Dövizde bilanço savunması mı?

Önce FED faiz oranlarını 25 baz puan (yüzde 0.25) yükseltti ve başta petrol fiyatları olmak üzere enerji fiyatlarından kaynaklanacak enflasyon endişesini vurguladı

Haberin Devamı

Önce FED faiz oranlarını 25 baz puan (yüzde 0.25) yükseltti ve başta petrol fiyatları olmak üzere enerji fiyatlarından kaynaklanacak enflasyon endişesini vurguladı. Ardından da ABD'deki Şubat ayı tüketici fiyatlarının yüzde 0.4 arttığı açıklandı.

Beklenen bu rakamlara bağlı olarak gelişmekte olan ülke piyasalarında son üç haftadır yaşanan satış dalgası, FED açıklamasının ardından hızlandı. Salı gününü 137 dolar seviyesinden kapatan 2030 vadeli Türk eurobondlar önceki gün bir ara 132.6 seviyelerine kadar geriledi. Burada yaşanan satışlar doğal olarak yerel piyasada da başta döviz kurları olmak üzere bir anlamda dengeleri bozdu.

Salı günü 1.3290 seviyelerinden kapanan dolar/YTL, Çarşamba günü bir ara 1.3720 alış seviyelerine kadar yükseldi. Salı gününün en yüksek noktası olan 1.3450 ile Çarşamba gününün en düşük noktası olan 1.3550 arasında bir açıklık (gap) oluştu. Dün bu açıklığın bir kısmı 1.3490'a kadar inen kurlarla kapandı. Teknik olarak 1.3450-90 arasındaki açıklık da bir ara kapanacaktır.

Dövizde 1.3550 seviyesinin ve faizde yüzde 18 seviyelerinin önemli olduğuna daha önce değinmiştim. Dövizde bu seviyenin üzerinde bir kapanış, dolar kurlarında teknik olarak 1.40'lı seviyeleri ziyaret edebileceğimizi gösteriyor. Bu noktaya fasılalarla gidilecek gibi görünüyor. Dolar/euro paritesi 1.29'lu seviyeleri görür ve altına doğru bir kez daha hareket
ederse bu ihtimal daha da artıyor. Ayrıca pozisyonlarını kapatıp bizim piyasalardan çıkmış olanların, böylesi radikal bir hareket olmadan geri dönmeleri de şimdilik zor görünüyor.

Bugün ve Pazartesi Londra piyasası tatil. Amerika piyasaları çalışıyor olsa da bu iki günde, yerel piyasada kısa süreli de olsa bir sakinlik yaşanacaktır. Bu arada yukarıda belirtilen açıklık kapanabilir ve kurlarda sınırlı bir gerileme görülebilir. Bu seviyelerde dikkatli olmakta fayda var, aldatıcı olabilir.

Bono tarafı kurlardaki bu hareketlere oranla daha sakin bir seyir izledi. Salı günü ihalesi yüzde 17.45 ortalama bileşik ile sonuçlanan 27 Eylül 2006 vadeli tahvilde Çarşamba günü bileşik yüzde 18 seviyelerine kadar çıkıldı. Şimdilik bu seviyenin üzerine geçilmedi. 8 Mart dolaylarında başlayan bu harekette göreceli olarak (5 yıllık sabit kuponlu tahvili hariç tutarsak) en az YTL cinsi bono ve tahviller etkilendi.

Bunda, yerli bankalann özellikle Mart ayı sonundaki üç aylık bilançolarının kötü etkilenmemesi çabası öne çıkıyor. Yabancı satışlarının çoğu yerli bankalar tarafından karşılandı. Bunun yanı sıra stop loss (zaran sınırlayıcı) tarzı yabancı satışlarının da görülmemesi "savunma" tarzı bu hareketlere yardımcı oldu.

Bu ay sonuna kadar önümüzdeki 3-4 iş günlük sürede yerli bankaların görece olarak daha düşük kur ve faiz çabalarını göreceğimizi düşünüyorum.

DİĞER YENİ YAZILAR