Merkeziden faiz indirimi şart görünüyor!

Dün Ocak ayı enflasyon rakamları açıklandı. Üretici fiyatları yüzde 0.41 azalırken, tüketici fiyatları yüzde 0.55 artmış

Haberin Devamı

Dün Ocak ayı enflasyon rakamları açıklandı. Üretici fiyatları yüzde 0.41 azalırken, tüketici fiyatları yüzde 0.55 artmış. TEFE'nin yerini alan üretici fiyat endeksindeki düşüşte kullanılan yöntem değişikliğinin etkisi olsa da, her iki endeks de beklentilerin altında gerçekleşti.

Geçtiğimiz Pazartesi günü Aralık ayı dış ticaret açığı da 3.97 milyar dolar olarak açıklandı. 2004 yılına ait toplam açık da 34.4 milyar dolar oldu. Geçtiğimiz yılların istatistiklerine bakıldığında özellikle Kasım ve Aralık aylarında ithalat ve dolayısıyla dış ticaret açıkları da artıyor. Ancak bu yılki açık rakamı ve artış hızı yine de beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Bu rakamlara baktığımızda cari açığın Aralık ayı için 3 milyar dolan, toplam cari açığında 15 milyar dolan aşacağı görülüyor. 2004 yılında ilk cari açık hedefi 7.6 milyar dolar olarak açıklanırken, bu hedef önce 10.8'e daha sonra da 14.6 milyar dolara revize edildi.

Ancak bu rakam dahi gerçekleşmelerin altında kalacak gibi görünüyor. Tahmin rakamının yıl içinde neredeyse iki katına çıkarılmasına rağmen tutmaması, bugüne kadar alınan önlemlerin yeterli olmadığını gösteriyor.

PPK toplantısı önemli!
Hem ithalatın bu denli yüksek çıkmasında hem de üretici fiyatlarındaki düşüşte, özellikle 17 Aralık'tan sonra kurlardaki "istikrarlı düşüşün" payı büyük. Her ne olursa olsun kurların düşük seviyelerde seyretmesi ister istemez ithalatı cazip hale getiriyor. Verimliliklerini istedikleri kadar arttırsalar da ihracatçıların fiyatlarını uluslararası piyasalarda cazip olmaktan çıkarıyor. Basit mantık kurların yükselmesinin, bir başka deyişle YTL'nin değer kazanmasının önüne geçmenin bu sorunu çözebileceğini söylüyor.

Kurların düşüşü engelleme yönteminin, Merkez Bankası'nın geçtiğimiz hafta yapmış olduğu gibi döviz alımlarından geçmediğini gördük. Serbest kur ortamında bir devalüasyon da söz konusu olmadığından dolayı yapılması gereken YTL'nin cazibesinin azaltılmasıdır. Bu da yine bizleri YTL faiz oranlarına getiriyor. 8 Şubat'ta yapılacak Para Politikası Kurulu'nun toplantısında faizlerin düşürülmesi yerinde olacaktır. Ocak ayında yapılan YTL cinsi eurobondların ihraç tutan 1 milyar dolara ulaşmış, dün ve önceki gün özellikle yabancıların alımlarıyla bono bileşikleri fonlamanın da altına inmişken bu faiz indiriminin 2 puan ve hatta üstünde olması doğru olacaktır.

Merkez Bankası yine IMF görüşmelerinin sonuçlanmasını bekleyebilir ve indirim Mart ayına ertelenebilir. Ancak bu tarz bir erteleme, Hazine'nin yüksek faiz maaliyeflerine bir ay daha katlanması, dış açık ve cari açıkların devamı ve muhtemel sorunların daha da büyümesine, ileride daha sert tedbirlere ihtiyaç duyulmasına neden olacaktır.

FED faiz oranlarını beklendiği gibi 25 baz puan arttırdı. Avrupa Merkez Bankası ise faizleri aynı bıraktı. Şimdi sırada TC Merkez Bankası'nın 8 Şubat'taki Para Politikası Kurulu (PPK) var. Bence 8 Şubat PPK toplantısı Türk sermaye piyasaları açısından, FED ve Avrupa Merkez Bankası'nın toplantılarından da daha önemli hale geldi.

DİĞER YENİ YAZILAR