Piyasaları ve ülkeyi iki haftadır meşgul eden AB krizi, şimdilik aşılmış gibi görünüyor. Ancak bu kriz de akıllarda kalacaktır. Bir anlamda AB'nin "kulağına kar suyu kaçtı". Tezkerenin çıkmaması, Amerika ile ilişkilerde kırılmalara yol açmıştı. Hâlâ ilişkilerin tamiri için uğraşılıyor ve daha da uğraşılacak gibi görünüyor. Tam da ilerleme raporu öncesi ortaya çıkan/çıkarılan (?) "zina" krizi de AB tarafından hep hatırlanacaktır.
* Bu arada; TCK'nın 26 Eylül'de olağanüstü toplanacak olan Meclis'ten geçecek olması, müzakerelere başlanacağı anlamına gelmiyor. 17 Aralık'taki liderler zirvesi öncesinde de dikkatli hareket edilmesi gerekiyor. Bu zirvede Türkiye ile üyelik görüşmelerine başlanıp başlanmayacağına karar verilecek. Daha önceki Luxemburg zirvesinde alınan karara göre Aralık zirvesinde evet ya da hayır cevabı çıkması gerekiyor. Yeni bir tarih meselesi ortaya çıkarsa, bu durum Türkiye tarafından dikkatle değerlendirilmeli. Zira biz 1960'lardan bu yana sürekli "tarih" alıyoruz.
Yine de zoraki sağduyu ile gelen çözüm, piyasaları oldukça rahatlattı hatta neredeyse coşturdu. Zaten böylesi bir iyi haberi bekleyen piyasalar, aldıkları pozisyonlar doğrultusunda yukarı harekete devam ettiler. Borsa TL bazında 22,277 ile yeni bir rekor kırdı. Dolar kurları gelen satışlarla 1.4900 seviyelerine kadar geriledi.
Bonolar da bir önceki en düşük seviyesi olan yüzde 24,50 seviyelerine kadar geriledi.
* Bu arada olan Hazine'ye oldu. Salı günü yüzde 26,63 ortalama bileşik faizle ihalesi yapılan 567 günlük iskontolu bonolar, bugün yüzde 24,40 seviyelerine kadar geriledi. Daha önceki bir yazıda da değindiğim gibi bu farkı "politikacı eğitim maliyetlerine" saymak durumundayız.
Bu sorunun da daha önceki krizler gibi, bir şekilde geri adım atılarak çözüleceği bekleniyordu. Neden siyasiler, ekonomik taraflara ve kamuoyuna kulak vermeden bazı konularda ısrar ederler, anlaşılır gibi değil. Demokratik(!) olarak tartışılan birçok konuda ortak bir fikir oluşuyor. Ancak siyasiler değişik nedenlerle bu ortak fikri göz ardı ediyorlar ve bir şekilde piyasalar ve ekonomi geriliyor. Ardından çözüm (?) ya IMF'ten ya da AB'den geliyor.
Ortak fikir oluşturmak varken neden siyasiler her seferinde bıçak kemiğe dayanana kadar beklerler?
Zoraki sağduyu
Piyasaları ve ülkeyi iki haftadır meşgul eden AB krizi, şimdilik aşılmış gibi görünüyor. Ancak bu kriz de akıllarda kalacaktır. Bir anlamda AB'nin "kulağına kar suyu kaçtı"
Haberin Devamı

