Gazete Vatan Logo
MalatyaHer felaket öncesi bir ses geliyor: Malatya'nın tarihi noktası yeniden konuşuluyor

Her felaket öncesi bir ses geliyor: Malatya'nın tarihi noktası yeniden konuşuluyor

Her felaket öncesi bir ses geliyor: Malatya'nın tarihi noktası yeniden konuşuluyor

Malatya’da bugün Çat Barajı’nın metrelerce altındaki karanlık sulara gömülen tarihi Abdulharap Gölü, kentte yaşanan büyük depremler ve felaketler öncesinde yükseldiği iddia edilen boğuk seslerle yeniden gündemde. Nesillerdir kulaktan kulağa aktarılan Hızır efsanesi ile bölgenin çetin coğrafyasının kesiştiği o derin uğultuların ardındaki sır perdesi aralanıyor.

Haberin Devamı

Malatya’nın Yeşilyurt ilçesi sınırlarında yükselen sarp dağların arasında, bir zamanlar verimli yapısıyla bilinen vadi tabanı bugün Çat Barajı’nın devasa su kütlesine ev sahipliği yapıyor. Baraj suları yükselmeden önce bölgede yer alan Abdulharap (Altıharap) Gölü ve hemen yanı başındaki eski yerleşim alanı, haritalardan silinmiş olsa da hafızalardaki yerini koruyor.

Sular altında kalan bu gizemli coğrafyayı asıl dikkat çekici kılan ise Malatya’da yaşanan büyük depremler, sel felaketleri ve yıkıcı doğa olaylarından hemen önce göl tabanından yükseldiği iddia edilen boğuk uğultular. Bölge halkının nesillerdir "doğanın erken uyarı alarmı" olarak nitelendirildiği bu sesler, baraj sularının altında dahi susmuş değil.

Asırlık Beddua "Yurdun Suyla Dolsun, Malın Harap Olsun"

Abdulharap adının kökeni, bölgede yüzyıllardır anlatılan mistik bir efsaneye ve Hızır Aleyhisselam anlatısına dayanıyor. Rivayete göre, geçmiş asırlarda bu zengin vadide yoksullara eziyet eden, kapısına gelen ihtiyaç sahiplerini eli boş çeviren ve servetiyle övünen kibirli bir ağa yaşamaktaydı.

Bir gün yaşlı bir ihtiyar kılığına girerek ağanın kapısını çalan Hızır Aleyhisselam, bir lokma ekmek ve bir yudum su ister. Ancak kibirli ağa, ihtiyar adamı hakaretlerle kapısından kovar. Bu haksızlık karşısında asasını yere vuran Hızır Aleyhisselam’ın "Malın mülkün harap olsun, yurdun suyla dolsun!" bedduasıyla birlikte dağlardan seller boşanır ve ağanın tüm saltanatı saniyeler içinde sulara gömülür. İşte o büyük yıkımın gerçekleştiği yer, o tarihten sonra Abdulharap Gölü olarak anılmaya başlar.

Haberin Devamı

Her felaket öncesi bir ses geliyor: Malatyanın tarihi noktası yeniden konuşuluyor

Çat Barajı Havzasındaki Gizemli Köy

Yeşilyurt’un tarım arazilerine can veren Çat Barajı inşa edilmeden önce, gölün çevresinde taş evlerin yükseldiği eski bir köyün bulunduğu anlatılır. Bugün sazlıklar, derin gölcükler ve metrelerce suyun altında kalan bu eski yerleşimden geriye kalan tek şey ise felaket günlerinden önce suların altından geldiği söylenen o ürkütücü seslerdir.

Eski topraklar ve bölge sakinleri, büyük afetlerden günler önce baraj havzasının derinliklerinden gelen boğuk ve derinden gelen uğultuları duyduklarında "Göl yine ses verdi, büyük bir felaket yaklaşıyor" diyerek birbirlerini uyarmaya devam ediyor.

Uğultuların Ardındaki Bilimsel Mantık Ne Olabilir?

Gölden ve ardından inşa edilen baraj havzasından yükselen bu sesler hakkında yapılmış resmi bir jeolojik çalışma bulunmuyor. Ancak bilindiği üzere dağlık bölgelerde ve baraj havzalarının altında yer alan diri fay hatları, meydana gelen büyük tektonik hareketler öncesinde muazzam bir basınç oluşturabiliyor.

Haberin Devamı

Yer altındaki bu gaz sıkışmaları ve fay hatlarındaki gerilimler, tıpkı bir düdük veya eko etkisi gibi derin suların altından yüzeye boğuk uğultular şeklinde yansıyabiliyor. Beydağı’ndan süzülen kar suları ve güçlü kaynaklarla beslenen bu devasa su kütlesi, bölgedeki jeolojik hareketlerin doğal bir yankı odasına dönüşmüş olabilir.

Sebep ister baraj tabanındaki fay hatlarının yarattığı jeolojik bir doğa olayı olsun, ister sular altında kalan o eski köyün asırlık efsanesi; Çat Barajı’nın derinlikleri Malatya’nın en büyük gizemlerinden biri olarak sessizliğini koruyor.