Varlık Satışı İhalesi (II)

TMSF'nin 20 Nisan'da başlattığı Tahsili Gecikmiş Alacak-TGA satışı ihalesine 13 başvuru geldi

Haberin Devamı

TMSF'nin 20 Nisan'da başlattığı Tahsili Gecikmiş Alacak-TGA satışı ihalesine 13 başvuru geldi. Tek başına yada konsorsiyum halinde 4'ü yerli 9'u yabancı başvurusu yapılmış durumda.

20 Haziran itibanyla açılan "data room"larda anapara toplamı l milyar dolara ulaşan TGA'lara ait bilgiler yer alıyor. Önemli kısmı İstanbul yaklaşımına dahil olmuş firmalardan oluşan bu havuzdaki firmalara ait olan finansal ve kanuni bilgiler TMSF tarafından elektronik ortamda yatırımcıların incelemesine açılmış durumda. İnceleme 12 Ağustos'ta sona erecek ve teklifler 29 Ağustos itibarıyla TMSF'ye iletilecek.

Bu ihale aslında ikinci ihale. İlk ihale geçtiğimiz yıl gerçekleştirilmiş ve yaklaşık 220 milyon dolarlık havuzu Deutsche Bank yaklaşık yüzde 10'u kadar fiyat ödeyerek almıştı. İlk ihale doğrudan fiyat üzerinden yapılmıştı.

Bu ihalede TMSF "gelir paylaşımlı" bir yöntemi tercih edecek. Yatırımcılardan iki farklı tipte teklif verebilecek. İlk seçenekte TMSF kurulacak yeni Varlık Yönetim Şirketi'nin (VYŞ) yüzde 20'sine ortak olacak ve aynı zamanda da yapılacak tahsilattan (kârdan değil) pay alacak. İkinci seçenekte yatırımcılar sadece havuz için doğrudan bir fiyat teklif edecekler ve yine yapılacak tahsilattan verecekleri yüzdeyi ifade edecekler.

Bu tekliflerin aynı bazda değerlendirilmesi zor olacaktır. Diğer taraftan yabancı yatırımcıların kurulacak VYŞ içinde TMSF'nin olmasını isteyip istemeyeceklerini ihaleye verilen teklifler açıklanırsa öğrenebileceğiz. Ancak her iki teklif opsiyonunda da TMSF'nin getirdiği "tahsilattan pay" prensibi, başarılı bir tahsilat yapılır ise TMSF'nin toplam tahsilatını artırması açısından olumludur.

Konunun ilgilileri dışında pek de fazla dikkati çekmeyen bu ihale aslında bir tür özelleştirmedir. Önceki yazımda da değindiğim nedenlerle kamu niteliği taşıyan VYŞ'lerin başarılı olma şansları oldukça daha az. Bu nedenle özel sektör mantığıyla yapılacak çözümlemelerde hem zaman hem de tahsil edilen miktar açısından daha başarılı sonuçlar alınabilecektir.

***

Geçen yılkı ihaleden sonra bu ihaleninde başarıyla sonuçlandırılması Türk finansal sistemi açısından önemli. Böylelikle finansal sistem ve kamuoyu iki yeni kavramı daha yakından tanıyacaktır. İlki sorunlu yada batik bir kredinin dahi alıcısı olabiliyor. (Sıfır değere sahip bir batik kredi bile uluslararası finans kurumlan için vergi yönetimi açısından bir değeri var.) İkincisi de batik kredilerin "iskontolu satışı". Beklenen tahsilatın ileride değil, bugün! tahsil edilebilmesi. Doğal olarak yüksek risk nedeniyle iskonto oranı da yüksek oluyor. (Uluslararası yatırımcıların beklentileri yıllık yüzde 15-35 arasında değişebiliyor.)

Hazine'ye yeni kaynak!

TGA'ların İskontolu satışının Türk finansal sisteminde yerleşmesiyle TMSF'nin ardından Kamu bankaları ve özel bankalarda bu yolu izleyebilir. 2001'de yaşadığımız kriz sırasında kamu bankaları ortak yönetimi, kamu bankalarındaki sorunlu ya da sorunlu olabilecek tüm krediler için karşılık ayırmış ve oluşan zararda Kamu bankalarının yeniden sermayelendirilmesi çerçevesinde Hazine tarafından karşılanmıştı.

Buradaki rakamın 2-3 milyar dolar olduğunu varsayarsak, bu TGA'lar da satılarak kamu bankalarına dolayısıyla Hazine'ye kaynak yaratılabilir. Ayrıca kamu bankalarının bu işle daha fazla zaman kaybetmesinin ve eleman ayırmasının önüne geçilebilir..

DİĞER YENİ YAZILAR