Tsunami ve Wall Street çelişkisi

Bir haftadan daha uzun bir zamandır Sumatra'daki deprem ve sonrasındaki Tsunami felaketinin haberlerini izliyoruz

Haberin Devamı

Bir haftadan daha uzun bir zamandır Sumatra'daki deprem ve sonrasındaki Tsunami felaketinin haberlerini izliyoruz. 150 binden fazla insan öldü ve maddi kayıp 14 milyar dolar civarında hesaplanıyor. Onbinlerce insan evsiz ve işsiz kaldı. Doğanın kendini çabuk onarabileceği bir bölge ancak turizm endüstrisi açısından toparlanma birkaç yıl alacaktır.

Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere tüm dünyadan yardım toplanıyor. Japonya 500 milyon dolarla başı çekiyor. Felaketin büyüklüğünü biraz geç algılayan Amerika, ilk açıkladığı yardım rakamını 35 milyon dolardan 350 milyon dolara çıkardı.

Bu felaketlerin öncesinde, Amerika ile ilgili dikkatimi çeken iki haberi sizlerle paylaşmak istiyorum. İkiside AA kaynaklı. "ABD'de dolar milyonerlerinin sayısı, 2003 yılında yüzde 33 artışla; 6.2 milyon'dan, 8.2 milyona çıktı." "158 bin Wall Street (Amerikan Borsası) çalışanına yıl sonunda 15.9 milyar dolar ikramiye ödenmesi planlanıyor".

Çelişkiler gözden kaçmıyor. Bir taraftan milyonlarca insanın zararı 14 milyar dolar, diğer taraftan 158 bin kişinin alacağı yıl sonu ikramiyesi (bonus) 15.9 milyar dolar. Bu rakam; bu kişilerin maaşları değil, maaşlarına ek olarak alacakları "ek ikramiye" nin tutarı. İlginç bir başka çelişki daha, bu ikramiyeyi paylaşacak kişilerin sayısı nerdeyse tsunami felaketinde ölenlerin sayısına denk geliyor (şimdilik !).

Bu acı çelişkilerin ortasında ABD'nin açıkladığı yardım tutarı sadece 350 milyon dolar. Dünya jandarması, ve bir anlamda "ağası" olan ABD'nin böyle bir zamanda büyüklüğünü göstermesi gerekirdi. Böylesi zamanlarda yaraların sarılması içinde ön ayak olması yerinde olmazmıydı? Bundan sonrası içinde böylesi felâketlerin yaşanmaması için de, elindeki teknolojiyi kullanarak "erken uyarı" sistemleri konusunda da yardımcı olmasını beklemek yanlış mı olur?

YTL ile piyasalarda ilk gün
Sabah saatlerinde genel bir çekimserliğin hakim olduğu piyasalarda "hatalı işlem yapmaktansa hiç yapmamak daha iyi" diyenler beklemeyi tercih etti. Ancak bu çekimserlik neredeyse yarım gün sürdü ve piyasalar çekimserliklerini öğleden sonra attı.

Dün ilk seansta YTL cinsinden fiyatlarla işlem yapma konusunda ciddi tedirginlik gözlendi. Yavaş yavaş eski fiyatlarla benzerlikler kuruldukça; hem işlem hacmi, hem de fiyatlar arttı. Yabancıların genellikle tatilde olduğu bir günde, bono ve borsada alıcılı bir gün geçerken, bonolar 30 baz puan aşağı indi. Borsa günü 473 puan artışla kapattı.

Bankalararası döviz piyasasında çekingenlik bir süre daha sürecek gibi görünüyor. Zira 1 milyon dolar için geçerli olan ekran fiyatlarındaki alım-satım farkları; paritede başlayan düzeltme ile birlikte; 40-50 bin eski TL (40-50 pips) civarında seyretti. Dolar-euro paritesinde 3-5 pips ile işlem yapmaya alışkın piyasa katılımcılarının, bu seviyelere gelmesi bir süre alacak gibi görünüyor.

DİĞER YENİ YAZILAR