Merkez Bankası yine "tutucu iyimser" bir tavırla faizleri 25 baz puan (yüzde 0.25) indirdi. Halbuki bu ayki PPK toplantısı öncesinde şartlar daha önceki toplantıların hiçbirinde olmadığı kadar iyimserdi. AB müzakerelerine başlanmış, enflasyon beklentilerinde altında gerçekleşmiş ve belki de en önemlisi büyük özelleştirmeler başarıyla yürütülmekteydi. Geçen ayki toplantının hemen öncesinde petrol fiyatları rekor seviyeler olan 67 dolarları görmüşken bu ayki toplantı öncesinde 60 dolarların altına inilmiş durumdaydı.
Yine de MB bunların neredeyse tamamını göz ardı edercesine, piyasaların dört aydan sonra hiç değilse 50 baz puanlık indirim beklentisine karşın bunun yarısı ile yetindi. Neredeyse indirmeyecekti ama bonolar bu kadar inmişken de düşürmemezlik edemedi.
'Eylül ayı Enflasyon ve Görünüm'raporunda yine petrol fiyatlarına ve bunların ikincil etkileriyle, hizmet sektöründeki özellikle kiralardaki artışlarına değinilmiş. Büyümenin ve iç talepteki artışların kontrollü olduğunun vurgulanmasına rağmen indirimin düşük tutulmasını anlamak pek mümkün değil. Sonuç olarak raporun iyimserliği faiz indirimine yansımamış durumda.
Piyasa katılımcıları bile gecelik faizlerin 50 baz puan düşeceğine inandıkları için, gösterge bono faizlerini yüzde 14.50'lere kadar indirmişti, indirim sonrasında gecelik faizlerin bileşikleri yüzde 15.02 seviyesine denk geliyor ki bu cari bono faizlerinden daha yüksek. Piyasa katılımcıları MB'nın faiz indirim sezonunu açtığına, önümüzdeki iki ayda da 25 baz puanlık indirimle devam edeceğine ve yılı yüzde 13.50'ile bitireceğine inandıklarından fazla satış yapmadılar.
Gerçi dün uluslararası piyasalarda gelişmekte olan ülke piyasalarına gelen genel satiş sonrasında bonolara da satış geldi. Gösterge bono faizleri yüzde 14.85'e kadar yükselse de yine de gecelik faizin bileşiğinin altında kaldı.
Kira-Konut Kredisi-MB Faizi
MB'nın son üç dört aylık görünüm raporlarında sık sık kiralardaki artışlara ve katılığa değiniyor. Yüksek kiraların ardında yaz-sonbahar dönemindeki tayin ve okul hareketlerinin yanı sıra özellikle son bir iki yılda hızla artan konut kredilerinin de payı var.
Konut kredisiyle ev alan ve bu evi kiraya vererek kredi taksitlerini ödemek isteyen yatırımcıların, bu artışlarda önemli bir payı var gibi görünüyor. Zira gayrimenkule yatırım yapan bir çok küçük-orta boy yatırımcı aldıkları kira ile kredi taksitlerini ödemeyi amaçlıyor. Pek azı kira ile borç taksidi arasındaki farkı cebinden ödemeyi kabulleniyor.
Hal böyle olunca da yüksek faizli kredilerin aylık taksitleri doğal olarak talep edilen kiraya yansıyor. Bu da kiraları, dolaylı olarak enflasyonu ve en nihayetinde de MB'nın faiz kararlarını etkiliyor.
Yumurta mı tavuktan, tavuk mu yumurtadan ?
Merkez cimri davrandı!
Merkez Bankası yine "tutucu iyimser" bir tavırla faizleri 25 baz puan (yüzde 0.25) indirdi. Halbuki bu ayki PPK toplantısı öncesinde şartlar daha önceki toplantıların hiçbirinde olmadığı kadar iyimserdi
Haberin Devamı

