Geçtiğimiz hafta ilk kez gittiğim Atina'da bazı banka ve borsa aracı kurum temsilcileri ile görüşme fırsatı buldum. Bu görüşmeler sırasında ve sonrasında AB üyeliğine aday olan Türkiye ile halihazırda üye olan Yunanistan'daki piyasaları ister istemez karşılaştırmaya başladım.
Türk Borsası'nda son dönemde en kritik tartışma malum vergi meselesi. 2006'da Türk Borsası vergide hesaplaması zor bir sisteme geçecek. Alınması düşünülen yüzde 15'lik stopaj için üçer aylık kazançlara bakılacak. Hisseni satmasan da yani karını realize etmesen de kağıt üzerindeki kardan stopaj vergisi kesilecek. Bir sonraki 3 aylık dönemde şayet zarar edersen, ödediğin vergi için mahsup sözkonusu olacak. Ancak bu neresinden bakılırsa bakılsın oldukça kafa karıştıran karmaşık bir yöntem. Zaten borsacılar da sistemi hiç beğenmedi ve değiştirileceğini bekliyor.
Pekii, Atina'daki komşularımız ne yapmış?
Ziyaretimde beni en çok şaşırtan konu, Atina Borsası'ndan elde edilen gelirlerin vergilendirilmesindeki basitlikti. Yunanistan'da satış üzerinden alınan yüzde 0.15 (binde 1.5)'lik vergi ile bu sorun kökünden çözülmüş. Vergi bu yılın başına kadar binde 3 olarak kesiliyormuş. 2005'le beraber piyasalan canlandırmak amacıyla yan yanya düşürülmüş.
Atina'daki uygulamayı neden anlattım?
Halkları birbirine benzeyen bu iki ülke önümüzdeki yıllarda AB süreci içinde, yabancı yatırımcıları çekmek için rekabet edecekler. Rekabet ortamında yatırımcıların bu denli yüksek ve karmaşık bir vergi sisteminin olduğu Türkiye yerine, Yunanistan'ı tercih edecekleri açıktır. Rekabette geride kalmamak için, Maliye Bakanlığı ve SPK, Borsa'ya getirilmek istenen vergi düzenini bir kez daha masaya yatırmalıdır.
Yunan Hükümeti vergide niye ucuzluk yaptı diye de sordum. 2000 yılı öncesinde, dünya piyasalarına paralel olarak Atina Borsası'nda da önemli bir ralli (yükseliş) yaşanmıştı. Dönemin sosyalist hükümeti de; AB'den gelen "Kayıt dışı ekonomini kontrol et" emri ile Borsa'yı desteklemiş kayıt dışı ile mücadelede borsasından büyük destek görmüştü.
Ancak son dört yıldır Atina Borsası; hem endeks olarak, hem de işlem hacmi olarak gerilemiş. Son aylarda artan ilgiyle günlük işlem hacmi ancak 50-60 milyon euro seviyelerine yükselmiş. (İMKB günlük işlem hacmi ortalaması 400-500 milyon dolar civarında.)
Borsa'daki durgunluğa karşın Atina'da türev piyasaları oldukça iyi çalışıyor.Kıbrıs ilginç bir ortak nokta idi. Fınans çevrelerinden görüştüğüm kişiler Kıbrıs'ın yakın bir zamanda sorun olmaktan çıkacağı konusunda hemfikirdiler. Rum lider Sn. Papadopulos'un; izlediği politikalarda artık yanlız kaldığını, yakında adadaki iki halka da yeni bir ortak çözümün sunulmasını beklediklerini belirttiler.
Diğer gözlemlerimi de paylaşacak olursam, yaz aylarında yapılan Olimpiyat'ın Atina'ya çok iyi geldiğini söyleyebilirim. Şehir merkezi ve bağlantı yollan adeta yeniden yapılmış. Caddeler ve binalar elden geçmiş. Şehir merkezi pırıl pırıl olmuş. Atina halkı Belediyesi'nin yaptığı "temizliğe davet" kampanyasına büyük ilgi göstermiş. Belediye mesajı da ilginç "Başka Atina yok" diyerek halkı ikna etmiş. Darısı başımıza...
İMKB'nin vergisi ve Yunanistan modeli
Geçtiğimiz hafta ilk kez gittiğim Atina'da bazı banka ve borsa aracı kurum temsilcileri ile görüşme fırsatı buldum. Bu görüşmeler sırasında ve sonrasında AB üyeliğine aday olan Türkiye ile halihazırda üye olan Yunanistan'daki piyasaları ister istemez karşılaştırmaya başladım
Haberin Devamı

