Çocuklarda onay alma ihtiyacı yetişkinliklerini etkileyebilir! Uzmanı uyardı, özgüvenli çocuk yetiştirirken bu hataları yapmayın
Her ebeveynin, çocuk sahibi olmaya karar verdiğinde temel hedeflerinden biri, sağlıklı, başarılı, kendine güvenen, sorumluluk sahibi ve saygılı bir birey yetiştirmektir. Ancak bazen, çocuk dünyaya geldiğinde işler planlandığı gibi gitmeyebilir. Örneğin, çocuğunuzun özgüveni yüksek olmasını istemenize rağmen, zaman zaman sürekli onay arayan biri haline dönüşebilir. Uzman Pedagog ve Ebeveyn Danışmanı Zeynep Şimşek'e göre, çocuğunuzun sürekli başkalarının onayını aramasının altında yatan nedenleri anlamak önemlidir. Çünkü çocuk, kendini değersiz hissettiğinde veya takdir edilmediği durumlarda üzülebilir. Ebeveynlerin bu durumu fark etmeleri ve gerektiğinde uzman desteği almaları önemlidir. Çünkü bu tür davranışlar, ilerleyen yaşamında hem iş hem de özel hayatında sorunlara yol açabilir.

Çocuklarda onay alma ihtiyacı doğal reflekslerden biridir. Tehlikeden kaçınmak, ebeveynleri memnun etmek veya doğru ile yanlışı ayırt etmek için otomatik olarak başkalarının onayını ararlar.

Bu durum normal kabul edilse de sürekli olarak başkalarının onayını arama eğilimi, çocuklar için potansiyel bir sorunun başlangıcı olabilir. Bu ihtiyacın azaltılması ve sağlıklı bir özgüven gelişimi için önemli adımlardan biri, çocuklara kendi değerlerine güvenmeyi öğretmektir.

Psikolog Şimşek, sürekli onay arayan çocukların davranışlarının genellikle özgüven eksikliği veya dikkat ihtiyacından kaynaklanabileceğini belirtiyor.
Bu durumu aşırı övgü veya onay verme alışkanlıkları, arkadaş ilişkilerinde kabul edilme arzusu, aile içi dinamikler veya duygusal ihtiyaçların karşılanmaması gibi faktörlere bağlıyor.

Olumsuz geri bildirimlere karşı aşırı duyarlılık
Onay bekleyen çocukta görülen en temel belirtinin “Çocuk sürekli olarak başkalarının beğenisini kazanmak için çabalar veya sürekli övgü bekler” sözleriyle ifade eden Şimşek, başkalarının görüşleri ve beklentileri üzerinde çocuğun fazla endişelenip, başkaları tarafından takdir edilmediklerinde üzülüp, kendilerini değersiz hissedebileceklerini vurguladı.
Şimşek ayrıca bu çocukların başkalarının onayını almak için gerçek kişiliklerini gizleyip, değiştirebildiklerini, eleştiri veya olumsuz geri bildirimlere karşı aşırı duyarlılık gösterebileceklerine de dikkat çekti.

"Çocuğun kendini ifade etmesine yardımcı olun"
Aileleri bu belirtilere karşı uyaran Şimşek, bu çocuklara nasıl davranılması gerektiğine dair de bilgiler verdi.
Çocuğun neden sürekli onay aradığını anlamaya çalışmanın temel kural olduğunu vurgulayan Şimşek, “Empati göstermek ve duygularını anlamak, çocuğun kendini ifade etmesine yardımcı olabilir.” dedi.

Çocuğun olumlu yönlerini ve yeteneklerini vurgulayarak sağlam bir özsaygı ve kendilik algısı geliştirmesine yardımcı olmanın da önemine dikkat çeken Şimşek, “çocuğunuzdan mükemmel olmasını değil, çabalarını takdir etmesini ve hatalardan öğrenmesini bekleyin. Başarısızlıkların da normal olduğunu anlatın.” önerinde bulundu.

"Kendini ifade etmesini destekleyin"
Çocuklara olumsuz geri bildirimlere nasıl tepki vermelerinin de öğretilmesi gerektiğinin altını çizen Şimşek, eleştiriyi olumlu bir şekilde değerlendirmesi ve bu deneyimlerden öğrenmesi teşvik edilmeli dedi ve çocuğa kendi fikirleri ve kararlarını verebilmesi için destek olunmasına vurgu yaptı.

Şimşek son olarak “Sağlıklı arkadaş ve aile ilişkilerini öğretin. Başkalarının onayına ihtiyaç duymadan, kendini ifade etmeyi ve değerli hissetmeyi öğrenmelerine yardımcı olun.” Derken ebeveynlere de “kendiniz de başkalarının onayına fazla ihtiyaç duymadan özgüvenli davranmaya özen gösterin. Çocuğunuz, sizden özgüven ve kendini ifade etme becerileri kazanabilir.” şeklinde seslendi.

"Her çocuk farklıdır"
Çocuğun sürekli onay alma davranışının ciddi bir sorun haline gelmesi durumunda ise mutlaka bir uzman yardımı alınmasına yönelik de çağrı yapan Şimşek, “Unutmayın, her çocuk farklıdır ve bireysel ihtiyaçlara uygun bir yaklaşım benimsemek önemlidir. Sürekli onay alma davranışının kökenini anlamak ve çocuğunuza sağlıklı özsaygı ve özgüven kazandırmak için ona rehberlik etmek önemlidir.” Dedi.



