Kaç puanlık indirimde neler olabilir?

Bugünkü Para Piyasaları Kurulu (PPK) toplantısının sonucu beklenirken dün bono piyasalarında alım devam etti

Haberin Devamı

Bugünkü Para Piyasaları Kurulu (PPK) toplantısının sonucu beklenirken dün bono piyasalarında alım devam etti. Gösterge niteliğindeki 27 Eylül 2006 vadeli İskontolu tahvil bileşikleri yüzde 16 seviyesine (gecelik eşdeğeri yüzde 14.85) geriledi. 5 yıllık altı ayda bir sabit kupon faizli tahvildeki alım daha da ilginçti. Geçen hafta kapanış fiyatı 105.80 olan bu tahvilin fiyatı dün 107.30 seviyesine kadar yükseldi. Bu fiyat yıllık bazda yüzde 13.6'lık bir bileşik getiriye, yüzde 12.75 gecelik faize denk geliyor.

Piyasalarda geçen haftaki beklenti, Merkez Bankası'nın tedbirli davranarak 0.5 puanlık bir indirim yapacağı yönündeydi. Bu beklenti geçen hafta sonu ve dün itibarıyla 1 puana kadar yükseldi. Bir puanlık indirim dahi dünkü piyasa faizlerine bakıldığında yeterli olmayacak görünüyor. Dün ilk defa 2 hatta 3 puanlık (300 baz puan) şok indirimlerden konuşulmaya başlandı. Zira düşen faizlere rağmen kurlarda herhangi bir kıpırdanma olmuyor. Bu da cari faiz oranlarının dahi YTL'yi cazip kıldığı anlamına geliyor.

Eğer MB 1 puanlık (100 baz puan) bir faiz indirimine giderse, bu durumda piyasalar bir ay sonra yeni bir indirim olacak diye dövize yine el sürmeyeceklerdir. Hatta Londra piyasasındaki fonlamanın iç piyasaya oranla daha yüksek olmasından dolayı yeni bir döviz satışı bile gelebilir. Bu durumda dolar kurlarını 1.2460 (paritede radikal bir değişiklik olmazsa) seviyelerinde dahi görebiliriz. Faizler belki bir parça yükselebilir ancak ufukta yeni bir faiz indirimi beklentisiyle, yükseldiği yerden yeni alıcılar gelecektir.

Eğer Merkez Bankası cesaretli bir adım atıp, 2 puan ve üzerinde bir indirime gider ise bu durumda bono faizleri önce yeni gecelik oran seviyesine kadar gerileyebilir. Buradan belli oranda bir kâr realizasyonu yaşanabilir. MB indirim açıklamasında döviz alım ihalelerinin miktarının değişmesi ya da faizlerin gelişimi ile ilgili bir yorum yapar ise piyasalar bunları dikkate alarak yeni dönem için fiyatlamalarını yapacaklardır.

Bono cephesindeki bir kâr realizasyonu dövizde de bir alım getirebilir. Eğer MB'nin faiz indirimiyle gelecek açıklamaları bir "müdahaleyi" çağrıştırır ise; dövizdeki hareket hızlı olabilir, ancak bu ihtimal düşük. Döviz cephesinde hızlı bir alım dalgası bonolan düştüğü seviyelerden yukarılara taşıyabilir. Yine de özellikle sabit kuponlu tahvildeki alımlar ve gelinen fiyat seviyeleri, dövizdeki hareketlerin geçici olabileceğini düşündürüyor.

MB gecelik borç alma faizlerini 2 puanlık bir indirimle yüzde 14.5 seviyesine çektiğini ve yıllık yüzde 8 enflasyon hedefinin gerçekleşeceğini varsayarsak hala daha reel faizler yüzde 7 seviyesine denk geliyor. Bu reel faiz bile dünya ölçülerinde çok yüksek bir reel faizdir. Yabancı yatırımcıların hele hele döviz girişlerinin artacağı önümüzdeki yaz döneminde bu denli yüksek reel faizden vazgeçebileceğini sanmıyorum.

Taa ki hükümet AB, Kıbrıs, IMF ve Irak konularında bir hata yapmasın...

DİĞER YENİ YAZILAR