Gazete Vatan Logo
YaşamTelsizle irtibat kurduk!

Telsizle irtibat kurduk!

Telsizle irtibat kurduk!

İlk teslim olan genç, teslim oluşlarını Vatan'a anlattı...

Haberin Devamı

Askerlerle telsizle irtibat kurduk, sınıra geldiğimizde bizi bekliyorlardı

1999’da Öcalan yakalandıktan sonra iki PKK grubu Türkiye’ye gelerek teslim oldu. O gruptan Yüksel Genç, teslim olma sürecini ve ardından yaşadıklarını anlattı

1999 yılında Şemdinli’den Türkiye’ye giriş yapan ’Birinci Barış Grubu’ndakilerden biri de 35 yaşındaki Yüksel Genç’ti. 1992 yılında İstanbul Ünivertisitesi’nde öğrenciyken örgüte katılan Genç, teslim olduktan sonra bir bir süre cezaevinde yattı. Halen Günlük Gazetesi’nin yayın yönetmeni olan Yüksel Genç VATAN’ın sorularını şöyle yanıtladı:

Teslim olmaya nasıl karar verildi?

Ben, merkez karargaha bir saat uzaklıkta bir yerdeydim. Bulunduğum yerde Öcalan’ın böyle bir çağrısı olduğunu bilmiyordum. Bir gün karargaha çağırdılar. Örgüt üst yönetimi, Öcalan’ın gerilla grubunun silahları ile beraber Türkiye’ye dönmesini istediklerini söylediler. Ama hareket, ”sen kal, sen git“ demiyor. Bizlere, ”Bedellerini siz ödeyeceksiniz. Buna sizin karar vermeniz gerekiyor“ denildi. Örgüt mensuplarının silahlarıyla teslim olması fikri önce garip geldi. Sonra tartıştık ve makul geldi. Ben de bu grup içinde yer almak istedim.

Teslim olmak isteyen çok muydu?

Yüzlerce kişi başvurdu ama 8 kişi belirlendi.

Bu 8 kişi neye göre belirlendi?

Temel kriter ”gönüllülük“. Daha sonra, gelen talepler ve isteklerle bağlantı olarak, o dönem ihtiyaçları karşılayabilecek, tartışmaları yürütebilecek isimler seçildi. Örgütün birçok sahasında çalışmış, PKK adına konuşabilecek isimler belirlendi. İkinci en önemli kıstas olarak ”hiçbir çatışmaya katılmamış olması“ arandı. Bu da, ”barış elçilerine“ yönelik tüm riskleri ortadan kaldırıp, demokratik zeminde söz söyleyebilmelerini sağlamak içindi.

Teslim olmanız güvenlik güçlerinin bilgisi dahilinde mi oldu?

Öcalan’ın avukatları, savcılıklara bilgi verdiler. Örgüt, barış grubunun Türkiye’ye doğru yürüyüşe çıktığını açıkladı. Örgüt muhaberatı en yakın askeri birlikle iletişim kurdu. Örgüt yönetimi, birliğe, ”Barış grubumuz yola çıktı“ dedi.

Ne kadar yürüdünüz?

Günlerce. Sınıra yaklaştığımızda Jandarma’nın telsiz frekansına girdik. Zaten bekliyorlardı. Asker, ” Gelip helikopterle alabiliriz “ dedi. ” Biz geliriz “ dedik. 5 saat daha yürüdük. Bir tepeden baktık, aşağıda askerler vardı. Bize işaret ettiler, bu taraftan diye. O yönden geldik. Bir kayanın arkasından Binbaşı seslendi. Silahlarımızı bıraktık. Sonra Binbaşı da, ” Ben de bıraktım silahımı “ diye tekrar seslendi. Orta yerde buluştuk. Arkasında yüzlerce asker vardı. Sonra bizi aldı ve daha ilerde bulunan Tümgeneralin yanına götürdü. Galip Mendi’ydi.

Tümgeneral’in tepkisi ne oldu?

” Sizi teslim alıyorum “ dedi. Bize ” Neden teslim olduğumuzu “ sordu ve ” Ne diyeceksiniz? “ dedi. Bizim sözcümüz de barış grubu olduğumuzu söyledi. General de bize misafir olduğumuzu ve can güvenliğimizden kendilerinin sorumlu olduklarını belirtti. Tabur’a gittik. Bize barış elçisi muameseli yapıldı. Çok uzun konuşuldu. PKK ne istiyor, Türkiye ne istiyor... Sonra Van’a götürüldük. Burada sorguya alındık.

Kaç yıl kaldınız cezaevinde?

Örgüt mensupluğundan yargılandım ve 5 yıl 1 ay hüküm giydim. Ancak, 1999 yılında TCK’nin ilgili maddesi bizim ceza almamıza uygundu. Fakat şu anda konjoktür uygun. Bu hükümet açısından da bir fırsat. Yasaların uygun olduğunu hükümet izah ediyor. Bu arkadaşlar demokratik çözümün içine dahil olmalı. Gelen arkadaşların ceza almaması gerekiyor.

Cesaret vermek için...

Bizi sorgulayanlar çok kalabalıktı. Dönemin OHAL koordinatörü, askeri ve sivil yetkililer, vali yardımcıları... Biz kiminle görüşüyoruz?” diye sorduk içeri girince. “Devletle” dediler. Uzun uzun ne düşündüğümüzü anlattık. PKK ne istiyor, Kürt sorununun demokratik çözümüne nasıl katkı verebileceğimizi, gelişimizin çözüme nasıl katkı sunacağını... Burada da bize barış elçisi gibi davranıldı. Sorgulamanın ardından Muş Cezaevine gönderildik... Bizim gelişimiz, biraz da devlete cesaret verme amaçlıydı. Devletin bu sorunu çözmeye yönelik bir eğilimi varsa, onu güçlendirmek istiyorduk. Fakat cezaevine konulduk.