Bu filmlerde gerçek sahneler var!
.

İSTEYEREK YAPTIM Ünlü oyuncu Reese Witherspoon, yeni filmindeki sevişme sahnelerin gerçek olduğunu itiraf etti.

"Vogue" dergisine demeç veren 38 yaşındaki Oscar ödüllü Reese Witherspoon, "Wild" (Vahşi) adlı yeni filmi hakkında konuştu.
Seks sahnelerin tamamen gerçek olduğunu belirten Witherspoon, bunun kendi isteği ile yaptığını söyledi.

Rejisör Jean-Marc Vallée'nin yeni filmi (51), Cheryl Stayed adında bir kadının gerçek hikayesini anlatıyor. Stayed, annesinin ölümünün ardından kendisini üç ay boyunca yollara vurur.

SETE HİPNOZCU ÇAĞIRDI Serüvenine bir gecelik aşklar ve bolca uyuşturucu eşlik eden Stayed'i canlandıran Witherspoon, uyuşturucu kullanmadığını, ancak seks sahnelerin tamamen gerçek olduğunu ifade etti. Sinirlerini yatıştırması için sette hipnoz tedavisi bile gören Witherspoon, kendi kendine ara ara "acaba yanlış mı yapıyorum" dediğini itiraf etti.

BUNU YAPMAK ZORUNDA DEĞİLDİ Witherspoon'un başarının zirvesinde olduğunu belirten Jean-Marc Vallée, "Bunu yapmak zorunda değildi" dedi ve konuşmasını şöyle sürdürdü: "Kocası, villası çocukları, parası...herşeyi var. Ama içinde his onu tetkliyor ve sıra dışı bir şey yapmaya itiyor. Amacı rahatlığa alışmak değil. Aksine, o yeni tecrübeler edinmek istiyor."

Bazen tanımadıkları bazen de tanıyıp hiç hoşlanmadıkları insanları seviyormuş gibi yapmak oyuncuların görevinin bir parçası. Hatta bazen seviyormuş gibi yapmanın da ötesine geçip aynı yatağa girmek zorunda bile kalabiliyorlar. Seyretmesi belki keyifli olabilir ama ya oyuncular o sahneler çekilirken ne hissediyorlar. Çevrelerinde onlara komut veren bir yönetmen ve onlarca set elemanı varken çok özel bir anı canlandırmak gerçekten de pek kolay olmasa gerek.

Çektiği kışkırtıcı filmleriyle tanınan yönetmen Lars Von Trier'nin filmi Nymphomaniac'tan içerdiği sahneler nedeniyle bir çok ülkede yasaklanmıştı. Şimdi o filmin kamera arkası görüntüleri yayınladı

Geçtiğimiz sene çekilen Nymphomaniac filmi sinema sektöründe çok konuşulan seks sahneleri içerir. Buna rağmen çekim tekniği yine onlarca insanın gözü önünde ve hiç de zannettiğiniz gibi kapalı kapılar dört duvar arasında değildir.

Oysa gerçekte bir filmde gördüğünüz en ateşli sevişme sahnesinde, o an orada, kamera arkasında olan insanlar vardır.


"Wild", 5 Şubat 2015 tarihinde Alman sinemalarında gösterime girecek. Eski eşi Ryan Philippe'den iki şimdi eşi Jim Toth'tan da bir çocuk sahibi olan oyuncu bu sahneler konusunda Toth'tan destek gördüğünü de söyledi.

Nymphomaniac içinde gerçek sevişme sahneleri yer aldığı iddia edilen ilk film değil aslında.
Daha önce de içinde çeşitli aşamalarda oyuncuların gerçekten seviştiği sahnelerin yer aldığı filmler çekildi. Üstelik bunların hiçbiri porno sınıfına girmeyen 'ana akım' yapımlar. Aralarından iki tanesi de The Nymphomaniac'ı yöneten Lars von Trier'in imzasını taşıyor.
Aralarında Michael Winterbottom, Nagisa Oshima, Lars von Trier'in de bulunduğu bazı yönetmenler kimi yapımlarda "gerçek cinsellik" içeren sahnelere yer verdiler. Üstelik bunların hepsi de 'ana dalga' filmler. Yani pek çoğu prestijli festivallerde seyirci karşısına çıkan, kimi ıslıklanan, kimi alkışlanan filmler.
İşte 1990 ve 2000'li yıllarda gerçek olduğu iddia edilen sevişme sahneleriyle çok tartışılan o yapımlar.

Bugüne kadar yaptığı Karanlıkta Dans, Avrupa, Dalgaları Aşmak, Deccal, Melankoli gibi filmleriyle konuşulan yönetmen Lars von Trier, yine hayranlarını merak içinde bırakmıştı.

İki versiyonu bulunan filmdeki bazı sahnelerde oyuncuların gerçekten seviştiği ileri sürülmüştü.

Nymphomaniac'ı bu kadar ilgi çekici kılan ise Lars Von Trier'nin, filminde gerçek sevişme sahnelerine yer verileceğini açıklamış olması.
Bir kadının çocukluktan yaşlılığa kadar uzanan cinsel serüvenine odaklanan filmin hardcore ve softore olmak üzere iki ayrı versiyonu olacak.
Filmden basına yansıyan ilk kare bu olmuştu.

Daha sonra yönetmenin Deccal (Antichrist) filminde de birlikte çalıştığı Charlotte Gainsbourg'un yer aldığı bu sahnenin fotoğrafı basında yer aldı.

Ardından belirli aralıklarla Nymphomaniac'tan sahneler basında yer almaya devam etti.

Shia LaBeouf ile Stacy Martin'in yer aldığı bu sahne de onlardan biri.

Filmde Gainsbourg, LaBeouf ve Martin'in yanısıra Uma Thurman, Stellan Skarsgard and Christian Slater gibi oyuncular da yer alıyor.

Bütün o sahnelerden sonra da bu özel tanıtım fotoğrafları gündeme geldi.
Aralarında Shia LaBeouf, Charlotte Gainsbourg, Christian Slater, Uma Thurman, Willem DeFoe'nun da bulunduğu fotoğraf bazı eleştirmenler tarafından bir Rönesans tablosuna benzetildi.

Lars von Trier iki yıl önceki Cannes Film Festivali'nde Melankoli filminin basın toplantısında Nazilere ilişkin yorumları nedeniyle tepki görmüş ve festival tarafından "persona non grata" (istenmeyen kişi) ilan edilmişti. Nymphomaniac'ın bu yüzden bu yılki festivale alınmadığı da kulislerde konuşulanlar arasında.

Ancak Cannes Film Festivali'nin yöneticisi Thierry Fremaux'a göre "von Trier sonsuza kadar istenmeyen kişi olarak kalmayacak. Nymphomaniac da sadece bu yılki festivale yetişmediği için programa alınmadı. Film, gösterime girdiğinde ne tepkiler alacağı merak ediliyor.

Asıl mesleği mankenlik olan Stacy Martin bu filmdeki iddialı rolüyle oyunculuğa da adım attı.

Martin daha adı açıklanır açıklanmaz da sinema dünyasının ilgisini üzerinde topladı.

Manken Stacy Martin daha önce aktör Benedict Samuel ile objektif karşısına geçtiği bu poz ile tanınmıştı.

İşin ilginç Martin ve Samuel'in yıllar sonra tekrarladığı bu pozu, 'The Nymphomaniac'taki rol arkadaşı Charlotte Gainsbourg'un annesi Jane Birkin ve babası Serge Gainsbourg'un vermiş olması.

DECCAL Lars von Trier'nin 2009 tarihli filmi Deccal (Antichrist) yoğun şiddet ve cinsellik içeren sahneleriyle tartışma yaratmıştı.

GERİ ZEKALILAR Yine Danimarkalı Lars von Trier'nin imzasını taşıyan 1998 tarihli Idioterne (Geri Zekalılar) “normal” insanların arasına karışıp zihinsel özürlü gibi davranarak yaşadıkları toplumun değerlerine aykırı olmayı hedefleyen bir grup insanın öyküsünü anlatıyordu. Bu filmde de gerçek cinsellik içeren sahneler olduğu iddia edildi.

DOKUZ ŞARKI İngiliz yönetmen Michael Winterbottom'ın imzasını taşıyan Dokuz Şarkı (9 Songs) içerdiği cinsellik dozu yüksek sahneler nedeniyle uzun süre tartışılmıştı.

Film ülkemizde 4. Bağımsız Filmler Festivali'nde seyirciyle buluştu.

Yönetmen Winterbottom (sağda) başrol oyuncuları Kieran O'brien ve Margo Stilley ile birlikte.
Dokuz Şarkı eleştirmenler ve sinemaseverler tarafından çok beğenilmemişti.

THE BROWN BUNNY Vincent Gallo'nun hem oynadığı hem de yönettiği film, hayatının aşkını kaybeden, Bud Clay'ın trajik hikayesini anlatıyor.
Hikaye motosiklet yarışçısı olan Bud'un New Hampshire'daki beş gün süren yarışıyla başlıyor.

Bud'ın bir sonraki yarışı Califonia'dadır ve Amerika'ya yolculuğunu unutamadığı aşkının hatıralarını hatırlayarak sürdürür, fakat ne yapsa bu hatıraları unutamamaktadır.Daisy'nin yerini alacak birini bulamamakta ve hiçbir kadına aşık olamamaktadır.

Gallo'nun 2003 tarihli bu filmi Cannes Film Festivali'nde göstermilmiş ve kötü eleştiriler almıştı.
Sevigny'nin daha sonra savunduğu sahnesiyle tartışma konusu olan filmle ilgili Gallo "Böyle bir film yaptığım için özür dilerim" demişti.

BAĞLA BENİ Bir çeşit Fransız Thelma ve Louise'i olarak tanımlanan Bağla Beni (Baise Moi) biri eski hayat kadını, diğeri tecavüze uğramış iki kadının çıktığı intikam yolculuğunu anlatıyor.

İçeriği nedeniyle Fransa'da uzun süre yasaklılar listesinde kalmıştı.

Film, Fransız yönetmen Virginie Despentes'in imzasını taşıyor.

MAHREMİYET Ülkemizde de sinemalarda gösterine Mahremiyet (Intimacy) Hanif Kureishi’nin kitabından Fransız yönetmen Patrice Chéreau tarafından sinemaya uyarlandı. Film birbirlerini doğru dürüst tanımayan ama sadece bedensel ihtiyaçları için çarşamba günleri buluşan Claire ve Jay'in öyküsünü anlatıyordu.
Filmin kadın başrol oyuncusu Kerry Fox'ın o dönemdeki erkek arkadaşı, Mahremiyet'te gerçek sevişme sahneleri olduğu iddialarını yalanlamıştı.



