2004 yılı ödemeler dengesi verileri yayınlandı. Dış açık konusu kamuoyunda çok önemseniyor. İktisat politikasını etkilediği ölçüde iktisatçıları ilgilendiriyor. Geçmişten kalma önyargıların etkisi hâlâ hissediliyor. O nedenle ayrıntısına girmek gerekiyor.
Bir paradoksa işaret edelim. Cari işlemler açığı 2004'te tarihi bir rekor kırdı. 2000 yılında ülkeyi krize götürdüğüne inanılan açığın yüzde 60 üstünde gerçekleşti. Ama sayılar yayınlandıktan sonra da YTL'nin döviz karşısında değer kazanması sürüyor.
Genelde büyüyen dış açıkla paranın değerlenmesi arasında iki ilişki kuruluyor. Bir: Spekülatif sermaye girişleri "sıcak para" YTLye değer kazandırıyor. İki: aşırı değerli YTL ithalatı patlatarak dış açığı büyütüyor. Böylece özellikle yoğunlaşacağımız iki konu da ortaya çıkıyor. Öncelikle dış açıktaki büyümenin nereden kaynaklandığını saptamalıyız. Sonra da finansman biçimlerini açığa çıkartmalıyız.
Dış ticaretten mal ticaretine
Dış ticaretle başlıyorum. İki yöntem sorusunu hatırlatalım. İlki, karşılaştırma için baz yıl seçimidir. 2000'i tercih ediyoruz. Nedeni açıktır. İkincisi kullanılacak dövizdir. Parite oynaklığını düşünerek hem dolar hem de euroyu kullanıyoruz. Gazetedeki köşemde yayımlanan tablonun ilk üç sırasında Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından yayınlanan ihracat, ithalat ve dış ticaret dengesi verileri yer alıyor. İlk üç sütun dolar cinsinden, son üç sütun euro cinsinden mutlak sayıları ve yüzde değişmeyi veriyor.
İlginç bulgular görüyoruz. Biri, hem dolar hem euro ile ihracat artış hızının ithalat artış hızından ciddi şekilde yüksek olmasıdır. Diğeri, dolar cinsinden büyüyen dış ticaret açığının euro ile küçülmesidir. İkisi de sevindirici işaretlerdir.
Tablonun bir sonraki beş sırasında mal ticaretine ekler ve düzeltmeler yer alıyor. Dört kalem var: Bavul ticareti, navlun ve sigorta tutarları, altın ithalatı ve diğer düzeltmeler (transit, tamir için gelen vs). Toplamı artı bakiye veriyor.
Bavul ticaretinde küçük bir artış izleniyor. Altin ithalatı yüzde 80'e yakın artarak 3,4 milyar dolara yükseliyor. İthalat hacmi ile birlikte navlun ve diğer mallar düzeltmesi de artıyor. Neticede diğer mal dengesindeki fazla dolar ve euro ile büyüyor.
Mal dengesi bozuluyor mu?
İhracata bavul ticaretinin eklenmesi ile mal ihracatı, ithalata altının eklenmesi, navlun-sigorta ve diğer düzeltmelerin düşülmesi ile mal ithalat bulunuyor. Aradaki farka mal ticareti dengesi deniyor.
Eğilimleri dış ticaret dengesini izliyor. Gene hem dolar hem euro ile mal ihracatı artış hızı mal ithalatı artiş hızından ciddi şekilde yüksek çıkıyor. Gene dolarla mal ticareti açığı büyürken euro ile küçülüyor.
Bir başka şaşırtıcı sayıya dikkat çekelim. 2000'de 22 milyar dolar olan mal ticareti açığı 2004'te 24 milyar dolara yükseliyor. TL'nin değer kazanması sonucu patlayan ithalatın dolar cinsinden açıkta yarattığı artış 2 milyar dolarda kalıyor.
Normali, görünmeyen gelirlerin bunu fazlası ile telafi etmesi, yani cari açığın sabit kalması hatta küçülmesi olurdu. Öyle olmadı. Nedenleri bir sonraki yazıda...
2004'te dış ticaret
2004 yılı ödemeler dengesi ver
Haberin Devamı

