Merkez'den kriz tecrübesi de emekli oluyor!

Merkez Bankası'nın yeni başkanının kim olacağının en azından yılbaşında belli olması, ekonomik aktörlerin yeni ismi anlaması ve tanıması açısından önemliydi. Ancak bu yapılmadı. Şimdi yine başkanın kim olacağı tartışılıyor

Haberin Devamı

Merkez Bankası'nın yeni başkanının kim olacağının en azından yılbaşında belli olması, ekonomik aktörlerin yeni ismi anlaması ve tanıması açısından önemliydi. Ancak bu yapılmadı. Şimdi yine başkanın kim olacağı tartışılıyor.

Merkez Bankası başkanlığının yanı sıra başkan yardımcıları konusu gittikçe daha çok önem kazanıyor. Piyasa ekonomisiyle "barışık" olmayan kişilerin, "piyasaları" nasıl yöneteceği akla ciddi soru işaretleri getiriyor.

Akla gelen sorulardan biri de bu atama sürecinde, iktidar partisi AKP içinde farklı seslerin gittikçe yükselmeye başlayıp başlamadığıydı. Atama sürecinde başbakanın ve ilgili diğer bakanların farklı mesajlar vermeleri ve farklı tavırlar sergilemeleri bu düşünceyi besler nitelikte. Belki de bir süredir var olan konu; bu vesileyle su yüzüne çıktı ya da yeniden gündeme geldi.

Her ne olduysa oldu. Ancak dikkatlerden kaçan önemli bir nokta daha var ki; o da MB'de Sn. Serdengeçti ve beraber çalıştığı mesai arkadaşlarının emekli olmasıyla, bir anlamda MB'den "kriz tecrübesi" de emekli oluyor.

1980 yılında MB'de göreve başlayan Sn. Serdengeçti en azından 1994 ve 2001 Türkiye krizlerinin içinde bulunmuş, son 10 yılda yaşanan Rusya, Uzakdoğu ve 11 Eylül gibi bir çok krizi yakından izlemiş bir başkandı. Başkan yardımcıları içinde benzer tecrübelerden söz edilebilir. Piyasaları yönetmenin arük neredeyse bir "sanat" haline geldiği son yıllarda, tecrübelerin değeri tartışılmaz.

Benim inandığım bir söz var; "acılarla öğrenilenler unutulmaz." Kriz tecrübesi de bu söze en çok uyan tecrübedir ve herhangi bir akademide ya da okulda öğretilmesi nerdeyse imkânsızdır, işler olup bittikten, kriz sonlandıktan sonra yazılan raporlarla, kriz dönemindeki karar alma sürecinin ve duygularının anlaşılması mümkün değil!

Bazı kararlar alınır, ki bazıları çok doğru ve yerindedir. Bazılarının sonradan hatalı olduğu anlaşılır. Ancak kriz anında bunu bilemezsiniz. Bunun da bir maliyeti vardır. İşler yoluna girdikten sonra bunu "eğitim masrafı" olarak düşünebilirsiniz. Zira arük benzer hataların yapılmayacağı aşikârdır.

Ancak bu "eğitim masrafının" yapıldığı kişi(ler) aynı görevlere devam etmezler, bu tecrübe ve bilgi birikimi sonradan gelenlere aktarılmaz ise, korkarım ki aynı masraflar yeniden yapılacaktır.

Yeni başkan ve yardımcıları için de bu "masrafları" yapmak yerine, en azından MB'daki Araştırma ve piyasalardan sorumlu başkan yardımcısı bu tecrübelere sahip, piyasaların da kabul edebileceği bir kişi olsa daha iyi olmaz mı?

DİĞER YENİ YAZILAR