Çocukluktaki çizgileriniz geleceğinize ayna tutuyor!

Bazı günlerde fiziksel ve psikolojik şiddetle bazı günlerde ise sevgi ve şefkatle büyüyen bir çocuğun çizgilerinin belirsiz ve silik olabileceğini söyleyen Uzman Klinik Psikolog Sena Çilingir, “Bu şekilde büyüyen bir çocuk yetişkin olduğunda ilişkilerinde bazen sevildiğini hissedebilmekte bazen de sevilmediğini düşünebilmektedir” dedi.
Hayatta herkesin içinde bulunduğu bir çevre olduğunu ifade eden Uzman Klinik Psikolog Sena Çilingir, insanların doğdukları andan itibaren farkında olmadan o çevreyi çizmeye başladığını söyledi. Ebeveynlerimizden öğrendiklerimizle çevremizin çerçevesinin şekil aldığının altını çizen Uzman Klinik Psikolog Sena Çilingir, “Birey doğduğu andan itibaren güveni ya da güvensizliği, sevginin şeklini, niteliğini biçimini de çevresinden öğrenmektedir. Maalesef bazen çevreden öğrenilenler kişinin hayat boyunca doğrusu olarak kalabilmektedir” şeklinde konuştu.
SEVİLDİKLERİNİ HİSSETMEK İÇİN HATA YAPABİLİRLER
Bazı günler fiziksel ve psikolojik şiddetle bazı günlerde ise sevgi ve şefkatle büyüyen bir çocuğun çizgilerinin belirsiz ve silik olabileceğinin altını çizen Psikolog Sena Çilingir, bu durumun çocuğun doğru olanın hangisi olduğunu bilemediğini gösterdiğini ifade etti. Bu çocukların her gününün bu sorunun yanıtını aramakla geçebildiğini vurgulayan Çilingir, “Böyle büyüyen bir çocuk yetişkin olduğunda ve ilişki kurduğunda bazen sevildiğini hissedebilmekte bazen de sevilmediğini düşünebilmektedir. Bazı günlerde ise sevilme duygusunu hissetmek için bilinçli olmadan elinden gelen tüm hataları yapabilir ve böylece belirsiz olan sevgi çerçevesini devam ettirmiş ve kendini kanıtlama ihtiyacını karşılamış olabilir” ifadelerini kullandı.
BİR PARÇALARI KALMAK DİĞER PARÇALARI GİTMEK İSTER
Çocukların bu sebeplerden dolayı ilişki içinde bulunduğu insanlar tarafından sevilip sevilmediklerinden hiçbir zaman emin olamayabileceğini belirten Psikolog Çilingir, “Çerçevesi belirsiz ve silik çizgilerle çizilmiş olan çocuklarda, güven ve sevgi kavramı o kadar karmaşıktır ki, bu sebepten ne tarafın ona iyi, ne tarafın ona kötü geleceğini anlamak çocuk için bir hayli güçleşebilir. Bir parçası olduğu yerde çok kalmak isterken bir parçası da sürekli kaçmak, o sınırı geçmek isteyebilir” dedi.

KISIR DÖNGÜYE GİREBİLİRLER
Güven ve sevgi kavramı karmaşık olan kişilerin gelecekte ilişkilerinde bir takım sorunlarla karşılaşabileceklerini dile getiren Uzm. Klinik Psikolog Çilingir, şunları söyledi:
“Bahaneler bulmaya başlayabilir; bilerek çizgisiyle yani içinde olduğu durumla ya da ilişkisi olduğu kişiyle sorunlar yaşamaya başlar, bazı konularda takılıp kalabilir. İlişkide olduğu kişiye ya da içinde bulunduğu duruma öfkelenir, sitem eder ve böylece çizgiyi geçmesi için de artık sebebi olmuş olur. Çizgiyi aşıp geçer ya da kaçar; fakat daha sonra kaçtığı yerden de memnun olmaz. Bu sefer tekrar geriye dönmek, çizgiden içeri girmek ister. Giremediğini gördüğü her an, kendine olan güveni ve kendine olan sevgisi de sarsılmaya başlar. Böyle bir kısır döngü devam eder. Bu durumda çoğu zaman kişinin davranışları elinde değildir. Çünkü çocukluğundan beri hem içeride hem de dışarıda kalmıştır.”
ÇOCUKKEN OLUŞAN ÇİZGİNİZİN DIŞINA ÇIKABİLİRSİNİZ
Uzman Klinik Psikolog Sena Çilingir, çocuklukta yaşadıkları nedeniyle güven ve sevgi konusunda karmaşa yaşayan kişilere şu önerilerde bulundu:
“Bu kişilerin öncelikle kendilerine şu soruyu soruları sormaları lazım: Sevgi nedir? Sevgiyi nasıl öğrendiniz? Güven sizin için nedir? Güvensizlik nedir? Bu soruların yanıtlarıyla doğru çerçeve yaptığınızdan emin olun ve sonra zaten o çizginin içi ya da dışı sizin istediğiniz kadarıyla hayatınıza etki edecektir. Böylece çizginiz artık şimdiki sizin elinizde olacak, çocukken ebeveynleriniz oluşturduğu çizgi olmayacaktır.”










