Teşvik tartışmalarının gölgesinde yeni dönem

Beş yıllık sabit kuponlu ihalede Hazine umulanın da üzerinde başarılı oldu

Haberin Devamı

Beş yıllık sabit kuponlu ihalede Hazine umulanın da üzerinde başarılı oldu. Dün 1 milyar dolarlık satışın piyasalarca "başarı" olarak kabul edileceğine değinmiştim. Dünkü ihalede sadece ROT (ortalamadan almayı kabul ederim diyen) teklifler 1,868 milyon YTL'ye ulaştı. ihalede de 775 milyon YTL'lik satış yapılırken ortalama fiyat "par"ın (100) da üzerine çıkarak 101,322 olarak gerçekleşti. Toplam satış tutarı da 2,644 milyon YTL'ye ulaştı.

Bu fiyat bononun "primli" satıldığını ifade ediyor. Kupon getirileri bazında 15.56 getiren bu tahvile gelen yüksek taleple ortalama getiri 14.62'ye indi. Sonuç olarak Hazine açısından hem vadenin uzaması hem de Hazine'nin yapmış olduğu en düşük faizli borçlanma olması açısından bu ihale oldukça başarılı sonuçlanmıştır.

Yüksek satış tutarı, önümüzdeki haftaya kadar büyük bir itfa olmadığından para piyasalarında tedirginlik yarattı. Bu tedirginlikle ıskontolu bonoda saüş yaşanırken, yeni bono da az da olsa yatırımcılarına zarar ettirdi. Ancak 23 Şubat'taki itfa ile piyasadaki likiditenin dengelenmesinden sonra faiz oranlarının seyri daha net ortaya çıkacaktır.

10 Yıllık YTL eurobond ihracı mı geliyor?
İhale sonrasında piyasalarda dolaşan bir başka haberde Hazine'nin 10 yıllık YTL cinsinden eurobond çıkaracağı yönündeydi. Beş yıllık ihalenin hemen sonrasında böylesi bir haberin yayılması ilginç. Böylesi bir eurobond'un çıkarılması mantıklı olabilir. Hazine'nin kağıtları kullanılarak çıkarılan eurobondlar talep görüyorsa, neden bu talebi karşılamak için Hazine doğrudan kağıt çıkarmasın. Böylelikle Türkiye riskini almak isteyen yabancı yatırımcılara doğrudan yatırım imkanı yaratılacaktır.

İlk bakışta benim de vadelerin uzatılması açısından desteklediğim bu görüş mantıklı görünse de bazı sakıncaları da beraberinde getiriyor. Öncelikle Hazine'nin daha önceden ihraç edilmiş üç yıllık ve dün ihraç edilmiş beş yıllık tahvilleri yemden ihraç ederek bu kağıtlara derinlik ve likidite kazandırması yerinde olacaktır. Hem piyasa katılımcıları bu kıymetlerin alım satımına alışacak, hem de yatırımcıların bu kağıtları tanımaları ve anlamaları için zaman olacaktır.

Bir diğer sakınca da vergi yönünde ortaya çıkacaktır. Yatırımcılar açısından içeride ihraç edilmiş bonolarla, yurt dışında ihraç edilmiş YTL cinsinden kağıtların vergilendirilmesinde farklılıklar olacaktır. Bunun yanı sıra Hazine içerideki borçlanmasına yeni bir rakip yaratmış olacaktır. Rekabet yaratmak açısından faydalı görünse de içeride likiditesini henüz daha tam olarak kazanmamış, rüştünü heniz daha ispatlamamış olan kuponlu kağıtlara yeni bir rakip yaratmak ne kadar akılcı olur?

10 yıllık eurobond hikayesini bir yana bırakırsak yeni tahvillerle sabit getiriri bonolar cephesinde yeni bir dönem başladı. Hem de bu dönem içerideki teşvik, gelir idaresi, yapısal reform tartışmalarının ortasında, IMF anlaşması sonuçlandırılmadığı bir ortamda gerçekleşti. Ancak ortak beklenti bu anlaşmanın kısa zamanda yapılacağı yönünde. Eğer ayak sürüme ya da Erkan Mumcu'nun istifası gibi sebeplerle bozulacak olursa bu bonolarla başlayan döneme ara vermek zorunda kalabiliriz.

DİĞER YENİ YAZILAR