Sonbahar sendromu

Sayın Süreyya Serdengeçti'nin Perşembe ilk "Fınansal İstikrar Raporunu" açıkladığı günün ertesinde piyasalarda ciddi düşüşler yaşandı. Kurlar özellikle yabancı katılımcıların alımlarıyla 1.3310 seviyesinden 1.3520'ye çıkarken, borsa günü 935 puanlık düşüşle 28.175'ten kapattı

Haberin Devamı

Sayın Süreyya Serdengeçti'nin Perşembe ilk "Fınansal İstikrar Raporunu" açıkladığı günün ertesinde piyasalarda ciddi düşüşler yaşandı. Kurlar özellikle yabancı katılımcıların alımlarıyla 1.3310 seviyesinden 1.3520'ye çıkarken, borsa günü 935 puanlık düşüşle 28.175'ten kapattı.

Bu düşüşlerin ardında bir çok sebep sıralanabilir:

Son aylarda gelişmekte olan ülke piyasalarındaki yaşanan yükselişlerden sonra beklenen kâr realizyonu, Fransa'nın kendi iç politik tartışmaları uğruna; Güney Kıbrıs ve Yunanistan'dan da daha öne çıkarak; Türkiye'nin müzakerelere başlaması için Güney Kıbrıs'ı tanımasındaki ısrarı, piyasalarda son aylarda daha sık tartışılmaya başlayan, önümüzdeki yıl fınansal ürünler için uygulamaya konacak yüzde 15'lik stopaj konusu, finansal kurumların değişmesini bekledikleri stopajın, MB tarafından şantaj olarak nitelenmesi ve MB Başkanı'nın stopajı destekler nitelikteki açıklamaları, petrol fiyatlarındaki hafta boyu her gün yenisi kırılan rekorlar, ABD'de devam eden faiz artışları, yılsonunda 20 milyar doları aşması beklenen cari açık, hacmi gittikçe artan türev ürünlerinde katkılarıyla stop loss (zarar durdurma) limitlerinin çalışması, tüm bu nedenlerin bir araya gelmesi ve gelişmekte olan ülke piyasalarına girişlerin azalmasıyla birlikte bahar havası, sonbahar havasına döndü.

Türkiye için en önemli çıpa niteliğindeki AB'de müzakerelerin başlamasını engelleyebilecek sorunlar doğal olarak piyasaları olumsuz etkiliyor. Bu konudaki radikal bir dönüş piyasalarda uzun sürebilecek bir "kış" dönemi yaşatacaktır.

Ben hâlâ daha AB ile müzakerelere başlanacağı kanaatimi koruyorum. Zira bizim istikrarlı bir değişim için AB'ye ihtiyacımız olduğu kadar, AB'nin de iyi bir pazar olarak bize ihtiyacı var. Bu nedenle uzun ve meşakkatli bir süreç olsa da müzakereler başlayacak, ancak sonuçlanana kadar köprünün altından çok sular akacaktır.

Döviz ve borsadaki hareketlere karşın bono cephesindeki hareketler daha sınırlıydı. Yerli katılımcıların bu piyasada "destekleme alımları" yapıyor olmaları hareketin daha dar bir aralıkta kalmasına yardımcı oldu. Dövizini satıp yarattığı YTLyi bonodan çok, gecelik faizlerde değerlendirenlerin alımlarının döviz talebini yarattığı düşünülüyor.

Hafta başında bu çıkışların sürüp sürmeyeceğini göreceğiz. Döviz cephesinde, Nisan sonundan bu yana devam eden düşüş trendinin kritik seviyesi 1.3530-50 aralığında. Bu seviyenin aşılması halinde 1.3710-30 aralığına kadar yükselebilecek bir hareket olabilir. Bizde başlayıp diğer gelişmekte olan ülke piyasalarına sirayet eden bu hareket, Pazartesi sükunete ulaşır ve 1.3550 asılmazsa kurların yeniden 1.31'li seviyeler dönmesi bile mümkün olabilir.

Piyasaların önündeki ilk önemli sınav 24 Ağustos'taki Hazine itfası olacak. Tek gündeki rekor tutardaki 9.4 milyarlık itfasının sorunsuz aşılması halinde piyasaların normale dönmesi mümkün. Bu itfaya ve ihalelere kadar piyasalarda hareketli günler devam edecek.

DİĞER YENİ YAZILAR