Merkez faizinin önemi!

ABD'deki son 25 baz puanlık faiz artışıyla FED faizleri yüzde 3.75'e yükselirken, gösterge niteliğindeki 10 yıllık ABD tahvillerinin getirisinde önemli bir değişiklik olmadı

Haberin Devamı

ABD'deki son 25 baz puanlık faiz artışıyla FED faizleri yüzde 3.75'e yükselirken, gösterge niteliğindeki 10 yıllık ABD tahvillerinin getirisinde önemli bir değişiklik olmadı. Yüzde 4.15-4.25 bandındaki seyrini korudu. ABD tahvil getirilerinin faiz artışlarına tepki vermemesi Uzakdoğu'dan gelen alımlara bağlanırken, bu piyasalardaki getirilerden memnun olmayanlar da gelişmekte olan ülke piyasalarına yöneliyor.
Benzer seyir izleyen Brezilya ve Türkiye'de döviz girişleri nedeniyle kurlar ve bono faizleri gerilerken, borsalarda yeni rekorlar kırıyor. Benim tahminim borsalarda yavaş yavaş zirveye yaklaşıldığı yönünde. Buna bir başka yazıda değieceğim. Ancak Hazine bonolarında özellikle bu hafta yaşananlar dikkat çekiciydi.
Bono faizleri 5 aydır değişmeyen Merkez Bankası gecelik faizinin bileşik eşdeğeri olan yüzde 15.30 seviyesini Mart ayından bu yana dördüncü denemesinde ilk kez aşağı kırdı. Pazartesi başlayan alımlardan sonra dün ilk kez yüzde 15.05 seviyesine kadar gelindi.

Eylül ayı PPK toplantısı öncesinde MB'nin faizlerde 50 baz puanlık bir indirime gitmesi durumunda bonoların yüzde 15'in altını hedeflediğine değinmiştim. MB indirmeden de Ekim ayında indirim beklentileriyle indirimden sonraki muhtemel seviyelere yaklaşıldı.

Ancak gün içinde gelen kâr satışlarıyla fazla kalamadı ve faizler bir önceki gününde üstüne çıkarak, yeniden yüzde 15.30 seviyesine yükseldi.

Piyasalardaki beklenti Ekim'de 50 baz puanlık bir indirim. Bu indirim gelirse gecelik faizlerin bileşiği yüzde 14.74'e inecek. Benzer şekilde bonoların teknik analizi de yüzde 14.80'i işaret ediyor.

Ekim'de MB'nin 50 baz puan değil de 25 baz puan indirmesi durumunda bu seferde bileşikler 15.02'ye gelecek ki bu da dünkü dip olan 15.05 neredeyse denk geliyor. MB 25 baz puan indirebileceğini veya hiç indirim yapmayabileceğin! öngören bazı katılımcılar dip noktasında satış yaptılar. Haksız da sayılmazlar. Zira en azından 2 hafta sonra görülebilecek muhtemel seviyeye şimdiden ulaşılmış durumda ki kârlarını cebe koymakta bir sakınca görmediler.

Tam bu noktada MB'nin gecelik faizlerinin önemi bir kez daha öne çıkıyor. MB'nin görece olarak yüksek kalmış gecelik fazileti muhtemel düşüşlerin önünde bir engel olarak duruyor. İlk kez 9 Mart'ta yüzde 15.6 bileşik seviyesi denemişti. O tarihten bu yana neredeyse altı ay geçti ve faizler ilk kez MB'nin faizinin altına inebildi. Yine de burada fazla kalamadı. Zira parayı bonoda tutmaktansa MB vermek daha kârlı katılımcılar için.

Faiz kararlarında sürekli olarak önümüzdeki dönemi göz önünde bulundurduğunu yineleyen MB, umarım geçtiğimiz altı ayda haklı çıkmıştır. Ve umanm Hazine'nin borçlanmalarındaki altı aylık yüksek faiz farkı enflasyonla mücadeledeki küçük bir maliyet olarak kalır.

DİĞER YENİ YAZILAR