Tam ortasındayız!

Bir anlamda fizik derslerinde öğrendiğimiz "bileşik kaplara" benzer hale gelen global finansal piyasaların bir gözü Çin ve Japonya'yı diğer gözü ise ABD'yi izliyor. Türkiye olarak biz de tam ortasındayız...

Haberin Devamı

Bir anlamda fizik derslerinde öğrendiğimiz "bileşik kaplara" benzer hale gelen global finansal piyasaların bir gözü Çin ve Japonya'yı diğer gözü ise ABD'yi izliyor. Türkiye olarak biz de tam ortasındayız.

Çin Yuanı'nın revalüe edilmesi, Ocak ayında 68.5 milyar dolarla yeni bir rekor kıran ABD dış ticaret açığı için önemli. Diğer yandan geçtiğimiz hafta yaşanan düşüşlerin ardında yatan en önemli unsurlardan biri olan Japonya'nın esnek likidite rejiminden vazgeçmesi ve "şimdilik" kaydıyla "sıfır" faiz politikasını sürdürmeye devam etmesi bu cephede olanlar.

Diğer cephede ise FED'in faiz artışlarına devam edip etmeyeceğinin bir göstergesi olarak da 10 yıllık ABD tahvilleri izleniyor. Dün açıklanan ABD istihdam verileri beklentilere yakın geldiği için piyasada ciddi bir etki yaratmadı. Ancak 10 yıllık bono getirilerinde kritik seviye olan yüzde 4.75'lerin üzerinde kalınması halinde 4.90 hatta 5.00 seviyelerine gelinecek gibi görünüyor.

Son birkaç yıldır global likideteye önemli katkı sağlayan Japonya'nın "şimdilik" faizlerini arttırmaması piyasaları az da olsa rahatlattı ve ciddi kırılmalar olmadı. Her ne kadar dünya piyasalarında kriz olarak adlandırılabilecek önemli düşüşler olmasa da Türk piyasaları olarak biz ciddi olarak bundan yara aldık.

Cuma gününün YTL/dolar kurlarında haftalık kapanış bazında kritik olduğuna değinmiştim. 1.3265in üzerindeki bir kapanışın 2003 Mart'ından bu yana gelen düşüş trendinin kırılması anlamına geliyordu ve haftalık bazdaki bu trend kırıldı!

Kurlardaki bu hareketin ardında global unsurların yanı sıra Sn. Büyükanıt meselesinin, MB başkanının atanmamasının da katkıları oldu. Tüm bu gerginlikler kurların yanı sıra borsayı da vurdu. Borsa endeksin 48,200'lerden 41,500'lere kadar geriledi.

İlginçtir, diğer gelişmekte olan ülke piyasalarından çok daha fazla etkilendik bu mini krizden. Aşağıdaki tabloda dolar bazında benzer hareket eden dört ülkenin borsa endekslerinin Mart 2003'ten (ABD'nin Irak'a girmesinden sonra) bu yana oluşan getirileri yer alıyor. Bakıldığında en yüksek getiri Brezilya'da olurken, İMKB ikinci en iyi getiriyi sağlamış.

Neden en çok biz etkilendik? Bunun ardında yerel sorunların (Irak, İran, MB başkanı, ordu-hükümet gerginliği vb.) yanı sıra temel ekonomik göstergelerin de önemli bir payı var. Brezilya cari ve dış ticaret fazlası verirken biz de açık olması gibi. Bu ve benzeri nedenlerle önce bizim piyasalardan çıkılıyor, önümüzdeki bir kaç ayda Türkiye ve İMKB "öncü gösterge" olabilir! Sihir bozuldu! Artik tüm katılımcılar aldıkları hasarlan en aza indirebilmek için yeni pozisyonlar-riskler almaktansa ellerindekini en iyi koşullarda boşaltmayı tercih edeceklerinden tedirgin hareket edeceklerdir. İMKB'de geçen haftaki düşüşler sırasında "gapler" oluştu (cent bazında 3.45-3.48 gibi) ve bunların kapanma ihtimali oldukça yüksek. Kısa vadede Japonya'nın verdiği "ödünç" zamanla borsada yükselişler olabilir, kurlarda da gerileme görülebilir. Ancak bunların kalıcı olması zor görünüyor.

DİĞER YENİ YAZILAR