Geleneğimizi sürdürüyoruz. Yılın ilk yazısında ekonominin temel büyüklükleri için beklentilerimizi veriyoruz. Tahminciliğin önemli riskler taşıdığını biliyorum. Ne yapalım! Mesleğin raconu böyle...
Yazıma 2002 yılbaşı ile karşılaştırma yaparak başlayacağım. Çünkü iki yılbaşı arasında temelde büyük bir fark görüyorum. Geçen yılbaşında belirsizlik ekonominin içsel dinamiklerinden kaynaklanıyordu. Buna karşılık ekonomi dışı koşullar nisbeten sakindi.Bu yıl durum tam tersine döndü. Dışsal şoklar olmadığı takdirde ekonominin nasıl seyredeceği daha belirgin. Buna karşılık dış faktörde çok büyük bir belirsizlik söz konusu. İki hususun altını çizmek istiyorum.
* Bir: Yeni hükümetin ekonomik programı uygulama kararlılığı daha sınavdan geçmedi. Normal koşullarda IMF ile ilişkilerin düzgün seyretmesini bekliyoruz. Ancak gene de bir belirsizlik var.
* İki: Dış koşullar tek kelime ile karmakarışık. ABD'nin Irak'a müdahalesi ve Türkiye'nin bu olayda alacağı rol fevkalade önemli. Kıbns'ta saat çalışıyor. Bunların ekonomiye çok ciddi etkileri olabilir.
Enflasyon ve kur
Geçen yılbaşında yaşanan belirsizliğin geri planında hem ekonomik aktörlerin hem de tahmincilerin yeni rejimin sonuçlarını algılamakta zorlanmaları yatıyordu. Özellikle dalgalı kur sisteminin nasıl işleyeceği konusunda çok tereddüt vardı.
Nitekim büyük çoğunluk milli gelirde büyümenin düşük kalacağını, enflasyonun ise düşmeyeceğini düşünüyordu. O açıdan 2002 yılı çok öğretici oldu. Sıkı maliye ve para politikalarının kur ve enflasyonu denetleyebildiği görüldü.
Programın sürdürülmesi halinde bu yıl farklı bir durum ortaya çıkmayacaktır. Programın öngördüğü faiz-dışı fazla hedefi tutturulduğu takdirde enflasyonun da hedeflenen düzey hatta gene bir miktar altında çıkması normaldir.
Şunu söylemek istiyorum. 2003'de enflasyonda sürpriz beklemiyorum. Tüketici enflasyonu hükümetin hedefi olan yüzde 20'ye rahat ulaşır. Daha düşük çıkma ihtimali daha yüksek olma ihtimaline kıyasla daha fazladır.
Enflasyon düştüğü ortamda döviz kurunda bir sürpriz ihtimali yoktur. Ekonomi dışı nedenlerle kurda geçen yıla kıyasla daha da büyük dalgalanma ve volatilite yaşanabilir. Ancak bunun ortalama kura etkisi az olur.
2003 yılı ortalama dolar kuru için 1.750.000 TL diyorum. TL'nin takriben yüzde 15'lik bir değer kaybına tekabül ediyor. Parite de bir miktar Euro lehine değişeceğinden sepet devalüasyon az çok tüketici enflasyonuna eşitlenir.
Talep ve büyüme
Talep ve büyümeyi tahminde çok zorlanıyorum. Sorun şu: Savaş, vs. dış gelişmelerin enflasyon ve kur üzerinde etkisi kısıtlıdır. Buna karşılık iç-dış talebi ve büyümeyi ciddi şekilde etkilemeleri kaçınılmazdır.
İki uç senaryo yazabiliriz. Irak ve Kıbrıs sorunları çabuk çözülürse, 2003'de iç talepte hissedilebilir bir canlanma yaşanacaktır. İç talebin büyümeye katkısının yüzde 5-6 civarına çıkabileceğini düşünüyorum (2002'de yüzde 1,5). Büyüme yüzde 5'e çıkabilir.
Eğer Irak ve Kıbrıs'ta işler karışırsa, iç talep gene cansız seyreder. Turizmle birlikte dış talep de geriler. Buna 2002'deki stok artışı etkisinin tersine dönmesini de ekleyebiliriz. Büyüme sıfır hatta negatif olacaktır. Ayrıntıları tartışmaya zamanımız olacak.
2003 tahminleri
Geleneğimizi sürdürüyoruz. Yıl
Haberin Devamı

