Dün bonolarda işlem hacminin azaldığından, salı günkü ihale öncesi ve sonrasında piyasadaki tedirginlikten söz etmiştim. Bu gerilimin ana sebeplerini, son enflasyon rakamlan, stopaj, IMF, Coca Cola'nın halka arzının ertelenmesi ve Amerika'daki faiz artırım beklentileri olarak sıralamıştım.
Merkez Bankası'nın faiz indiriminin ekim ayı rakamlarının yüksek gelmesi sonrası ileriki tarihlere ertelenmesiyle, yeni pozisyon almak isteyenler beklemeyi tercih ettiler. Alıcıların çekilmesine ve piyasaya para girişinin azalmasına, yukandaki sebepler de eklendiğinde bono faizleri 30-40 baz puan arasında yükseldi.
Borsa'da son bir haftada 100 milyon dolara ulaştığı söylenen yabancı satışlarıyla, bir hafta öncesine göre neredeyse 1.700 puanlık bir düşüş oldu. Bir yabancı fondan geldiği söylenen bu satışlar piyasadaki genel havayı olumsuz etkiledi.
Gerilimin artmasında, Sn. Gül'ün AB konusunda üç gün önceki sözlerinin dünkü gazete yorumlarında öne çıkması da etkili oldu. Bunun yanı sıra piyasalarda; BDDK ile IMF arasında yaşanan "Bankacılık Yasası" çekişmeleri, yeni programın sonuçlandırılmasının zaman alacağı konuşulmaya başladı.
* Bankacılık sektörünün kim tarafından denetleneceği konusunda düğümlenen bu tartışma, programdaki vergi ve sosyal güvenlikle ilgili sorunların da önüne geçmiş durumda. BDDK'nın ilk görevi, düzenleme. Adı üstünde; Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu... Önce düzenlemeler yapılır daha sonra da bu düzenlemelere uygunluk denetlenir ki, bu da BDDK ikinci asli görevi. Denetim kökenli olan BDDK başkanı Sn. Bilgin; düzenlemeye fazla takılmadan, uzmanı olduğu denetlemeyi öne çıkarıyor. Bunu da bir "bağımsızlık mücadelesi" adı altında yapıyor. Bu da IMF programının netleşmesini geciktiriyor.
* IMF görüşmelerindeki gecikme, yine hepimize bir maliyet getirecek gibi görünüyor. Piyasa katılımcıları; AB müzakereleri öncesi sonuçlandırılacağı bakanlar tarafından açıklanmış olan IMF programının yetişemeyeceği düşüncesiyle gerildi.
Ben bu konuda, piyasa katılımcıları kadar endişeli değilim. Zira AB'yi kendisi için olmazsa olmaz hedef seçmiş olan ve bu hedefe varılmasına neredeyse bir ay kalmışken hükümet IMF ile bu süre içinde bir çözüme ulaşacaktır. Tabii ki Sn. Gül'ün üç gün önceki konuşmasının ardında kamuoyuna açıklanmamış bir sebep yoksa...
* Herkes Godot'yu bekliyor. Beklerken de yaşanan tedirginliklere rağmen, büyük pozisyon değişikliği yapmak istemiyor. Döviz piyasalarındaki sakinlik bunu gösteriyor. Bono ve borsadaki satışların döviz piyasasına talep olarak gelmesi durumunda döviz piyasaları bir parça etkilenebilecektir.
* Bayramdan sonra tekrar başlayacak IMF görüşmeleri, kısa zamanda bitirilebilirse bugünlerdeki tedirginlikler çabuk unutulacaktır.
Yine gerildik!
Dün bonolarda işlem hacminin azaldığından, salı günkü ihale öncesi ve sonrasında piyasadaki tedirginlikten söz etmiştim
Haberin Devamı

