Geri Dön
FutbolTerim: "Hakkımı helal etmiyorum"

Terim: "Hakkımı helal etmiyorum"

Galatasaray'la yollları ayrılan A Milli Takım Teknik Direktörü Fatih Terim, bugün bir basın toplantısı düzenledi.

Terim: "Hakkımı helal etmiyorum"

Sarı kırmızılı takımla yolları ayrıldıktan bu yana herhangi bir açıklama yapmayan Fatih Terim sessizliğini bu basın toplantısında bozdu.

İşte Terim'in açıklamalarından önemli satır başları:

"Ümit ediyorum bu toplantı sonrasında karanlıkta bir şey kalmaz, her şey herkesin anlayacağı bir şekilde ortaya çıkar."

"Kimileri için susmam ve konuşmamam kimileri için ise artık konuşup anlatmam gerektiği yönünde görüşleri olduğunu biliyorum."

"Doğal olarak ben Galatasaray için ne kadar itina ettiysem ben böyle davranırken gündemin hiç değişmediğini gördüm. Gördükçe de daha fazla üzüldüğümü farkettim."

"Benim de değerlerim var. Ve çok kıymet verdiğim bir ailem var. Ben de sizler gibi düşünen, üzülen, sinirlenen, kırılan bir insanım."

"Galatasaray markasına zarar verir miyim diye endişe ettim. Ama sistematik bir şekilde sürdürülen bir itibarsızlaştırma çalışmasından Terim'e zarar veriliyor mu diye düşünen kimse yok."

"Şu anda konuşarak hata yapıyor olsam da gelecekse bana kendimden zarar gelsin diye konuşmaya karar verdim."

"Divan Kurulu'nda konuşmaya karar vermiştim. Ancak bunu öne alma sebebim çok açık. Kapalı oturumda divan kurulu arkadaşlarımızla, abilerimiz, yönetim kurulu ve başkanıyla benim olaylara bakış açım nasılsa onu dinlendirmeyi düşünmüştüm."

"Ancak sayın Aysal'ın yaptığı bir tv programı beni daha fazla beklememeye mecbur kıldı."

"Profesyonelliklte bir karar alınır, uygulanır ve biter. Herkes yoluna gider. Ancak bizde böyle olmadı."

"Galatasaraylılara sesleniyorum, haklı haksız arayışına girmeyin. 60 yaşındayım, beni 40 yıldır tanıyorsunuz"

"Zor bir insanım kolay demedim. Egolarım pek çok insandan fazla olabilir. Değişmem yerimden kıpırdamam da demedim"

"Kendimi geliştirmek için hâlâ eğitim alıyorum. Galatasaray kültürünü pek çok kişiden daha çok özümsemiş biriyim."

"İnsanların bağlılığını gösteren bir terazi olsa, pek çok kişiden daha Galatasaraylı olduğum ortaya çıkar."

"Bana 'Galatasaray kültürüne aykırı davrandı' diyemezsiniz!"

"Üyelerin hür iradesiyle seçtiği yöneticileri zor durumda bırakacak eylemlerde bulunmamayı öğrendim Galatasaray'da."

"Yaşadığım, yapmadığım şeyleri olmuş gibi gösterenlere cevap verecek olmaktan utanıyorum. Çok üzülüyorum."

"Galatasaray, Ali Sami Yendir. Galatasaray, Metin Oktay'dır."

"Sayın Aysal'ın dediği gibi çok açık bir iletişim sorunu yaşadık. Ben derdimi başkanla hep birebir çözmek istedim. Kapıdan çıktığımda internet sitelerinde konuştuklarımız çıktı."

"Her ilişkide problemler olur. Biz bütün bunlara rağmer karşılıklı oturur konuşur başarılar diler yolları ayırırdık."

"Galatasaray'dan ikinci gidişimde merhum Özhan Canaydın'la oturduk. Ona artık istifa etmem gerektiğini söyledim."

"Özhan Canaydın, 'Ben senin istifanı açıklayamam' dedi. 'Sayın başkanım, ben açıklarım' dedim."

"Bunun üzerinden 10 sene geçti. Herhangi bir yerde duydunuz mu bu olayı? Hayır. Allah rahmet eylesin."

"Galatasaray kültürüne göre idmanın ardından teri soğumayan hoca, gönderildiği bilgisini basından öğrenmez."

"Bu benim 40 senedir Galatasaray'da gördüğüm bir uygulama değildir. Bu benim rastladığım bir şey değil. Galatasaray Kulübü, bu değildir. Ümit ederim, benden sonra da yerli/yabancı kimse bunu yaşamaz."

"Ne telefon kayıtları kaldı, ne olmayan şeylerin olmuş gibi anlatılması... Ne yapayım, ben de burada telefon kayıtlarını mı çıkarıp göstereyim? Yakışır mı bu bize?"

"Eleman meselesi, yönetim değişikliği, Albayrak'ın gitmesi, yeni hoca dedikoduları, primin futbolcuyla konuşulması..."

"Futbolcular dışında başarıda emeği geçen hiçbir insanın kutlanmaması... Daha neler var..."

"Bu olayların herhangi birinden sonra benim yerimde kim olsa istifa ederdi."

"'Ben 4. yıldızı takmadan gitmem' dedikçe, her şeyin şiddeti arttı. Sayın Aysal'ın Antalya maçından sonra yaptığımı söylediği açıklamalarımı bir daha izleyin."

"'Beni göndermeye çalışsalar bile direneceğimden şüphe duyulmasın' demiştim. Bir daha izlenmesinde yarar var."

"Her zor durumda bana ihtiyaç duyuldu ve her çağrıldığımda şartsız olarak gövdemi taşın altına soktum."

"Galatasaray'da bana yaşatılanlardan dolayı bazılarına hakkımı helal etmiyorum."

"Bugüne kadar yapılanları Galatasaraylılar içine sindiriyor, affediyorsa, ben de affediyorum."

"Ben, mayıs ayına kadar bedelsiz olarak Milli Takım'ın son 4 maçında bulunmaya söz verdim. Bu sözümün haricinde bir şey yapmadım. Ne demişsem o. Bundan sonraki kariyerim ailemi ve beni bağlar."

"12 Nisan'da TFF'yle anlaştığım iddiası yalan. İspat etsinler. Böyle bir şey yok. Ben Galatasaray'da görevimin başındayken bazı yabancı hocalarla görüşüldü, onlara teklif gitti. Sorgulayın."

"Antalya maçı öncesi telefon aldım. Arkamdan yapılanları öğrendim. Ah o telefonların dili olsa da konuşsa!"

"Bu süreç benim hayatımda etik olarak çok dikkat ettiğim, Galatasaray için çok hassas davrandığım bir süreçtir."

"Sayın Demirören'e 'Sayın Aysal'dan izin almadan gelmem görüşmeye' dedim. Demirören arayıp Aysal'dan izin aldı ve görüştük."

"Demirören, Sayın Aysal'ı arayıp bana teklif yapılması için de izin aldı. Ben Demirören'e, 'Teklifinizi Sayın Aysal'la paylaşacağım' dedim ve görüşmeden ayrıldım."

"Sayın Aysal'a gidip Milli Takım için ücret almayacağımı söyledim. Kanun gereği TFF'nin bana para vermesi gerekiyordu, bunu da hayır kurumlarına vereceğimi söyledim."

"Bunların hepsini Sayın Aysal'dan aldığım izinle yaptım. Benim yanımda Demirören'i aradı ve anlaştılar."

"Düşünebiliyor musunuz; Sayın Demirören, Aysal'a 'İzin verir misiniz?' diyor, Aysal, 'İsterseniz Ocak'ta verelim' diyor. Demek ki Sayın Aysal benden vazgeçme konusunda istekli ve bundan eminmiş."

"Beni en çok yaralayan unsur sayın Aysal'ın benden vazgeçmeye meraklı, istekli ve emin olduğudur. Demek ki Sayın Aysal'ın bildiği bir şey varmış! Ben etik değerlere ve usûle karşı hiçbir şey yapmadım."

"Demirören'le yapılan imza töreninde süs imza attım. Bana inanmayıp o kâğıdın peşine düştüler. Bana teklifin geldiği andan itibaren izinsiz tek adım atmadım. İşin özü değil de süsü mü rahatsız etti?"

"Bana yapılan son teklif ve yaşananlar Galatasaray'ı durdurmak için komploysa, bunun kolaylaştırıcısı ben değilim."

"Sayın Başbakan'la Türk sporuyla ilgili olarak görüşüyoruz. Fikirlerimizi, görüşlerimizi dinliyor sağ olsun. Başbakan'ın fikri, Türk futbolu için elimi taşın altına koymamdı. Bundan onur duyuyorum."

"Sayın Aysal'la sözleşme yenilemek için Genel Kurul sonrası görüşeceğimizi konuştuk. O zamandan sonra lig başlayana kadar mukavele 1 defa bile gündeme gelmedi. Ne zaman Milli Takım konusu çıktı, olaylar başka bir hâl almaya başladı."

"Galatasaray'ın resmi sitesinde benim sözleşme imzaladığım yazdı, sonra değiştirildi. Tesadüf sanırım."

"Olmayan şeyleri olmuş gibi gösterenler bana sözleşme ya da teklif getirmedi."

"Basına gönderilen SMS'lere, doğrudan oyuncuyla görüşmelere, arkamdan söylenenlere, başka hocalarla görüşmelere göz yumdum."

"Ben bütün yaşadıklarıma rağmen '4. yıldızı takmadan gitmem' dedim. 'Ben Galatasaray'a imzayı 1974'te attım, üstünde ne vardı bakmadım' demiştim."

"Evime yönetici gönderildi. O da üzülerek 'Başkan mukaveleyi 1'er senelik yapalım' dedi. Başkan, 'Her yıl başarılı olmak kaydıyla sözleşmeyi 1 yıllık yapalım' dedirtti. Haysiyeti kırılan biri varsa benim."

"Başkan aradı, aramadı, bana ulaştı, ulaşamadı... Mesele bu değil. Zaten istenmeyen bir durum vardı ve kılıf aranıyordu."

"Galatasaray'dan neden gönderildiğimin net olarak anlaşılamadığını düşünüyorum. Bu karar zaten alınmak isteniyordu ve şartlar o zaman olgunlaştı."

"6-1 yenilginin alındığı maçın ardından Beşiktaş maçı öncesi bir futbolcuyla prim pazarlığı yapmak haysiyet kırıcı."

"Konsantrasyonumu kaybettiğim söylendi. Aşk olsun ve hatta yazıklar olsun!"

"Ben 80 bin kişinin önünde derbiyi kazanmış namağlup bir takım bıraktım."

"Bakın başarılarımla ilgili konuşmama gerek yok. Kupalar orada duruyor! Ben sadece başarısızlıklardan sonra değil, başarılardan sonra da telefonumu kapattım. Şampiyon olduğumuz gece de kapattım."

"33 dakika çok iyi oynadıktan sonra 6 gol birden yemek beni çok üzmüş olamaz mı? Ben insan değil miyim? Real Madrid maçından sonra telefonumu bu yüzden kapattım. Travma geçirmiş olamaz mıyım? Ben 6-1'lik maçtan sonra telefonumu aileme de kapattım. Evime de gitmedim."

"Ben ekonomist değilim. Ancak Galatasaray'ın gelir/gider dengesini bilen ve menfaatlerini herkesten çok önemseyen biriyim. Beşiktaş maçından önce Lutfi Arıboğan gelip prim konusunu aktardı. 'Biz Beşiktaş'ı yenelim, prim meselesi için gerekirse ben Başkan'ı ararım' dedim Lutfi Arıboğan'a."

"Takımdan kaptan olmayan bir futbolcuyla Başkan görüşüyor ve prim pazarlığı yapılıyor. Soruyorum; kurumsallık bu mudur? Herhâlde bu!"

"Galatasaray'a tekrar döner miyim? Hayat bu, neden olmasın"

"Benim herhangi bir oyuncuyla şahsi ne problemim olabilir? Sneijder'in özelinde değil konumuz. Biz bir oyuncu alırken, maliyet, formu, karakteri hepsini inceliyoruz. Biz verirken beş kişilik liste veriyoruz. Zaman zaman birincisi alınır, zaman zaman beşincisi..."

"Sneijder'in kendi yüzüne de söyledim. Hiçbir sorunum yok. Ben Sneijder'e sıkıntısı olduğun zaman burada olduğumuzu söyledim. O da bizim oyuncularımızdan biri."

"Futbolcularımın beni yönetime şikayet ettiğini duydum ama hiç inanmadım. Ben çocuklarıma ve futbolcularıma güvenirim. Çok bilgi kirliliği oluyor çünkü."