Merkez Bankası Salı günü fazileri 50 baz puan indirdi. Her ne kadar benim "temennim" daha fazlası, piyasa katılımcılarının bazılan hiç bir indirim beklemezken gelen bu indirim yerinde bir karar oldu.
Karar öncesi açıklanan MB beklenti anketlerinde yıl sonu enflasyon beklentileri yüzde 7.5'ten 7.6'ya çıkarken, yine de bu seviye faizler gözönüne alındığında hâlâ çok düşük. Bu görünümün önümüzdeki dönemde temel bir değişikliğe uğramayacağını düşünen MB'da faiz indirimine karar verdi.
Her ne kadar bu faiz indirimi piyasalarda "şimdilik" herhangi bir tepki görmese de kısa vadede Hazine'ye yaradı. Faiz indirimi açıklamasından sonra gösterge bonolardaki bileşik faizler yüzde 17 seviyelerinin altına gerilediyse de, ihale zamanı yaklaştıkça gelen kâr satışlarıyla Pazartesi günkü seviyelere kadar yükseldi. Hazine yüzde 17.26 bileşik faizle 8 Kasım 2006 kağıdını yeniden ihraç ederken zorlanmadı.
Şimdi de 'hedge fon' sıkıntısı
Bu faiz hemen hemen tam piyasa faizlerine denk geliyordu. Eğer MB'dan bir faiz indirimi gelmeseydi 'yeniden yargılama', Fransa referandumu v.b. sebeplerle zaten tedirgin olan piyasalarda faizlerin daha yüksekte oluşması kaçınılmazdı.
Hazine işini kolay halletti ancak piyasalarda bir kaç gündür süren'yeniden yargılama've Fransa referandum gerginliklerine eklenen 'Hedge Fund' meselesi hem kurları hem de faizleri vurdu. Dolar kurları 1.3740 seviyelerine çıkarken, ihalesi yapılan Kasım 2006 vadeli kağıdın faizleri dün sabah saatlerinde yüzde 17.60 seviyelerine kadar yükseldi.
GM zararı Türkiye'den çıkıyor
Bu yeni tedirginliği yaratan ABD'deki otomobil üreticilerinin kredi notlarının düşürülmesinden sonra, bu şirketlerin kredi riskleri üzerine türev ürünleri yazan ve bunları alıp satan 'hedge fund'larda ortaya çıkabilecek zararlardı.
Hedge fonlar nasıl oluyorda bizi etkiliyor? Asıl mesele hafta sonunda Sayın Neftçi'nin de yazmış olduğu kredi riskleri ile ilgili hızla büyüyen türev piyasaları. Son yıllarda bu piyasa o denli büyüdü ki bir çok piyasa ürününün günlük fiyatlarını da etkiler hale geldi. Bu piyasalarda ortaya çıkan bir problem (GM ve Ford'un kredi notlarının düşmesi gibi) diğer bir çok piyasayı da etkiliyor.
ABD'deki borsalara satış gelirken, yüzmilyarlarca dolar denk gelen bu şirketlerin borçlanma kağıtlarının değeri düşüyor. Bir takım zararlar ortaya çıkıyor. Bu zararları kapatmak içinde kârlı olunan diğer piyasalarda satışlar başlıyor.
Bono faizinde düşüş için erken
Nihayetinde olay, "kaliteye kaçış" (flight to quality) olarak adlandırılabilir.Bizim gibi riskli görülen piyasalardan, ABD Hazine bonolarına doğru bir akım oluyor. Bizim piyasalarda satışlar buradaki hisse Hayatlarını düşürürken, faizleri ve kurlan arttırıyor.
ABD'de üç-dört yıl önce yaşanan Long Term Capital adlı Hedge Fund gibi bir sorun yaşanmazsa bu tedirginliğinde kısa zamanda atlatılacağını düşünüyorum. Bugün açıklanacak 'yeniden yargılanma' kararı ve Fransa referandumu ile ilgili gerginlik birkaç hafta sürecektir.
Ancak bu konular netleştikten sonra, gerek yabancı gerekse de yerli yatırımcılar en azından bono faziletiyle MB'nın faizi arasındaki 'farkı farkedeceklerdir'.
Farkı farkedeceklerdir !
Merkez Bankası Salı günü fazileri 50 baz puan indirdi. Her ne kadar benim "temennim" daha fazlası, piyasa katılımcılarının bazılan hiç bir indirim beklemezken gelen bu indirim yerinde bir karar oldu
Haberin Devamı

