Dalgalara kapılarak boğulan 6 genç, İskenderun’u yasa boğdu. 'Dalgalar çok tehlikeli' diye uyarılmışlar
Yaşları 15-17 arasında değişen gençlerin denize girdiğini gören lokanta çalışanları, “Dalgalar çok tehlikeli, boğulursunuz” diye uyardı. Ama gençler uyarılara kulak asmayıp denize daldı.
Hafta sonu gittikleri Şanlıurfa gezisinden dönen Hatay’daki Kırıkhan Merkez Kuran Kursu öğrencisi 19 gencin bulunduğu otobüs, önceki gün saat 17.00 sıralarında İskenderun’a bağlı Karaağaç beldesinde geldiğinde sahilde mola verdi. Yakındaki lokanta çalışanlarının ’Dalgalar tehlikeli, boğulursunuz’ uyarısına rağmen yaşları 15- 17 arasında değişen, iddiaya göre aralarında yüzme bilmeyenlerin de bulunduğu gençler ile sürücü denize girdi. Dalgalar arasında yüzmeye çalışırken kısa süre sonra akıntıda sürüklenmeye başlayan 19 kişi ’imdat’ çığlıkları atmaya başlayınca lokanta çalışanları ve çevrede bulunanlar yardımlarına koştu.
13 genç ve şoför kurtarıldı
Kırıkhanlı gençlerden 13’ü ve otobüs şoförü boğulmaktan son anda kurtarılarak kıyıya çıkarılırken, 6 genç denizde kayboldu. Sahil Güvenlik botu ve dalgıçların başlattığı arama çalışmasında Eyüpcan Seher, Mustafa Kul, Mehmet Bilgin, Ramazan Duran Güven, İzzet Zorba ile Ömer Faruk Kurter’in cesetleri denizden çıkarıldı. İskenderun Devlet Hastanesi’nde otopsi yapılan gençlerin cenazeleri ailelerine teslim edildi. Gençlerden Eyüpcan Seher ile Ramazan Duran Güven’in cenazeleri İskenderun’da, Ömer Faruk Kurter’in cenazesi Kırıkhan’da, İzzet Zorba’nın cenazesi Yayladağı ilçesine bağlı Bezge beldesinde, Mehmet Bilgin’in cenazesi Antakya merkez Ovakent beldesinde, Mustafa Kul’un cenazesi ise Altınözü ilçesine bağlı Mayadalı köyünde toprağa verildi.
Gazetecilerin yeğenleri
İhlas Haber Ajansı İskenderun muhabiri Ahmet Seher ile Cihan Haber Ajansı’nın İskenderun muhabiri Mürsel Seher’in yeğenleri olan Eyüpcan Seher ile Ramazan Duran Güven’in cenazeleri için İskenderun Kaptan Mehmet Paşa Camii’nde tören düzenlendi. Törene İskenderun Kaymakamı Ali İhsan Su ile Belediye Başkanı CHP’li Yusuf Civelek ile aileleri katıldı. İskenderun Müftüsü Hamdi Kavillioğlu, gençler için ayrı ayrı cenaze namazı kıldırdı.
En acı imtihan evlat acısı
Müftü Hamdi Kavillioğlu, dünyada en ağır imtihanlardan birisinin evlat acısı olduğunu vurguladı. Kavillioğlu, “Cenabı hak en ağır imtihanı peygamberlere, peygamberler içerisinde de sevgili peygamberimize vermiştir. İnsan sabrettiği zaman mükafatı büyük olacaktır. Bu kardeşlerimiz, bu evlatlarımız Kuran hafızlığı yapıyorlardı. Canlı Kuran olmaya çalışıyorlardı. İnanıyoruz ve iman ediyoruz ki bu kardeşlerimiz şehittirler. Ahirette kendi yakınlarına şefaatçi olacaklardır” dedi. Daha sonra Eyüpcan Seher’in cenazesi götürüldüğü Çankaya Asri Mezarlık’ta, Ramazan Duran Güven’in cenazesi ise Azganlık köyünde toprağa verildi.
‘Şikayetçi değiliz, oğlum şehit oldu’
Oğlunun ölüm haberiyle yıkılan Mehmet Bilgin’in babası Abdullah Bilgin, evinin önündeki taziye çadırında akrabaları tarafından teselli edilmeye çalışıldı. Baba Bilgin, oğlunun ilköğretim okulunu bitirdikten sonra eğitimine devam etmediğini, hafız olmayı çok istediğini, bu nedenle 1 yıldır Kırıkhan’daki yurtta dini eğitim aldığını söyledi. Oğullarının ölümüyle ilgili şikayetçi olmayacaklarını söyleyen Bilgin, ”Oğlumun şehit olduğuna inanıyoruz” dedi.
Geziye izinsiz çıkmışlar
Şanlıurfa gezisine çıkan 18 öğrencinin Kırıkhan Müftülüğü’nden izin almadığı, öğrencilere bir belletmen öğretmenin de eşlik ettiği ortaya çıktı. Kırıkhan İlçe Müftüsü Mehmet Emin Eneç, öğrencilerin müftülükten izin almadan kendi yaptıkları organizasyon ile Şanlıurfa’ya gittiklerini söyledi: “Öğrenciler kendi aralarında toplanıp bir günlüğüne Şanlıurfa’ya gidiyorlar. Öğrencilerden Ramazan Duran Güven’in babası İskenderun’da imamlık yapıyor. Oraya geçip yemek yiyip namaz kılıyorlar. Ramazan’ın babası , çocuklara yorgun olduklarını havanın da kötü olduğunu ve Kırıkhan’a gitmelerini söylüyor. Ancak dinlemeyip dalgalı denize giriyorlar. Her öğrenci kendi ailesine haber vermiş ancak bizden de izin almaları gerekirdi. Hayatını kaybeden öğrenci Mustafa Kul geziyi organize ediyor. Bizden izin alsalardı belki de böyle olmayacaktı.” (Kenan BUTAKIN / VATAN HABER MERKEZİ)
MUHTAR MEHMET TUTAR: Her yıl birkaç kişi boğuluyor
Karaağaç’ta Konarlı Mahallesi Muhtarı Mehmet Tutar, boğulma olayının olduğu sahilde yılın bu zamanında sadece dışarıdan gelenlerin denize girdiğini söyledi: “Her yıl bu bölgede 1 veya 2 ölümle sonuçlanan boğulma olayı olur. Karaağaç’ın yerlileri temmuz ve ağustos ayları dışında bölgede denize girmezler. Çünkü yılın bu zamanında denizde yer altı akıntısıyla beraber kararsız havalardan dolayı, sağa ve sola doğru kararsız hareket eden dalgalar bulunuyor. Bu çocuklar yüzme bile bilmiyordu. Böyle olunca dalgalarla mücadele edemediler. Deniz altından geçen akıntı da onları aşağıya çekti.”




