Faiz indirimine hükümet engeli

Merkez Bankası, gecelik faizlerde yılbaşından bu yana her ay yaptığı indirimlere bu ay ara verdi ve faizleri indirmedi

Haberin Devamı

Merkez Bankası, gecelik faizlerde yılbaşından bu yana her ay yaptığı indirimlere bu ay ara verdi ve faizleri indirmedi. Piyasalardaki beklenti 25 baz puanlık bir indirimdi. Ancak Cumartesi günkü yazımda MB'nin, petrol fiyatlarını ve artan (!) talebi göz önüne alarak bu kez faiz indirmeyebileceğine değinmiştim.

Nitekim MB yayınladığı "Haziran Ayı Enflasyonu ve Görünümü" raporunda; hampetrol fiyatlarının yüksek seyrinin özellikle Temmuz ayı enflasyonunun üzerinde etkili olacağına değinilmiş. Yine hizmet sektöründeki eğilimin 2006 yılı enflasyon hedefi ile tutarlı bir görünüm arzetmediğine ve bu sektöredeki yüksek fiyat artışlarına vurgu yapılmış.

MB'nin ÜFE'den çok TÜFE'deki gelişmeleri dikkate aldığı vurgulanırken, dayanıklı tüketim mallarındaki talep artışına dikkat çekilmiş. İstihdamdaki artışın sürdüğü, bununla birlikte özel imalat sanayiinde saat başı reel ücretler yüzde 3.9 artarken verimliliğin yüzde 6.4 arttığına; 2005 yılının ilk yarısında otomobil kredilerindeki yavaşlamaya karşın konut kredilerindeki artışa dikkat çekiliyor.

MB'nin görünüm raporunda; orta ve uzun vadeli ekonomik büyümeyi amaçlaması gereken makroekonomik politikaların oluşturulması sırasında, "Son dönemde gündeme gelen sosyal güvenlik, mali kuruluşlar ve vergi alanındaki yapısal düzenlemelerin ekonomideki verimsizlikleri azaltmaya yönelik olduğu ve ekonominin potansiyel büyüme hızını arttırarak toplumsal rafaha katkıda bulunulacağı gözardı edilmemelidir" vurgulaması önemli.

Bence MB'nin bu kez faiz indirimine gitmemesinin ardındaki en önemli sebep bu olsa gerek. Zira IMF ile birlikte hazırlanan programı en fazla sahiplenen ve uygulamasını dikkatle takip eden yine MB oldu. Hükümet sanki program başka birisininmiş gibi bir tavır sergileyerek özellikle önümüzdeki yılların bütçe dengeleri için önemli olan sosyal güvenlik ve gelir idaresi yasalarını yeni yasama dönemine erteleyerek, programın en önemli ayaklarının aksamasına neden olmuş oldu.

Bu durumda da MB özellikle 2006'yı düşünerek faizlerde indirim yapmak yerine beklemeyi tercih etti. Programın savunuculuğu yine MB'ye kalmış görünüyor.

Diğer taraftan MB özellikle özelleştirmedeki olumlu gelişmeleri, Londra'daki terörist saldırılar sonrasında piyasanın sağlam duruşunu da gözönüne alarak halihazırda "gecikmiş" olan indirimlerden bir kısmını yapabilirdi. Zira MB'nin öne sürdüğü gerekçeler gözönüne alındığında önümüzdeki 1-2 ayda da bir indirim olmayacak gibi görünüyor. Bu durumda da Hazine'nin önümüzdeki birkaç aydaki borçlanma maliyetleri bu "gecikmeler" kadar yüksek olacaktır.

Piyasalara gelince; Cumartesi günkü yazımda da belirttiğim gibi piyasaların tepkisi sınırlı oldu. Bir sonraki faiz kararına kadar en azından bir ay var. O zamana kadar "kim öle kim kala" diye düşünen bazı katılımcıların satışlarıyla bono faizleri 30-40 baz puan (yüzde 0.30-0.40) artarken dövizde önemli bir değişiklik olmadı. Olması için de pek bir neden yok zaten, "oyun" en azından bir ay uzadı.

DİĞER YENİ YAZILAR