Brezilya, Arjantin IMF'den boşandı! Sıra bizde mi?

Rusya ve Güney Kore, 2004'ten bu yana IMF'e olan borçlarını erken ödeyerek kapattılar. Bu ay içinde de önce Brezilya 15 milyar dolarlık IMF kredisini erken ödeyeceğini açıkladı.

Haberin Devamı

Rusya ve Güney Kore, 2004'ten bu yana IMF'e olan borçlarını erken ödeyerek kapattılar. Bu ay içinde de önce Brezilya 15 milyar dolarlık IMF kredisini erken ödeyeceğini açıkladı. Ardından geçtiğimiz hafta da Arjantin; IMF'ye borçlu olduğu toplam 9.8 milyarı ödeyeceğini ve yoluna kendi başına devam edeceğini açıkladı.

Erken ödeme Rusya için hiç sorun değildi, zira artan petrol fiyatları işi çok kolaylaştırdı. Brezilya açısından da sorun büyük değil. Zira Brezilya hem uluslararası piyasalardan rahatlıkla borçlanabiliyor hem de cari fazla veren bir ülke konumunda. Keza rezervleri de Arjantin'e oranla hayli yüksek. Arjantin'in rezervleri 27 milyar dolarken bu rakamın üçte birini kullanarak borçlarını kapatma kararı ilginç.

Denebilir ki IMF borçlarının faizleri, piyasa faizlerinden daha yüksek olduğundan bu karar alınmış olabilir. Zannetmiyorum. Zira Arjantin henüz daha 2001 krizinin etkilerinden kurtulabilmiş, borçlanma yapısını rayına oturtabilmiş değil. Uluslararası işlem gören tahvillerinin getirileri hâlâ daha yüzde 25'lerin üzerinde. Doğal olarak IMF'in faizleri bunun altında. Üstelik eski borçlarla ilgili geçen yıl sonunda ortaya konan anlaşma planını kabul etmeyenlerle ilgili sorunlar sürerken daha iyi koşullarda yeni borçlar alması zor görünüyor.
Yine de Arjantin bu karan almış durumda. Büyük ihtimalle daha çok politik bir karar. Zira 2001 krizinin sorumlusu olarak IMF'i gören Arjantin devlet başkanı Kirchner, politik bir başarı kazanmış olmak adına bu kararı almış olabilir.
Peki biz IMF'den vazgeçebilirmiyiz? Kısa vadede zor! Biz Arjantin gibi politik bir tercih kullanacak duruma henüz daha gelemedik. Her ne kadar bizim rezervlerimiz Arjantin'in nerdeyse iki kati olsa da, rezervlerin bu amaçla kullanılması çok da akılcı olmaz. Diğer yandan biz cari açık sorunu yaşayan bir ülke konumundayız. Diğer bir deyişle yorganımız ayağımıza kısa geliyor, aradaki farkı "ödünç battaniye" ile kapatıyoruz.

Ödünç almanın karşılığında da bizden ücret olarak faiz talep ediliyor. Piyasa faizleri de henüz daha IMF faizlerinin altına inebilmiş değil.
Bizim uluslararası piyasalardan daha kolay borçlanabilmemizin en önemli nedenlerinden biri de IMF'in kredibilitesini arkamıza almış olmamızdır. IMF programı olmasaydı, borçlanma maliyetlerimizin ne kadar yüksek olabileceğini kestirmek zor, ancak faizini versek bile borç bulabilme imkanlarımızın daha kısıtlı olacağı açıktır.

FED'in 11 Eylül olayından sonra dünya piyasalarına enjekte ettiği likiditeden tüm gelişmekte olan ülkeler nasibini aldılar. Son birbuçuk yılda gelen faiz artışlarından sonra bu likiditede bir daralma olur ise borçlanma konusundaki muhtemel sorunları IMF'in kredibilitesi ile daha az hissedebiliriz. Umarım program gerekleri zamanında yerine gelir ve bizde tekrar kendi yolunu kendi çizebilen bir ülke konumuna geliriz.

DİĞER YENİ YAZILAR