Cash is the King

Nakit kraldır! Finans piyasalarından klasik bir deyim. Nakit girişi boğa piyasalarında (bull market) piyasanın başlıca belirleyicisidir. "Trendi takip et!" anlamında yine piyasalardan bir başka deyim: "Trend is your friend"

Haberin Devamı

Nakit kraldır! Finans piyasalarından klasik bir deyim. Nakit girişi boğa piyasalarında (bull market) piyasanın başlıca belirleyicisidir. "Trendi takip et!" anlamında yine piyasalardan bir başka deyim: "Trend is your friend".

Yukandaki iki deyim geçen hafta özellikle bono piyaslarında yaşanan gelişmeleri özetliyor. Zaman zaman borsada görülen büyük hareketler için de bu deyimler geçerlidir. Bitirdiğimiz haftada bono piyasalarına çok ciddi yabancı fon akımı (flow) vardı. Bu akım, faizleri yerli oyuncuların yılın bu dönemi için tahmin edemeyeceği kadar düşük seviyelere getirdi. Yeni YTL eurobond ihraçlarını hedge etmek (vade ve faiz bazında garantilemek için) 5 yıllık sabit kuponlu bonolara gelen alımlar ayrıca dikkat çekiciydi.

Tüm lira cinsinden bonolara gelen alımlar aynı zamanda döviz cephesinde de satış getirdi. Bir önceki hafta 1.30-1.31 aralığında Merkez Bankası'nın (MB) müdahalesi beklenirken "Müdahale edilmesin" konulu yazıda da belirtmiş olduğum gibi gelen bu fon akımının (flow) karşısında durmaya çalışmak çok akıllıca değildi. Nitekim bunu gören MB da müdahale kararını yeni faiz inidirimi ve fon akımlarını daha net görebileceği ileri bir tarihe ertelemiş gibi görünüyor.

Piyasalarda halâ daha Para Piyasaları Kurulu (PPK) toplantısı öncesi bir "müdahale" beklentisi varsa da, benim görüşüm MB'nın bu toplantı sonucunu bekleyeceği yönünde. Dünkü kapanış seviyeleri itibarıyla Pazartesi valörlü işlemlerde 27 Eylül 2006 vadeli gösterge bonoların bileşik faizleri yüzde 16.30'a kadar geriledi. Bu bileşiğin gecelik eşdeğeri yüzde 15.10'a denk geliyor. Bir başka deyişle cari gecelik oranın (yüzde 16.5) 140 baz puan (yüzde 1.4) altında. Bu faiz seviyelerinden, piyasaların MB'dan en azından 150 baz puan (yüzde 1.5)'lik bir faiz indirimi bekledikleri anlamı da çıkarılabilir.

İlginçtir, bu faizlere rağmen dövizde satış devam ediyor. Bu da bir anlamda yerli ve yabancı yatırımcıların döviz cephesinde bir sorun beklemediklerini ve hatta bu faiz seviyesinin bile dövizden liraya geçip bono almayı haklı gösterdiğine inanıyorlar. Özellikle dövizde satıcı olanlar için, faizde halâ daha inilecek yer var demek ki!

Daha çok yabancı yatırımcılarda hakim olan bu görüşlere bazı yerli oyuncular katılmıyorlar. Bu faiz seviyelerinde satıcı olmayı tercih ediyorlar. Zira başta 1,64 milyar dolarlık, Ocak ayı için rekor sayılabilecek cari açık rakamı onları rahatsız ediyor. Bu katılımcılar için gelinen seviyeler IMF anlaşmasının henüz sonuçlandırılmadığı, en azından 3 ayrı kanunun meclisten geçmesi gerektiği bir ortam için "doğru olamayacak kadar iyi" (too gooood to be true).

Bu tarz düşünen bazı yerli katılımcılar, hükümete hakettiğinden fazla kredi açıldığını düşünüyorlar.

Para Politikası Kurulu'nun toplantısının olduğu önümüzdeki haftada; Merkez Bankası'nın orkestra şefliğinde, hangi görüşün haklı olduğunu göreceğiz.

DİĞER YENİ YAZILAR