Faiz indirimi mi? Unutun gitsin!

Geçtiğimiz hafta Cuma günü yayınlanan yazımda 50 baz puanlık (0.5 puan) bir indirimin beklendiğine değinmiştim. Uzun zamandan beri değindiğim radikal indirimler olmasa bile, Merkez Bankası'ndan (MB) gelen sinyallerden de 50 olmasa bile, 25 baz puanlık bir indirimin olabileceği düşünülüyordu

Haberin Devamı

Geçtiğimiz hafta Cuma günü yayınlanan yazımda 50 baz puanlık (0.5 puan) bir indirimin beklendiğine değinmiştim. Uzun zamandan beri değindiğim radikal indirimler olmasa bile, Merkez Bankası'ndan (MB) gelen sinyallerden de 50 olmasa bile, 25 baz puanlık bir indirimin olabileceği düşünülüyordu. Ancak MB yine bir sürpriz yaparak faiz oranlarını değiştirmedi.

Bu kararının ardındaki sebepleri de her Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı sonrasında olduğu gibi 'Enflasyon ve Görünüm' raporunda açıkladı. Bu raporda dikkati çeken noktaların başında petrol ve tütün ürünlerindeki fiyat artışlarının enflasyon üzerindeki etkileri geliyor. Petrol hepimizin bidiği gibi sadece bizim problemimiz değil. Ancak MB'nin de değindiği gibi buradaki fiyat artışlarının 2006'yı da etkilemesi muhtemel. Diğer taraftan tütün fiyatlarındaki artışın temel sebebi; MB'nin de geçici bir etki olarak gördüğü; vergilerdeki yükseliş. MB raporuna göre vergi etkisi arındırıldığında, Ağustos ayı enflasyonu Temmuz ayının altında kalıyor.

Temmuz ayında hizmet sektöründe ve kiralardaki artışlar MB'nin önümüzdeki dönemdeki enflasyon için tehdit olarak gördüğü temel konuların başında geliyor. Rapordaki bir diğer önemli nokta da 2005 yılı hedeflerinin tutturulmasının mümkün olduğu ve alınmakta olan kararların önümüzdeki yıla dönük olduğunun hatırlatılması. Temel olarak faizlerde bir değişikliğe gidilmemesinin ardındaki faktörler olarak bunlar sıralanmış durumda.

Raporda öne çıkarılan bu noktaların faizlerin aynı kalması için yeterli sebepler olduğuna ben ikna olamadım. Hizmet sektörü fiyatlarında Fi faktörü, kiralarda da tayinlerin ve okulların açılacak olmasının payı var. Bunların geçici ve mevsimsel olduğunun da akılda tutulmasında fayda var.

Diğer yandan yine aynı raporda 2005 yılında iç talebin kontrollü geliştiğine, hem konut kredilerinin aylık artışlarında bir azalış hem de kredi kartı yükümlülüklerinde bir azalıştan söz ediliyor. Bir başka deyişle daha önceki görünüm raporlarında endişe edilen talep artışlarına dönük MB endişeleri de azalmaya başlamış durumda.

Görünüm raporundaki açıklamalar dikkate alındığında faiz indirimini de ve aynı kalmasını destekleyen unsurlar bulmak mümkün. Bence faizlerin Haziran ayından bu yana aynı kalmasının ardında MB'nin IMF programı konusundaki endişeleri önemli yer tutuyor. Gözden geçirmelerindeki sorunlara önümüzdeki dönemde yenilerinin eklenmesinden endişe eden MB, olması gerekenden de temkinli davranıyor. Bir anlamda hükümetin yavaş davranması MB'nin da faizleri indirmekte yavaş davranmasına neden oluyor.

MB 2006'yı düşünürken, yüksek faizler nedeniyle 2007'de oluşabilecek bütçe açıklarını gözden kaçırıyor. Diğer taraftan da 2005'i kurtarmaya çalışan hükümet de faiz dışı fazla ve bütçe hedefleri için petrole arka arakaya zam yapıyor. Bu ikilem yaşanırken de bizler, petrolde dünyanın en yüksek fiyatlarının olduğu bir ülkede yaşamaya mecbur kalıyoruz. Faiz indirimi için önce IMF gözden geçirilmelerinin başarıyla sonuçlanmasını ardından da 3 Ekim'de bir kaza olmamasını umacağız. Ancak bunlar olduktan sonra MB ikna olacak galiba!

DİĞER YENİ YAZILAR