Piyasalarda haber (!) hareketliliği...

Çarşamba günü Merkez Bankası ikinci üç aylık para piyasası raporunu yayınladı. Rapor dikkatli incelendiğinde olumlu gelişmelerden ve her zamanki gibi başta petrol fiyatları ve ABD'deki faiz artırımları olmak üzere muhtemel dış risklerden söz ediyor

Haberin Devamı

Çarşamba günü Merkez Bankası ikinci üç aylık para piyasası raporunu yayınladı. Rapor dikkatli incelendiğinde olumlu gelişmelerden ve her zamanki gibi başta petrol fiyatları ve ABD'deki faiz artırımları olmak üzere muhtemel dış risklerden söz ediyor.

Rapordaki bir ifade, Reuters tarafından verilişi itibariyle piyasalarda tedirginliğe neden oldu. Merkez Bankası'nın; faiz indirimi beklenirken, faiz artırabileceğinin belirtildiği haber piyasa katılımcılarını huzursuz etti. Bonolara satış gelirken, döviz fiyatları da yukarı çıktı. Bu gelişmeler üzerine Merkez Bankası dün ek bir açıklama yaptı. IMF ile yeni bir anlaşma yapılması niyetinin, en önemli risklerden birini elimine ettiği belirtildi. Aynı açıklamada, faiz politikasının enflasyondaki öngörülerle, hedeflerin uygunluğu doğrultusunda şekilleneceği belirtildi. Piyasalarda tedirginliği artıran; Merkez Bankası'nın tam olarak güncellenmemiş izlenimi yaratan bir rapor yayınlaması ve arkasından da bu raporla ilgili ek açıklamalar yapması oldu. Bu; piyasaların pek aşina olduğu bir durum değil.

Merkez Bankası faizler konusunda, indirim veya artış yapabileceğini hemen her raporunda vurguluyor. Ancak raporun tamamı değil de, sadece bu bölümü haber olarak verildiğinden dolayı piyasalar etkilendi.

Moody's haberi
Bugüne kadar Merkez Bankası'nın faiz artırımı deneyimini yaşamayan piyasalar, hep Merkez Bankası'ndan indirim talep eder durumda. Bunda Merkez Bankası'nın da payı var. Faiz yükseltmek durumunda kalmamak için, geçmişte birçok kez faiz düşürebileceği zamanlarda dahi düşürmeme tercihini kullanması, bu izlenimin oluşmasında etkin oldu. Son gelişmelerden sonra Merkez Bankası faizlerde değişiklik için bir süre daha bekleyecek gibi görünüyor, ben buna katılmasam da...

Dünün bir başka önemli haberi de Moody's'den geldi. Salı günü gelen S&P'nin sürpriz not artınmından sonra, piyasalarda olumlu bir hava esmişti. Bu haberin ardından Moody's cephesinden de not artırımı konusunda olumlu haberler beklerken dün bu cepheden "maxi devalüasyon" endişesi haberi geldi. Her ne kadar yeni bir tanım (!) olsa da, cari açıkla ilgili endişelerin ardından söylenmesi piyasa katılımcılarının kulağına hiç hoş gelmedi. Reuters'in sorularına verilen yazılı cevaplara dayandınlan bu haberde bahsedilen "maxi -devalüasyon" dalgalı kur ortamında mümkün değil. Evet, cari açıkla ilgili sorunlar daha da artarsa kurlarda hızlı bir hareket olabilir.

Ancak dalgalı kur ortamında, piyasa şartlarında meydana gelebilecek bir kur hareketini "devalüasyon" olarak adlandırmak hata olur. O zaman, euro karşısında Ocak 2002'de 0,8575 seviyesinde olan dolar, Ocak 2004'de 1.29 seviyesine geldiğinde "dolar euro karşısında yüzde 50.40 devalüe oldu" demek doğru olacaktır.

Ama dünyada kimse bunu "devalüasyon" olarak adlandırmıyor !

DİĞER YENİ YAZILAR