AB ilerleme raporunun çıkmasına sayılı günler kala, bir çuval incir berbat edilmek üzere. Meclisin olağanüstü toplanarak neredeyse tüm maddelerini kabul ettiği yeni TCK tasansı, son anda komisyona geri çekildi. Nedenini kimse anlayamadı.
Tasarıyla ilgili tartışmalar sürerken, Sayın Erdoğan'ın yapmış olduğu açıklamalar herkeste şok etkisi yaptı. İlerleme raporu öncesinde Başbakan, "çıkarılan yasaların uygulamalarının zihinsel değişim gerektirdiğini ve zaman alabileceğini" söyledi. Esas şaşırtıcı açıklama; "AB bizim için olmazsa olmaz değil, hiç kimse bu noktada, parlamentomuzun takvimine müdahale edemez" idi.
Bu açıklamaların ve yaratılan krizin zamanlaması çok ilginç. İlerleme raporunun açıklanmasına çok kısa bir süre kala ortaya çıkan bu gerginlik birçok soruyu da beraberinde getirdi. Başbakan'ın basın toplantısındaki üslubu ve seçtiği sözler; tasarının 1 Ekim'e kalması, piyasalarda müthiş bir tedirginlik yarattı. Yasanın geçmesi 6 Ekim'e yetişmeyebilir ve hele de rapor için kritik tarih 1 Ekim'in kendisi olduğu belirtilirken. Meclisin olağanüstü toplanmasının sebebi bu değil miydi?
* Piyasalarda; "raporda olumsuz bir sonuç var da hükümet bunun sorumluluğunu AB'ye yüklemek için mi böylesi bir manevra yapıyor" ya da "aslında hep sözü edilen AKP'nin gizli gündeminin Türkiye'nin AB üyeliğinin gerçekleşmemesi ve ülkenin yönünü doğuya çevirerek İslâm alemine katmak mı" soruları akla geldi.
Bu sorularla birlikte, uzun zamandır sakin bir seyir izleyen bonolarda yüzde 1-1,5'luk faiz artışları oldu. 1.510 seviyelerinden açılan döviz piyasasında kurlar 1.525-1.530 seviyelerine kadar çıktı. Aslında dövizin bu ortamda daha fazla yükselmesine, şirketlerden ve şahıslardan gelen, 400-500 milyon dolara ulaştığı tahmin edilen satışlar engel oldu. Güne sınırlı satışla başlayan borsa, açıklamalar sonrasında gelen sert satışlarla günü 871 puanlık kayıpla kapattı.
Piyasalar hafta sonundaki gelişmeleri izleyecek ve önceki krizlerde olduğu gibi bir geri adım bekleyecek. Geri adım gelirse bir parça rahatlama olacaktır. Ancak piyasalar bu krizi (!) kolay kolay unutmayacaktır.
Benim ve piyasaların anlamadığı... AB bizi davet etmiyor, biz katılmak istiyoruz. AB, katılım şartlarını ortaya koydu. Bunları biz kabul ettiğimiz takdirde, görüşmelere başlayıp başlamayacağına önümüzdeki birkaç ay içinde karar verecek.
Bu kadar kritik günlerdeTürkiye muhaliflerinin eline böylesi bir koz vermek niye?
Ülkenin yıllardır beklediği iyi habere bu kadar yaklaşılmışken bu kriz neden?
Hele hele AB üyeliği ulusun önüne mutlak hedef olarak konmuşken ve alternatif bir B planı bile yokken bu kriz nereden çıktı?
Yoksa AB'nin müzakerelere başlaması bazıları için iyi haber değil mi?
Yoksa "gizli gündem" bu muydu?
AB ilerleme raporunun çıkmasına sayılı günler kala, bir çuval incir berbat edilmek üzere. Meclisin olağanüstü toplanarak neredeyse tüm maddelerini kabul ettiği yeni TCK tasansı, son anda komisyona geri çekildi. Nedenini kimse anlayamadı
Haberin Devamı

