"Rapor" öncesi bonocuyla borsacı farkı

Bugün piyasalarda gözler, kulaklar "ilerleme raporunda" olacak. Raporla ilgili birçok dedikodu ve bilgi var. Tüm bunlar netleşecek gibi görünüyor

Haberin Devamı

Bugün piyasalarda gözler, kulaklar "ilerleme raporunda" olacak. Raporla ilgili birçok dedikodu ve bilgi var. Tüm bunlar netleşecek gibi görünüyor. "Gibi görünüyor" çünkü bu karar aslında AB için de kolay değil. Ne yardan ne de serden geçebilme durumu söz konusu. Rapor olumlu olsa bile çok sayıda çekince olacak gibi görünüyor.

Yine de daha önceki yazılarda da değindiğim gibi rapordaki olumlu noktalar öne çıkarılacak. Zira başta bono yatırımcıları olmak üzere, borsa yatırımcıları da olumlu çıkacağı beklentisiyle pozisyonlarını aldılar. Ancak birkaç gündür var olan tedirginlik Kıbrıs referandumu öncesine benzetiliyor. Hatırlanacağı gibi, Kıbrıs'taki referandumun Türk tarafının kabulü, Rum tarafının reddine rağmen, olumlu bir gelişme olacağı düşünülmüş ancak başta borsa olmak üzere referandumun hemen sonrasında satışlar gelmişti.

Böylesi bir ortamda dün, piyasalarda iki farklı hareket tarzını izledik. Döviz, Eurobond ve bono tarafında oldukça sakin bir gün yaşanırken, borsa tarafında ciddi sayılabilecek satışlar vardı. Gerçi işlem hacmi, her iki piyasa da beklemede olduğundan, oldukça sınırlıydı.

Bu bekleme ortamında bono piyasasının katılımcılarıyla, borsa katılımcılarının tepkileri farklıydı. Bonocular daha sakin ve serinkanlı iken, borsacılar yine oldukça heyecanlı bir seans geçirdiler.

Bunun ardında aslında birkaç basit sebep yatıyor. Bono piyasasındakiler, bankalar ve fonlar adına işlem yapıyorlar. Yani daha çok başkalarının paralarını yönetiyorlar. Halbuki borsa katılımcıları, daha çok kendi paralarını yönetiyorlar. Bu nedenle daha çabuk heyecanlanabiliyorlar.

Bonocuların ellerinde bulundurdukları pozisyonlar katrilyonlarla ifade edilecek denli büyük pozisyonlar iken, borsa yatırımcılarında (fonlar da dahil olmak üzere) trilyonluk pozisyon taşıyanların sayılan çok da fazla değil. Her iki piyasanın işlem hacimleri kıyaslanmayacak denli farklı olsa da (bono piyasası çok daha büyüktür); bonocular için, pozisyonlarından kurtulmak görece olarak daha zordur. Bonocuların birçoğu kolay kolay pozisyonlarında değişiklik yapamazken, borsacılar bu konuda daha esnektirler.

Bankalarda görev yapan bonocuların elini bağlayan bir başka etken de, çalıştıkları bankaların bilançoları. Pozisyonlarını kolaylıkla likidite edemediklerinden, sattıkları ve fiyatların düşmesine sebep olan işlemler, bilançolarında kalan bonoları da olumsuz etkiliyor. Borsacıların ise böylesi dertleri pek yok.

İnsanların birbirlerini daha fazla etkiledikleri borsada katılımcılar, raporu mal satarak beklemeyi tercih ettiler. Ancak bilinen olumsuzluklar önemli ölçüde borsadaki fiyatlara girmiş gibi görünüyor. Çok olumsuz yeni bir ekleme olmazsa, borsacılar da bir süre sonra raporun olumlu yönlerini yeniden değerlemeye alacaktır.

DİĞER YENİ YAZILAR