Asaf Savaş Akat

Asaf Savaş Akat

akatas@bilgi.edu.tr

2002'yi değerlendiriyoruz (2)

Perşembe günü siyasete baktım.

Haberin Devamı

Perşembe günü siyasete baktım. Yılın son gününde sıra ekonomiye geldi. Önce 2002 için ne tahmin ettiğimizi görelim. 3 Ocak 2002 tarihli "2002 Tahminleri" başlıklı yazımın son bölümü olduğu gibi aşağıdadır.

"GSMH'daki artış yüzde 4,5 çıkıyor. Bunun önemli bir bölümü mekanik büyümedir. En az 1,5-2 puanı 2001'de stoklardaki büyük düşüşün devreye soktuğu 'hızlandıran' katsayısı kökenlidir. İç talepteki artış milli gelirin altında kalacaktır. Stok etkisini düşersek, iç talebin yüzde 1-2 aralığında büyüyeceğini söyleyebiliriz. Yüzde 4,5 kalitatif olarak eski yüzde 4,5'lara benzemeyecektir. Cari işlemler dengesi 2002'de de fazla vermeye devam edecektir. Fazlayı 5 milyar dolar hesaplıyorum. Bir bölümü ihracat artışı sayesindedir. Diğer bölümü 2001'de yurt dışında tutulan döviz kazançlarının 2002'ye sarkmasından kaynaklanacaktır.

TÜFE yılı yüzde 40'ın altında bir yerde bitirecektir. TEFE'nin en az 5 puan daha düşük çıkacağını öngörüyorum. Daha yüksek enflasyon mutlaka daha düşük büyüme anlamına gelecektir. Döviz kurunda fazla hareket beklemiyorum. Yıl boyunca döviz piyasasının satiş ağırlıklı seyredecektir. TL reel olarak değer kazanacaktır. Ortalama dolar kuru 1.450.000 civarında oluşur. Faizlere bir başka yazıda bakacağız."


Büyüme ve enflasyon
Yıl sonu için GSMH büyüme hızını yüzde 6,7 hesaplıyoruz. Stok hariç iç talebin büyümeye katkısı yüzde 1,4'den ibarettir. Stok artışlarının büyümeye katkısı ise yüzde 6'dır. Demek ki 2,2 puanlık yanılgının tümü stok artışından kaynaklanıyor.

2002 yılında stok artışının şimdiye kadar hiç görülmemiş bir düzeye çıktığını özellikle belirtmek istiyorum. Hızlandıran katsayısının işleyeceğini düşünmüştük ama böylesine güçlü bir etki yapmasına hayret ediyoruz.

TÜFE ve TEFE enflasyonu yıl sonunu sırası ile yüzde 31 ve 30 civarında bitirecek. Her ikisinde tahminimiz karamsar duruyor. Yılbaşında genel beklentinin yüzde 50 olduğunu yani benim yüzde 40'ın altı diyerek aşırı iyimser kaldığımı hatırlatırım.

TEFE'nin nispeten daha yüksek çıkmasının gerisinde yaz aylarında yaşanan siyasi belirsizlik var. Mayıstan temmuza doların 1,3 milyondan 1,65 milyona fırlaması toptan eşya enflasyonundaki düşüşü kısıtladı.


Kur ve dış denge
Ocak-Eylül ödemeler dengesi yayınlandı. Yıl sonu için cari işlemlerde 300-400 milyon dolar fazla buluyoruz. Yüzde 6,7'lik yüksek büyüme hızına rağmen cari dengede açık oluşmadığına dikkatinizi çekiyoruz.

Neden cari denge yılbaşı tahminimizden bu kadar büyük sapma gösterdi? Cevabı tahminin içinde mevcut. Geçen sene getirilmeyen döviz kazançlarının bir bölümünün 2002'de ülkeye getirileceğini düşünmüştük. Siyasi belirsizlik ve erken seçim bunu engelledi. Görünmeyen gelirlerde ve işçi dövizlerindeki düşüş 2002'de sürdü. Tahmine kıyasla 4,7 milyar dolarlık sapma tümü ile bu iki kalemden kaynaklanıyor. 2002 yılı ortalama dolar kurunu 1.510.000 TL hesaplıyoruz. 60.000 TL ya da yüzde 4'lük bir sapma var. Bunun da gerisinde siyasi belirsizlik ve erken seçim yatıyor. Kur tahminindeki yanılgı doğrudan erken seçimi öngörememenin bedelidir.

DİĞER YENİ YAZILAR