük
Toplam borç 2001'de 178 milyar YTL'den 2004'te 316 milyar YTL'ye yükseliyor. Ancak, enflasyonu temizleyince, üç yılda toplam borçtaki birikimli reel artış yüzde 5.8'de kalıyor. 2002'den bu yana (iki yıl) birikimli reel artış yüzde 0.8'e geriliyor. 2004 yılında kamu borcunda reel artış yüzde 2.2 oluyor.
Borcu dolarla ölçünce çok farklı bir manzara çıkıyor. Dolarla bir borç patlaması yaşanıyor. Örneğin 2001-2004 arasında dolarla toplam borç 124 milyar dolardan 236 milyar dolara yükseliyor. Yani yüzde 90.6 artıyor. Borç ve milli gelir gibi göstergelerin dolarla ifade edilmesindeki sorunları sürekli anlatıyoruz. Doların hem TL hem de euro karşısında düşüşü yukarıda borçta artış gibi görünüyor. Dönem içinde dolar kurundaki reel değişme son sırada izleniyor.
Borç tartışmalarının neden bittiği tablodan kolayca anlaşılmaktadır.
2004'te kamu borcu
Şubat krizinden 2003 yazına ka
Haberin Devamı

